X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Onu çok özlüyorum
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Onu çok özlüyorum

  • Giriş Tarihi: 24.5.2015
Onu çok özlüyorum
Onu çok özlüyorum

Kayahan'ın evindeyim. Eşi İpek'le kah şarkılar dinliyoruz, kah Kayahan'lı anıları anlatıyoruz. Bu anlarda o kadar yanımızdaki, sanki hiç gitmemiş gibi. İpek, "Beynim ölümü kabulleniyor. Ama özlemi dindirmem mümkün değil" diyor

Güvenlikten geçerken "Kayahan Bey'e gidiyorum" diyorum, sonra kendi söylediğime de şaşırarak. Oysa eşi İpek'i ziyaret edeceğim. Ama sonra evde saatler geçirince şöyle bir duyguya kapılıyorum: Yoo, doğru demişim. Kayahan bir yere gitmemiş. Sanki her an bahçeye bakan odasından seslenecek gibi. Bana böyle hissettiren İpek... "Seni çok iyi gördüm" diyorum. Metanetine, dik duruşuna hayranım. "İyiyim, iyi olacağım. Beynim her şeyi kabulleniyor. Ama onu özlememem mümkün değil. Bir tek onun çaresi yok" diyor. Sonra şarkılardan, anılardan, geçmişten, gelecekten konuşuyoruz. Ben İpek'i Kayahan'ın yanında onun kırılgan, naif prensesi olarak görürdüm. Ama son dönemlerdeki duruşunu görünce "Sen ne kadar güçlü bir kadınmışsın" dedim. Ustanın 18 ay süren o yoğun tedavi döneminde bir an bile yanından ayrılmadı. Eli, sesi, nefesi oldu belki. Ama duyuyordum hep; İpek eşinin doktoru, hemşiresiydi aynı zamanda. Bunu hatırlattığımda yüzüne tatlı bir tebessüm geldi, "Doğru söylüyorsun" dedi. Kayahan hastanede ona doktorların yanında takılır, "İpek benim 250 gram doktorum" dermiş. İpek serum takmayı, kan almayı, bütün tıbbi terimleri, hastalıkla ilgili seyri, kısacası her şeyi öğrenmiş. Bir ilaç içeceği zaman Kayahan evdekilere "Önce İpek hanıma sorun, o iç derse içerim" dermiş. "Şimdi neler yapacaksın?" soruma "Hayat aynı şekilde devam edecek" dedi. "Kayahan 22 yıl boyunca bana çok şey öğretmiş. Beni her şeye hazırlamış. Farkında olmadan öğrenmişim. Her toplantıda yanında olmamı isterdi. Bazen ben sıkılır, benim o saatte işim var derdim. O da işinin biteceği saati söyle, toplantı o saatte olsun derdi. Her şeyi dinlerdim toplantılarda. Fikirlerimi alırdı. Sonra yanlışlarım varsa bana söylerdi. Her türlü evrak benim elimden geçerdi. Ne kadar doğru bir şey yaptığını şimdi anlıyorum. Geçenlerde bir evrak gerekiyordu hemen elimle koymuş gibi buldum. Şubat ayında Beşiktaş meydanında verdikleri konseri hatırlıyorum. Kayahan İpek'e "Günün birinde sen sahnedeyken en ön sıradan izlemek ve seni alkışlamak istiyorum" dermiş. O gün ilk sırada olamamış ama kulisten onu dinlemiş. Eve döndüklerinde de, "Seni tebrik ederim" demiş.

