X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Yunanistan'ı sarsan 7 gün
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Yunanistan'ı sarsan 7 gün

  • Giriş Tarihi: 5.7.2015
Yunanistan'ı sarsan 7 gün
Yunanistan'ı sarsan 7 gün

Yunanistan'daki krizden bize kalan ATM'lerin önünde para çekmeye çalışan yaşlı insan fotoğrafları oldu. Ama yaşanan dram ve karmaşa bunun çok ötesinde. Ülke 1932'den sonra bir kez daha iflas etti. Referandum öncesi halkın kafası karışık. Faturayı kime keseceklerini bilmiyorlar. Bugün yapılacak referandum ülkenin kaderini belirleyecek

Ekonomik kriz, her ülkenin yaşam düzeyine göre değişiklik gösterir. Yani Hindistan'da başka, ABD'de başka, Türkiye'de başka, Rusya'da başka türlü kendisini hissettirir. Peki böyle bir kriz, 500 milyon nüfuslu ve 28 gelişmiş ülkeden oluşan Avrupa Birliğinin bir üyesini vurunca ne olur? Refaha, güvenliğe, dayanışmaya, demokratik ilkelere alışmış bu ülkenin insanları ne yapar? Gelişmiş ya da gelişmemiş olsun, gelişmekte olsun, yoksul olsun, her bir ülkenin insanının ortak bir noktası vardır. Orta sınıf, emekliler ve dar gelirliler, kriz anlarında, karınca kararınca biriktirdikleri paralarını evlerindeki sandıklarında ve yorganlarında saklamak için bankalara hücum eder... Zengin tabaka, bankalarındaki yüklü paralarını zaten çoktan yurtdışına kaçırmıştır bile... İşte komşumuz Yunanistan... Yunanistan, 1980'den bu yana AB'nin gelişmekte olan 10 milyon nüfuslu bir Akdeniz ülkesi. Üretimi yok denecek kadar az. İthalatı, ihracatından çok daha fazla. Turizm, sanayi ve gemicilik en büyük iki gelir kaynağı... Çalışan halkın büyük bir bölümü, yakın bir geçmişe kadar, devlet memuru olmak için can atardı. Çünkü rahat bir iş bu. Arkasında nasılsa, kendisini bu işe sokan koskoca bir siyasi parti vardır... Bir de ve en önemlisi AB'ne üye olmanın garantisi tabii Yunanistan'da patlak veren krizin nedenleri oldukça karmaşık... Bu satırlarla Yunanistan'daki krizin insanların üzerindeki etkisini anlatmaya çalışacağız.

1. REFEANDUM İLANIYLA PANİK YAŞANDI

Yunan başbakan Aleksis Çipras adeta 'kötü adamlar' olarak tanımladığı AB'deki ortaklarının Yunanistan'a mali yardımlar karşılığında koştukları sert ekonomik önlemleri reddederek, AB ve IMF'ye rest çekercesine referandum ilan ettiği günün gece yarısı paniğe kapılan halk, hemen o anda bankalara koşarak ATM'lerin verdiği kadarıyla nakit para kaldırdı... O gece yarısından sabaha kadar benzin istasyonlarında uzun kuyruklar oluştu...

2. BANKALAR KAPATILDI
İnsanların bankalara hücum edeceğinden korkan hükümet, bankaların kapatılmasına ve günde sadece 60 euro çekilebilen ATM'lerin kullanılmasına karar verdi. Halk, ATM'lerin önünde beklemeye başladı. Marketlere hücum ederek makarna, pirinç, un, şeker, süt, peynir, konserve gibi hazır gıda ürünü ne varsa raflardan indirerek evlerine götürdü. Her türlü ödeme işlemleri durduruldu. Kimse kimseye hiçbir ödeme yapmadı. Yunanistan sanki savaşa hazırlanıyordu. Orta yaşlılar, böyle bir ortam ve panik havasını, en son 1974'te Kıbrıs operasyonları sırasında, Türkiye ile savaşa giriliyor endişesiyle yaşadıklarını söylüyor. Ama insanın içini asıl burkan; emekli maaşıyla geçinen ya da torunlarına harçlık vermekle mutlu olan emeklilerin ATM kuyruklarındaki hazin tabloları oldu.

3. HAYIR MI EVET Mİ?

Bugün için ilan edilen referandum ile ilgili oy pusulaları basıldı. Oy pusulalarında halka sert ekonomik önlemlere değin şu soru soruluyordu: "Hayır mı Evet mi?" Dünyanın her dilinde "Evet mi Hayır mı?" sorusunun sırası değiştirilmiş. Bu, Çipras hükümetinin halkın ille de "Hayır" demesi için yaptığı bir manipülasyon olarak algılandı. Bankalarda, benzin istasyonlarında ve marketlerde sıra bekleyen halkın kafası iyice karıştı.

