X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Aptal sarışın kadın algısını ters yüz etti!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Aptal sarışın kadın algısını ters yüz etti!

  • Giriş Tarihi: 8.2.2015
Aptal sarışın kadın algısını ters yüz etti!
Aptal sarışın kadın algısını ters yüz etti!

Yaban ile ikinci defa Oscar adayı olan Reese Witherspoon, güçlü, inatçı ve özgüvenli bir oyuncu. Uzun kariyeri boyunca hem çocuklarını büyüttü hem de Hollywood'daki aptal sarışın kadın algısını yerle yeksan etti

Bu Nasıl Sarışın filmleri herhalde Reese Witherspoon'un durumunu özetliyor. O, Hollywood'da, tıpkı başrolünü oynadığı bu iki filmlik seride canlandırdığı kadın gibi 'sarışın aptal' klişesini yerle yeksan eden bir oyuncu...

REESE WİTHERSPOON FOTOĞRAFLARI İÇİN TIKLAYIN

Ama bunu upuzun bir kariyerle yaptı. Makarayı başa sararsak, genç yaşta başladığı oyunculuk macerasının başında, tipik Amerikan sarışını olarak Hollywood'un ona yüklediği 'okulun güzel kızı', 'geçici ilişkilerin kadını', 'aptal sarışın', 'seksi kadın' gibi her türlü 'klişe rolü' üstlendi. Sonra da Bu Nasıl Sarışın filmleriyle bu klişeleri bir güzel ters yüz etti. Ama bu yeterli miydi? Bir sarışınsanız çok da yeterli değil. Çünkü sarışın olmanın yarattığı algıyı insanların beyninden silmeniz hiç de kolay olmuyor.

Witherspoon bu algıyı değiştirmek için tekrar zorlu maceraya girişti. Nasıl yapacaktı, oyuncuydu ve oyunculuk kumaşının kalitesini göstermesi gerekiyordu. O da Sınırları Aşmak'ta gösterdi. Hatırlayın Sınırları Aşmak filmiyle Oscar adaylığı kaptığında bile, filmi izlemeyenler dudak bükmüştü bu adaylığa. Sonra filmi izleyince o dudak bükenler mahcup bir ifadeyle hakkını teslim etti. Akademi de Oscar heykelciğini uzatarak hem hakkını teslim ediyor hem de bu sarışın kadın imajından kurtulduğunu imliyordu.

Reese Witherspoon'un bu dönüşümü yapması az buz bir şey değil aslında. Ama bu değişimin kaynağı güçlü kişiliği. Yoksa o da mesela Gwyneth Paltrow gibi takılabilir, üzerine yapışan algıyla 'barışık' bir şekilde yaşar giderdi. Ama Witherspoon ona yakıştırılanla yaşamak yerine kendini ortaya koyanlardan. Kendisi için neyin iyi olduğunu düşünüyorsa onu yapıyor. Mesela küçük yaşta başladığı oyunculuk kariyerine üniversite okumak için ara vermişliği var. Gidip Stanford Üniversitesi'nde İngiliz Edebiyatı'nda okuyor. Ya da 22 yaşında ilk çocuğunu doğruyor. O çocuğu kimseden yardım almadan büyütüyor. Sonra ikincisi, üçüncüsü geliyor. Çocuklarını büyütürken bir yandan da kariyerinde zorlu bir yolculuğa çıkıyor. Bunları yapmanız için özgüvenli, güçlü ve hatta inatçı olmanız gerekmez mi? Hollywood'da Oscar'lı olsanız bile o erkek egemen yapının çarkları illa size de dokunur. Witherspoon Oscar aldıktan ve artık saygın bir oyuncu kabul edildikten sonra kendini bu çarklardan korumak için, farklı seçenekler yarattı kendine. Evet ana akım filmlerde oynadı ama bağımsız sinemacılarla olan flörtünü artırdı. Yapımcılığa başladı. Mesela Kayıp Kız'ın yapımcılarından biridir kendisi. İkinci Oscar adaylığını kaptığı, Türkiye'de de bu hafta vizyona giren Yaban/Wild filmi de biraz onun eseri aslında.

Cheryl Strayed'in kendi hikayesini yazdığı Yaban'a kaynaklık eden aynı adlı kitabı henüz basılmadan bir uçakta okuyor ve çok etkileniyor Witherspoon. Kitapta Cherly, çok sevdiği annesini ani bir şekilde kaybettikten sonra, hayattan nasıl vazgeçtiğini, kendini yok etme aşamasına geldiğinde bir karar verip Pasific Crest Yol'unu tek başına yürümesini anlatıyor. Witherspoon hemen Chreyl'a tanışmak istiyor. Sonrasında da kitap filme uyarlanıyor. Filmin yapımcı olduğu gibi hayranı olduğu Cheryl'ı da canlandırıyor.


Witherspoon, Cheryl'ın yolculuğunda kendini görmüş olabilir mi? Çünkü Cheryl da güçlü bir karakter, kendi yolunu çizmek isteyenlerden. Belki bunun için Witherspoon çok iyi içselleştirebilmiş Cheryl'ı...