Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Çağan Irmak: Hayatı kutsamak lazım, ölümü değil...

Giriş Tarihi: 1.11.2015
Çağan Irmak: Hayatı kutsamak lazım, ölümü değil...
Her filmini merakla beklediğimiz yönetmen Çağan Irmak, Nadide Hayat'ta ilk defa Demet Akbağ ile çalışıyor. Oyunculara karşı sevgisini çok iyi bildiğimiz yönetmen aslında senaryoyu da Akbağ'ı düşünerek yazmış. Filmi 'Yeni başlangıçlara yelken açanlara' ithaf eden Irmak, Nadide Hayat filmini ve Demet Akbağ ile çalışmanın keyfini anlattı.

- "Demet Akbağ olmazsa bu film olmaz" demişsiniz. Nedir bu filmde Demet Akbağ'ı özel kılan?

- Aslında uzun bir süredir Demet Akbağ ile çalışmak istiyordum. Senaryonun başından beri yani biz senaryoyu oluşturmaya başladığımız zamandan beri, ilk ve tek isimdi Demet. Senaryonun her anını onu düşünerek yazdık. Onun nasıl oynayacağını kestirerek yazdık. Bir oyuncunun yüzü kafanızda beliriyorsa, senaryonun gidişatını bile etkiliyor bu durum. O yüzden Demet için mizahi ve duygusal sahneler yazıyor olmanın keyfi bambaşkaydı. Tabii ki, Demet olmasa da bu film olurdu ama aynı film olmazdı, başka bir film olurdu.

- Nadide Hayat, 'Yeni başlangıçlara yelken açanlara' ithaf edilmiş. Herkesin yeni bir başlangıç yapmaya ihtiyacı olduğu duygusunu çok güçlü bir şekilde hissettiğimiz bir dönemdeyiz. Yaşadığımız iklimle filmin cümlesi arasında bir ilişki var mı?

- Aslında biz istemesek de bu cümle kendi kendine çıktı. Evet, bazı değişimler var ki keşke hiç olmasaydı dediğimiz. Örneğin, "Yaş yetmiş, iş bitmiş" gibi şeyler. Yok böyle şeyler, hayat hiçbir zaman bitmez. Yaşadığımız sürece hayatın kıymetini bilmek gerekiyor. Hayatı kutsamak lazım, ölümü değil. "Ben artık defterimi dürüp bir kenara koyayım, unumu eleyip ipe asayım" gibi şeyleri düşünmesek keşke. Keşke yaşadığımız her anın tadını çıkarsak. Hayatın her anı bize verilmiş bir armağansa eğer, öldüğümüz güne kadar bunun kıymetini bilip kullanmak gerek. Bu yüzden hayatımızdaki yeni başlangıçlara her daim kapımızı açık tutmalıyız. Benim annem artık hiç bir şey yapmasın. Evde otursun bize baksın dememeli bir çocuk. Kendi annesi için kendi babası için hayatı daha yaşanır kılmanın yollarını arasın. Çünkü ben genç insanları seviyorum, genç insanlara güveniyorum. Onların empati kurmalarını çok isterim.

- Peki Demet Hanım'ı su altında rol yapması için ikna süreci yaşandı mı?

- İkna sürecinden ziyade eğitim süreci yaşandı. Tek yıldız balık adam unvanı aldı. Demet'i bir şeye ikna etmek hiç zor değil. "Sahnede üzerine doğru gelen bir aslan var ve onu tek elinle devirmen gerekiyor" dediğinizde, o "Tamam" der ve yapar. Öyle bir durumu var onun. Biraz sahne canavarı mı deniyor, zorluğu seviyor. Bir yönetmenin başına gelebilecek en güzel şeylerden biridir bu. Zor olanı yapmayı ya da başarmayı seven bir oyuncuyla çalışmak sizin de setteki performansınızı ikiye katlıyor. Şöyle ki: Artık bir yerden sonra hem içsel hem fiziksel hem de manevi olarak kolay şeyleri yapmayı sevmiyorsunuz. Ben bir yönetmen olarak konuşuyorum. Daha zor olanı yapmak için, kendiniz için çıtayı bir derece daha yükseltmek için uğraşıyorsunuz. Bu filmde benim için böyleydi, Demet için de böyle oldu. Hem sualtında, hem su üstünde, hem de bir gemide film yapmak, 50 yaşındaki bir ev hanımını alıp da senaryo gereği su altına daldırmak, ona palet giydirmek, tüp taktırtmak... Bunlar işin hem keyifli hem zor hem de bilendirici taraflarıydı. O yüzden bu projeyi çok seviyorum.

- İlk defa Demet Hanım'la çalışıyorsunuz, nasıldı böylesi kıdemli bir oyuncuyla çalışma deneyimi?

- Demet'le çalışmanın şöyle güzel bir yanı var. Demet sette yolunda gitmeyen bir şey gördüğü anda bunu siz sözcüklere dökmeden anlayabiliyor. Kaşınızın bir hareketinden bile bunu çıkarabiliyor. "Bir dakika" diyor, "Sanıyorum bir yanlışa gidiyoruz". Yönetmeniyle çok güzel tartışıyor bu konuyu. Bunun bence en büyük nedeni, Demet'in bir oyuncu olarak hem yönetmeniyle, hem diğer oyuncularla hem de set ekibiyle empati kurması. Algıları çok açık bir oyuncu. Etrafta ne olup bittiğini, ya da ne olup biteceğini çok kolay kestirebiliyor. Bir yönetmen olarak sizin nerede sıkıntıya düşeceğinizi çok önceden fark ediyor. Aslında komedide 'timing' ve bir adım sonrasını görebilmek önemli bir erdem. Bunların tümü Demet'te var, bence bu iş için yaratılmış bir insan. Bu anlattıklarım, bir yönetmenin Demet'e olan ya da oyuncusuna olan övgüsü değil. Bu tamamen benim hissettiğim, gördüğüm ve gözlemlediğim bir şey.
BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Çağan Irmak: Hayatı kutsamak lazım, ölümü değil...
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz