X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Teknoloji yok ama hayat var
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Teknoloji yok ama hayat var

  • Giriş Tarihi: 22.2.2015
Teknoloji yok ama hayat var
Teknoloji yok ama hayat var

Cep telefonu, televizyon, otomobil ve diğer teknolojik aletler... Aslında hayatımızı sürdürmemiz için hava ve su yetiyor. Dünyanın dört bir yanında modern hayattan uzakta yaşayanlar bunun en iyi kanıtı

Bilim dünyası, yıllardır yeryüzünde canlı türünün yaşamadığı ortamları araştırıyor. Bunun için en zor koşullar olan en soğuk, en sıcak, en derin, en tuzlu veya radyasyon oranının en yüksek olduğu bölgeler inceleniyor. Gelinen son noktaya göre canlı yaşamı sadece aşırı sıcak ve steril laboratuvar ortamlarında bulunmuyor. Sıcaklıkta üst sınır 150 derece. 122 santigrat derecede bile canlı türüne rastlandı. Soğuk ortamda yaşam sınırı ise eksi 20 derece. Sibirya ve Antarktika'daki buzul çamurlarında bu derecelerde yaşayan bakteriler görüldü. Güney Afrika'da 3.2 km derinlikte bir mikroorganizmanın hayatta kaldığı saptandı. 5 graylık radyasyon oranı insanın ölümüne yol açıyor. Çernobil'de 15 bin gray radyasyona dayanan canlılara rastlandı. Peki insanların hayatlarını sürdürmesi için nasıl bir ortam gerekiyor? Dünyanın dört bir yanında modern hayatla bağlantıları olmadan yaşayanlar, ihtiyacımızın teknoloji olmadığını kanıtlıyor.

GÜNEY SUDAN


Devletleri bile yok

Falata kabilesi, Batı Afrika'dan Sudan'a göçen bir topluluk. Nüfusu 3 milyonu bulduğu söylenen Falatalar, Çad, Sudan ve Güney Sudan arasında mekik dokuyor ve büyük baş hayvanlarını otlatıyor. El Cezire'nin yaptığı röportaja göre Falatalar'ın en az 60 bin büyük baş hayvanı var. Muhabir "Falatalar'a 'Kaç hayvanınız var?' demek birine 'Banka hesabında kaç paranız var?' demekle aynı kapıya çıkar" diyor. Falatalar'ın son yıllara dek hiçbir devlet ya da uluslararası örgütle işi olmadı. Sadece geçen yıl, bir veterinerlik kuruluşu Falataların hayvanları için 300 bin adet aşı getirdi.

GRÖNLAND ADASI

Dünyanın bittiği kasaba

Dünyanın en büyük adası Grönland, son yıllarda büyük zorluklarla karşı karşıya. Danimarka'ya bağlı olan adanın, nüfusu sadece 57 bin. İklim koşulları son derece zorlu. Adanın yüzde 80'i buzla kaplı. Bu örtünün kalınlığı yer yer dört kilometreye ulaşıyor. Bin 280 kişinin yaşadığı Ummannaq kentinde halk, yılda sadece iki ay güneşin keyfini çıkarabiliyor. Birçok kasaba ise küresel ısınma nedeniyle yok olma tehdidi altında. Bazı kasabaların, hızla eriyen buzullardan dolayı su altına kalacakları öngörülüyor. Adanın kuzeybatısında bulunan Niaqornat bunlardan bir tanesi. Kasabada şimdilerde sadece 59 eskimo yaşıyor. Dünyanın en küçük toplumu olarak biliniyorlar. Avcılıkla hayatlarını sürdürüyorlar. Ama kasabalarındaki tek geçim kaynağı olan balık fabrikası kapatıldı. Hatta kasabadan dokuz kişi daha göç ederse, Danimarka hükümeti Niaqornat'a maddi desteğini çekecek. Kasabadaki 59 kişi, artık hem modern hayata hem de küresel ısınmaya direniyor.

