X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Aşk, dedelerinin savaştığı yerde filizlendi
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Aşk, dedelerinin savaştığı yerde filizlendi

  • Giriş Tarihi: 15.3.2015
Aşk, dedelerinin savaştığı yerde filizlendi
Aşk, dedelerinin savaştığı yerde filizlendi

Çanakkale Savaşları sadece dünya tarihini değiştirmekle kalmadı. Savaşa katılan yüzbinlerce askerin ve ailelerinin de hayatını kökten değiştirdi. Aradan 100 yıl geçti, bu değişimin izleri günümüze kadar ulaştı. İşte Çanakkale'de savaşla başlayıp, aşkla günümüze ulaşan İlker Özmestçi ile Avusturalyalı Emma Whiffen'in hikayesi

Uzun yaşadı benim dedem. Babasız büyümüştü daha doğrusu ne o babasını ne de babası onu görmüş. Bir Çanakkale yetimiydi. Babası Kürt Hacı Yusufoğulları Mehmet vatani görevini yapmak üzere Çanakkale'ye doğru yola çıktığında dedem henüz annesinin karnındaymış. Büyük dedem Çanakkale'den dönmemiş. Tüm aile hatta tüm kasaba yıllarca yolunu beklemiş, en çok da 24 yaşında, üç çocuk annesi olan büyük ninem... Kocası dönmemiş, dönememiş savaştan. O da tüm sevgisini çocuklarına vermiş, zamanla adı unutulmuş, tüm kasaba ona Ece (ana) demiş, kaybına duydukları saygıdan. Dedem uzun yıllar babasının izini sürdü, bilmek istiyordu hiç görmediği babasının akıbetini, temsili de olsa bir mezarı olsun istiyordu. Bu çabaları sonuçsuz kaldı, babasının cepheye sevk edildiğine dair kayıtlar vardı fakat sonrasında ne olduğunun yazılı olduğu kısmı fareler yemişti... Kader... Bu bizim ailenin hikayesi. Elbette bizimkine benzeyen binlerce hikaye var.

Tarihe son centilmen savaş diye geçen Çanakkale Savaşları, dünya tarihiyle birlikte binlerce insanın kişisel hikayesini de değiştirdi. Kahramanlık öyküleri, hüzün ve onur... Özellikle göğüs göğüse savaşan Osmanlı askerleri ve dünyanın bir ucundan hiç tanımadıkları topraklara ölmeye, öldürmeye gelen Anzak askerlerinin yaşadıkları... Çanakkale'ye yolu düşen asker sayısının yaklaşık 600 bin ile 1 milyon arasında olduğu düşünülürse bu savaşın dokunduğu aile sayısını siz hesaplayın. Biraz ilgilenirseniz Türkiye'de her ailenin uzaktan yakından bir Çanakkale hikayesi olduğunu fark edersiniz. Turizmci İlker Özmestçi de Çanakkale'ye dokunanlardan. Hatta Çanakkale onun hayatının omurgası desek yanlış olmaz. Özmestçi, amatör bir Çanakkale araştırmacısı. İlgisi kökenlerinden geliyor. İçinden Çanakkale geçen bu hikaye filmlere layık desek abartmış olmayız inanın. Şimdilik hatıratı bir tarafa bırakalım ve Özmestçi'nin hikayesine dönelim. İlker Özmestçi'nin hem anne tarafından hem baba tarafından iki dedesi de Çanakkale'de savaşmış. Özmestçi hep bu hikayelerle büyümüş. Babası çok kıymet vermiş bu aile geçmişine ve sık sık onu Çanakkale'ye götürmüş. Böyle bir gezide sahilde dolaşırken bir kurşun bulmuş: "O an duygularım değişti, çok etkilendim ve araştırmaya başladım" diye anlatıyor ilgisini. Bu ilgi hayatını değiştirmiş, sonraki yıllarda devam etmiş Çanakkale'ye gitmeye. Ve 25 Nisan Anzak Günü'ne denk gelen bir gidişinde oğlu Kaan'ın annesi Avusturalyalı Emma Whiffen ile tanışmış. Whiffen'in orada olma nedeni de Özmestçi ile aynı: Onun da dedeleri Çanakkale'de savaşmış.