4. ÜLKE İFLAS ETTİ

Yunanistan'ın ortakları ve kreditörleri konumundaki AB ve IMF'nin Yunan hükümetine tanıdığı süre sona erdi. Yunanistan IMF nezdinde ve teknik açıdan resmen iflas etmiş oldu. Halk daha fazla paniğe kapıldı. Nakit para daha fazla çekilmeye başlayınca ATM'ler de iyice kurumaya başladı. Halk 'evetçiler' ve 'hayırcılar' olarak iki cepheye ayrıldı. Tam bir kutuplaşma oldu. TV kanallarında düzenlenen geceli gündüzlü tartışma programlarında milletvekillerinin birbirlerine yönelttikleri küfürlü ve aşağılayıcı saldırılar, bu kez, tam bir iç savaş ortamı yarattı. 2. Dünya Savaşı'ndan sonra yaşanan iç savaş yıllarını hatırlayan 80'lik ve 90'lık emeklilerle konuştuğumuzda "Bu ortam çok tehlikeli oğlum... Allah saklasın, aynı şeyleri yaşamayalım" demekten kendilerini alamıyorlar. Yunanistan, kurulduğu 1821'den bu yana beşinci defa iflas ediyordu. Hepsi de savaşlardan sonraki iflaslardı. En son iflas, 1932 yılındaydı. 1919 Anadolu seferinde bozguna uğrayınca aldığı kredileri ödeyememişti. Fanatik bir 'hayır' yanlısı olan Yunan parlamentosunun eli maşalı kadın başkanı Zoi Konstantopoulou'nun bu fotoğrafında, arkada görünen büyük portrede, 1893 yılında Yunanistan'ın üçüncü kez iflas ettiğini açıklayan Yunan Başbakanı Harilaos Trikupis görülüyor... Tesadüf mü?

5. PİYASALAR VE TURİZM ÇARKLARI DURDU

Yunanistan'ın resmen iflas durumuna düştüğü duyulduğu andan itibaren, ülkedeki ithalat-ihracat işlemleri dondu. Artık hiçbir yabancı şirket Yunanistan'a ne mal gönderiyor ne de mal alıyor. Turizm sektöründe ise tam bir felaket yaşandı. Oteller Birliği Başkanı "Her gün 50 bin rezervasyon iptali alıyoruz. Çıldırmak üzereyiz. Oysa bu yaz sezonunda 25 milyon turist bekliyorduk" diyor. Yunan adalarına günde 120'den fazla sefer yapan 4-5 bin kişilik dev vapurlar, tek tük turistlerle denize açılmaya başladı.

6. NAKİT PARA TALEBİ
Şehirlerarası otobüs firmaları, nakit para istemeye başlayan akaryakıt şirketleriyle kavgaya tutuştu. Otobüsler garajlarda kala kaldı. Keza nakit para isteyen yabancı film şirketleri yeni vizyon filmlerini Yunanistan'a yollamayı reddetti. Süper marketlerdeki erzaklar azalmaya başladı. Nakit para talepleri, mağazaların peş peşe kilit vurmasına açık olanların da sinek avlamasına neden oldu.

7. REFERANDUM GÜNÜ YA SONRASI?

Yunanlar genelde iyimser, dalga geçmeyi, eğlence ve sohbet etmeyi seven bir halk... Son altı günden bu yana yaşadıklarına kendileri bile anlam veremiyor. Eski kuşak, savaş; kıtlık ve iç savaşlar yaşamıştı. Ama yeni kuşak böyle bir ortamla hiç karşılaşmamış; TV kanallarından benzeri manzaraları Arjantin, Venezuela gibi ülkelerde görmeye alışmıştı. Bugünkü referandum sonucu ne olursa olsun, Yunanlar biliyor ki, artık hiçbir şey eskisi gibi olamayacak. Konuştuğumuz insanlar hayal kırıklığı içinde. Moralleri bozuk, referandum sonrası günlerde ne olacağını merak ediyor, "Evet çıkarsa ne olur, hayır çıkarsa ne olur, hepsi aynı kapıya çıkar! Kabak yine halkın başına patlar" diyorlar. Bu beklenmedik tatsız sürprize rağmen Yunan halkı şaşkına dönmüş vaziyette. AB'ye mi IMF'ye mi genç ve solcu Başbakan Çipras'a mı çatacaklarını bilemiyorlar. Ama kafelere gidip hummalı tartışmalara girişmeye de devam ediyorlar.