X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Ortam sanal tehlike gerçek
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Ortam sanal tehlike gerçek

  • Giriş Tarihi: 31.5.2015
Ortam sanal tehlike gerçek
Ortam sanal tehlike gerçek

Eskiden sokakta oyun oynayan çocuklar artık sanal dünyada kendilerine oyun bahçeleri kuruyor. Bu dünya öğretici olduğu kadar riskleri de barındırıyor. Tanımadığı insanlarla yazışan, konuşan çocuklar tehdit, taciz ve zorbalıkla karşıya. Kendini bir abi olarak tanıtan adam, sonunda çocuğa cinsel içerikli mesajlar yazıyor

Konuya şahsi bir örnekle başlamak istiyorum. Yedi yaşındaki oğlum Emre, 10 yaşındaki bir kız arkadaşıyla basit bir çevrimiçi oyun oynuyordu. Yani oyunda kendileri gibi çocuk olduğunu düşündükleri kişilerle yazışıyorlardı. Birden ekranlarına düşen "Do you want sex?" yazısı onlar arasında bir hareketlenmeye yol açtı ama bunun ne denli tehlikeli olabileceğini düşünemediler... "Kimden geliyor bu mesaj? Kaç yaşında bunu yazan?" diye sorduğumda yazan kişinin de çocuk olduğunu söylediler. "Nereden biliyorsunuz çocuk olduğunu?" deyince, "Öyle yazdı" cevabını verdiler. Yani yazan kişinin beyanına tamamen inanmış ve güvenmişlerdi... O an anladım ki, eğitici ve öğretici olduğunu sonuna kadar savunduğum internet ortamında, çocuklarımızı bilmedikleri bir ormanın içinde korumasız ve yalnız bırakıyoruz. İşte tam da bu nedenle konuyu incelemeye karar verdim. Yeni medya düzeninde, bir çocuğun internetten uzak büyümesi mümkün değil. Üstelik çocuğu internetten uzak büyütme fantazisi ilerde o çocuğun 'cahil' olarak adlandırılmasına bile neden olabilir. Durum böyle olunca oyun biçimleri de, teknolojiye göre evriliyor. Sokakta oynayan çocuklar devri kapandı, internet ortamında kendi sokaklarını (klan) yaratan çocuklar devri başladı. Bu bazı riskleri ve tehlikeleri de beraberinde getiriyor elbette. Çünkü internet ortamındaki 'sokak' her zaman güvenli değil. Tıpkı normal hayatta olduğu gibi, kötü insanlarla, yabancılarla dolu... Eskiden anne babalarımız bizleri, "Aman dışarda oynarken dikkatli ol!" diye uyarırdı. Artık ebeveynlerin uyarı dilini yenilemesi gerekiyor. Herkesin çocuklarını internet üzerinden gelebilecek tehlike, saldırı ve tacizlere karşı uyarması şart!

ÇOCUKLAR VE AİLELER BİLGİSİZ!
Avrupa Çevrimiçi Çocuklar Projesi kapsamında bundan dört yıl önce detaylı bir araştırma yapıldı. Çocukların internet kullanımı alışkanlıklarına ve internette karşılaştıkları risklere dair bulgular elde edildi. 2011 yılında sonuçlanan projede 25 Avrupa ülkesinden 9-16 yaşlarında 23 bin bin çocuk ve aileleriyle görüşüldü. Proje kapsamında Türkiye'de görüşülen çocuk sayısı 1018. Proje ODTÜ tarafından organize edildi. ODTÜ Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitim Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Kürşat Çağıltay, projenin sonunda ortaya çıkan rapora dair şunları söylüyor: "Türkiye Avrupa'daki diğer ülkelere göre bilişim teknolojileri kullanımında 'düşük kullanım, biraz risk' grubuna giriyor. Ayrıca, tüm Avrupa ülkeleri içinde Türkiye'deki ebeveynler interneti en az kullanan ve internet hakkında en az bilgiye sahip olan grup. Türkiye'de çocukların büyük kısmı internete ev dışı kaynaklardan (internet cafe gibi) ulaştığı için ailelerin çocuklarının çevrimiçi etkinliklerini düzenlemesi de pek mümkün olmuyor. Diğer Avrupa ülkelerine göre Türkiye'de çocuklar interneti güvenli kullanma konusunda en düşük bilgiye sahip grup. Bunun da ötesinde, 9-12 yaş grubu çocuklar Facebook sosyal ağ sistemine, kurallara aykırı olmasına rağmen yaşlarını yüksek göstererek üye oluyor. Çocuklar, interneti güvenli kullanma yeteneklerine ve kişisel bilgilerin gizliliği konusunda yeterli bilgiye sahip olmadıklarından bu sistemlerin ayarlarını kendileri ile ilgili pek çok bilgiye ulaşılabilir şekilde bırakıyorlar. Sokağa çıkan çocuğumuza yabancılarla konuşmaması, çantasına dikkat etmesi, karşıdan karşıya geçerken neler yapması gerektiği konusunda nasıl tavsiyeler veriyorsak, sanal ortamda da neyi yapıp neyi yapmaması gerektiğine dair ailelerin yol göstermesi gerekiyor. Rapor detaylı incelendiğinde ebeveynlerin internet konusundaki bilgisizliği göze çarpıyor. internet eğitiminin altı çiziliyor; "Türkiye'de çocukların ve ailelerinin internet güvenliği ve sayısal okuryazarlık konularında eğitilmeleri gerekiyor. Bu konuda sadece devlet tarafından çaba gösterilmesi yeterli değil. Sivil toplum örgütleri, medya ve üniversiteler de çalışmalı. Güvenli internet kullanımı konusunda kolay kullanılabilir yazılımlar, eğitim materyalleri ve çevrimiçi eğitim siteleri internet servis sağlayıcılar ve diğer kurumlar tarafından ücretsiz bir şekilde ailelerin kullanımına sunulmalı. Okullarda da derslerin içine konu ile ilgili içerikler eklenmeli.

ÇÖZÜM AİLE EĞİTİMİNDE!
Raporda, internetin çocuklar üzerindeki eğitici ve öğretici etkilerinden de söz ediliyor. Oyunların ve internet erişiminin bir yetişkin kontrolünde sağlandığı takdirde çocuklara faydalarının altı çiziliyor. Ancak bu bilinçte olmayan, interneti kullanmayı bilmeyen ailelerin, çocuklarının olası risklerden korunmalarını sağlayamadıkları anlatılıyor. Risklerin en aza indirilmesi için ailelerin eğitilmesi ve bilinçlendirilmesi gerektiği belirtiliyor; "Ailelerin yapması gereken onların da oyun oynamaları ve çocuğunun neyle karşı karşıya olduğunu görüp anlamasıdır. Aksi takdirde kuşak çatışması yaşanıyor, aile bilmediği bir şey hakkında çocuğunu kısıtlamaya kalkıyor. Bu noktada kamu, sivil toplum örgütleri, yerel yönetimler ve akademik kurumlar tarafından ailelere yönelik etkinlikler düzenlenebilir"