İYİ Kİ KIZIM VAR
Bilenler bilir. Kayahan müzikte zor adamdı. Ve bir müzik adamıydı. Ustaydı. Doğru bildiklerini de söylerdi. İpek'in aldığı aferin bu yüzden çok önemli. Hiçbir zaman o okulun torpilli öğrencisi olmamış. Zaten her zaman, "Sen benim eşimsin. Başkalarının yanlış yapma lüksü var ama senin öyle bir şansın yok" dermiş. Sohbet uzarken şarkılar da dinledik. Bir şarkının hikayesi ilginç. 2011 yılında stüdyoda bir şarkının kaydını tamamlamışlar. Sonra Kayahan, başka bir şarkı için "Hadi bunu da oku" demiş. O gitarını çalmış, İpek söylemiş. Bir tek kez. Ve o kayıt sonra unutulmuş. Geçenlerde tesadüf eseri bulmuşlar o şarkıyı. Dinledik beraberce... Gözlerimi kapattım şunu gördüm; Sahne karanlık... İpek'in üstünde tek bir spot ışığı. O şarkısını söylüyor. Kayahan da sahnede... Sırtını dönmüş. Onun da omuzlarına bir ışık demeti düşüyor ve gitarını çalıyor... İşte böyle... Dedim ya Kayahan gitmemiş gibi diye. Anlatmak istediğim tam da bu işte. Usta kendi albümünden çok önce İpek'in albümünü tamamlamış. Kendini hazır hissettiğinde İpek, albüm piyasaya çıkacak. Ama bu şarkı da her an bir sürprizle albüme girebilir. 22 yıllık bu beraberlik İpek açısından kendi dünyalarında, kendilerine yeten muhteşem bir uyum ve aşk. Zaman zaman Kayahan'a "Biz seninle 22 yıldır beraberiz ama her anımız, gecemiz gündüzümüz beraber. Başkaları gibi değiliz. İnsanlar işlerine gidiyorlar, akşam evlerinde sadece birkaç saat birlikte olabiliyorlar. Biz seninle her an beraberiz. Bu nedenle bizim evliliğimiz 22x2=44 yıl dermiş. Evet, özlem dedik ya... Onun özleme de dayanacak tek gücü büyük aşkları ve Kayahan şarkıları... En büyük emanet. Kayahan'ın İpek'e yazdığı ilk şarkı, "Her Şeyden Çok"... Sonra "Bizimkisi Bir Aşk Hikayesi"... Şarkılar söylendikçe İpek o aşkı hep yaşayacak, yaşatacak. Bir de kızı Aslı Gönül var tabii. 15 yaşındaki Aslı Gönül okulunda çok başarılı bir öğrenci. Onun da müziğe ilgisi var. Ama genetik mühendisi olmak istiyor. Bilime, araştırmaya meraklı. Ve sohbette İpek, "Aslı gönül de bir şarkısını okudu. Bak sana onu da dinleteyim" dedi. Aslı Gönül'ün Hep Karanlık şarkısındaki rock yorumuna bayıldım. Ama asla sahneye çıkmak, şarkı söylemek istemiyormuş. İpek kızından söz ederken, "İyi ki kızım var. Kayahan'ın bana verdiği en büyük ve en anlamlı hediye kızım" diyor. Evden ayrılırken, İpek'e bu konuştuklarımızı yazabilir miyim" diyorum. Tedirgin... Kaygılarını anlıyorum. Günde onlarca kişi röportaj için arıyormuş. Hayır demekte haklı. Çünkü o Kayahan'la nasıl yaşadıysa, bundan sonra da aynı sessizlikte yaşamak istiyor. Bizimki de bir anma, bir dost sohbeti zaten...

KOCAMAN BİR KADIN
Çıkmak üzere bahçede yürürken, Kayahan geliyor yine gözlerim önüne... "Bir önceki röportajımızda şurada beraber fotoğraf çektirmiştik" diyorum. Sanırım sonra başka bir röportaj da yapmadı. Anlatacak çok şeyi vardı, söyleyecek çok sözü. Ama her defasında "Onları da bir başka zaman konuşuruz" derdi. Ocak ayında babamı kaybettiğimde aramış, konuşmuştuk. Sonra o annesini kaybetti, ben aradım. Şimdi 95 yaşındaki babası rahatsız. Ve Kayahan'ın "250 gram doktorum" dediği İpek, yine her gün hastanede, babayı sağlığına kavuşturmak için uğraş veriyor... "Küçücük ama kocaman bir kadınsın" dedim vedalaşırken.

ÜCRETSİZ BEN TARAMASI
Euromelanoma Derneği her yıl deri kanserine karşı halkı bilinçlendirmek için dünyada çeşitli ülkelerde kampanyalar düzenliyor. Türkiye'de düzenlediği kampanyanın ise bu yıl 3. yılı. Bu nedenle de ücretsiz Ben Tarama Günleri yapılacak. Etkinlikler kapsamında 25 şehirdeki anlaşmalı 40 hastanede ücretsiz bir şekilde ben taraması yapılabilecek. Gönüllü dermatologlar tarafından 25-29 Mayıs tarihleri arasında gün boyu muayene olabileceksiniz. Böylece toplamda 12 bin kişinin ben taraması hedefleniyor. Bu proje kapsamında ayrıca deri kanseri taraması da yapılırken aynı zamanda deri kanseri hakkında doğru bilgiyi halka iletmekte amaçlanıyor. Cilt kanserinin bilinmeyenleri aktarılırken güneşin zararlı etkilerinden korunmak için yapılması gerekenler de anlatılacak. Özellikle de yaz aylarında güneşten korunmak çok önemli. Güneş koruyucuları da bu nokta da bilinçlice kullanmak gerekiyor. www.euromelanoma.org/turkey/ adresinden taramaların nerelerde yapılacağına dair bilgi almak mümkün.