SUUDİ ARABİSTAN

Çiçekten taçlara aldanmayın

Yasemin ve fesleğenlerden yaptıkları taçları başlarından eksik etmiyorlar. Aşırı sıcaklar nedeniyle ter kokmak istemiyorlar. Gözlerine her daim sürme çekiyorlar. Güzel gözükmek onlar için çok önemli çünkü. Ama siz onların bu kadar romantik göründüklerine bakmayın. Aynı zamanda bıçaklarını yanlarından hiç ayırmıyorlar. Suudi Arabistan'ın Habala Dağları'nda inşa ettikleri kalelerde yaşıyorlar. 2 bin yıldır yaşam tarzlarını hiç değiştirmediler. Bu ilginç kabileyi görüntüleyen fotoğrafçı Eric Lafforgue, "Aslında o kadar sertler ki Suudi polisi korkularından bu kabileye hiç müdahale edemiyor" diyor.

TANZANYA

En eski dili konuşuyorlar

Kendi elleriyle yaptıkları yay ve oklar onlar için her şey. Hayatlarını sadece avcılıkla sürdürüyorlar çünkü. Ritmik bir dilleri var. Hatta dünyada varlığını sürdüren en eski dili konuştukları düşünülüyor. Doğu Afrika ülkesi Tanzanya'da yaşıyorlar. Eyasi Gölü'nün çevresindeki mağaralarda kalıyorlar. Hadza kabilesinin şimdilerde 1000 mensubu var. Modern hayatla hiçbir bağlantıları bulunmuyor. İçine koyacakları para olmadığı için cüzdanları yok mesela. Bazı durumlarda komşu kabilelerle takas yapıyorlar. Değiş-tokuş için en çok sandaletlerini kullanıyorlar. 10 bin yıldır aynı yaşam biçimini benimsediler. Babunlar, bufalolar, antiloplar ve kuşlar ise ana besin kaynakları.

ABD

Karlar altında geçen ömür

ABD ile Rusya sınırında yani Sibirya ile Alaska arasında iki küçük ada. Büyük Diomede, Rusya'ya ait. Küçük Diomede, ABD'ye. Aralarındaki mesafe sadece 3.8 km. Küçük Diomede'de 100 kişi yaşıyor. Kar altında, teknolojiden çok uzaktalar. Hatta birkaç gün öncesine kadar dış dünya ile bağlantıları tamamen kopuktu. Kötü hava şartları yüzünden üç hafta boyunca adaya dışarıdan kimse gidemedi. Helikopterlerle de yiyecek, içecek, ilaç desteği yapılamadı. Bu iki ada her ne kadar birbirlerine çok yakın olsa da aslında aralarında tam bir gün var. Bunun nedeni aralarından gün değişimi çizgisinin geçmesi. Buna göre Büyük Diomede, komşu adadan 23 saat ileride. Birbirlerini Dün Adası ve Yarın Adası olarak tanımlıyorlar.

AMAZON

Yerliler modernlere öfkeli

Dünyanın en büyük yağmur ormanı Amazon'da 1 milyondan fazla yerli yaşıyor. 400 farklı kabileye ayrılmış durumdalar. Her birinin dili, kültürü, yaşam biçimi ve toprakları ayrı. Büyük kısmı 500 yıldır dış dünya ile iletişim halinde. Ancak en az 15 bin yerlinin şimdiye kadar modern insan ile hiçbir şekilde bağlantı kurmadığı düşünülüyor. Son zamanlarda bu yerliler de medeniyetle tanışmaya başladı. Özellikle kaçak ağaç kesimleri nedeniyle yaşam alanları gitgide daralıyor. Hatta Aralık 2014'te bir ilk yaşandı. Peru-Brezilya sınırındaki bir köy, yiyecek bulamayan 200 Mashco-Piro yerlisi tarafından basıldı. Fotoğrafçı Daniel Rodrigues ise Awa-Guaja yerlilerini görüntüledi. 350 kişiler. Jaguar bile avlayabiliyor, maymunları evcilleştiriyorlar.