X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Pardon bu sanat eseri kaç beden acaba?
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Pardon bu sanat eseri kaç beden acaba?

  • Giriş Tarihi: 1.11.2015
Pardon bu sanat eseri kaç beden acaba?
Pardon bu sanat eseri kaç beden acaba?

Tüm dünyada artık moda tasarımcıları çalışmalarını önemli müzelerde sergiliyor. Hatta şimdilerde bu tasarımlar sanat müzelerinin gözbebeği. Peki ama günlük tüketime yönelik tasarım ürünleri 'sanat eseri' olarak sergilenebilir mi? Modacı sanatçı gibi düşünülebilir mi?

Rengarenk şapkalar, uzun tüylerle kaplı otrişler, yan yana dizili cansız mankenler, son model giysiler, pullar, payetler, peruklar... Tüm bu saydıklarım New York Moda Haftası'ndaki bir defilenin perde arkasından detaylar değil. Dünyanın en prestijli müzelerinden New York Metropolitan'da açılan Alexander McQueen sergisi Savage Beauty'den bir sahne olabilir bu mesela. Ya da MOMA'daki Anna Vintour Costume Center'daki bir sergi hazırlığından... Çünkü tüm dünyada artık moda tasarımcıları çalışmalarını önemli müzelerde sergiliyor. Hatta şimdilerde bu tasarımlar sanat müzelerinin neredeyse gözbebeği.

ÇAĞDAŞ SANAT ARAYIŞ İÇİNDE
Yves Saint Laurent'in retrospektifi, halen Durham'daki Bowes Museum'da sergileniyor. Fransız moda markası Chanel sergisi, Londra'daki Saatchi Gallery'de. Paris'teki Grand Palais ise Volez, Voguez, Voyagez adını taşıyan Louis Vuitton sergisine ev sahipliği yapacak. Artık moda dünyasının yıldızları günümüzün büyük sanatçıları arasında kabul ediliyor. İşin ilginç yanı 'dâhi' olmayan kimi moda tasarımcıları da ürünlerini defileler yerine sergilerle tanıtmanın peşine düştü. Hal böyleyken sanat ve moda arasındaki mesafe ortadan kalktı. Günümüzde modern ve çağdaş sanat müzeciliği daha geniş kitlelerin ilgisini çekmek için yeni arayışlar içinde. Sanat ve tasarım arasındaki hiyerarşik ayrımın yıkıldığı daha demokratik bir müzecilik anlayışı var. Bu kapsamda belli bir özgün yaratıcılık boyutu olması koşuluyla kıyafetlerden motosiklete her şey seyirlik hale gelebiliyor. Kimilerine göre moda sanattan beslenmesine rağmen bir eser niteliği taşımıyor. Zira sanatın ilkeleri arasında yer alan kalıcılık ve dönüştürücü güç, moda için geçerli değil. Sanat dünyasının bazı otoritelerine göreyse ufuk açan modacıları sanatçı gibi görmemek çağa direnmekten başka bir şey değil. Üstelik modayla sanatın flörtü sadece yurtdışında gerçekleşmiyor. Önceki yıllarda Hüseyin Çağlayan ile Ece ve Ayşe Ege kardeşlerin oluşturduğu Dice Kayek markasının tasarımları da İstanbul Modern'de sergilendi. Hal böyle olunca insanın aklına 'günlük tüketime yönelik tasarım ürünleri 'sanat eseri' olarak sergilenebilir mi? sorusu geliyor. Tüketime yönelik bir kaygı ile hayatımıza giren moda ile sanat eserleri aynı çerçevede değerlendirilebilir mi? Moda ve sanat ilişkisi son yıllardaki gelişmeler ışığında nasıl değerlendirilmeli? Sanat- moda flörtünü işin uzmanlarına sorduk.

Hasan Bülent Kahraman (Akademisyen)


Ufuk açan modacılar elbette sanatçıdır
Moda bugün de dün de tasarımın en önemli alanlarından biri. Tasarım da elbette sanatsal boyutlar içeriyor. Tasarım ürünlerinin gerçek hayatta kullanılmaları onların yaratıcılık boyutunu ortadan kaldırmaz. Sanat netice olarak gündelik hayatta tasavvur ettiğimiz ama yaşayamadığımız bir dünyayı ve nesneleri bize gösteren alandır. Bu itibarla standart ve alışılmış olanın dışına taşır bizi. Modacılar da bunu yapıyor. Onunla kalmayıp görsel bilincimizin hatta toplumsal ilişkilerimizin ve normlarımızın dönüşmesine yol açıyor. Tıpkı mimarlar gibi. Bu büyük imkanları sunan bu ufukları açan modacılar elbette sanatçıdır. Müzelerde açılan modaya dair sergileri son derecede doğal ve yerinde görüyorum.

Mehtap Elaidi (Moda Tasarımcıları Derneği Başkanı)

Üretim hızı modayı sanatsallıktan koparıyor
Yılda altı koleksiyon hazırlayan modacıların tembel görüldüğü bir noktada moda maalesef sanat olmaktan uzaklaşıyor. Buna rağmen moda her zaman sanattan beslenen tasarım disiplini olmaya devam edecek. Ticari sınırlamalarla karşı karşıya kalarak yapılması gereken bir iş haline gelmiş olsa da, bence bunu sanat gibi algılayan, yeni dalga moda tasarımcıları oluşacak. Tabii ki moda sergilenebilir. O zaman sadece ürün olarak değil onun etrafına örüldüğü düşüncelerin, tema ve sanat yönünün açıklanması gerekir. Örneğin sadece bir beyaz gömlekle sanat sergisi oluşturamazsınız ama onu bir bütünün içine yerleştirdiğiniz zaman o bütün sanatsal bir çerçeve kazanabilir.

Meraklısına
Londra'daki Victoria&Albert Museum'da ayakkabının tarihine ışık tutan bir sergi var. Shoes: Pain and Pleasure (Ayakkabılar: Acı ve Zevk). 200 ayakkabı barındıran sergi 31 Ocak 2016'ya kadar açık.
New York'taki Metropolitan Müzesi, bir stil ikonunu salonlarına taşıyor. Jacqueline de Ribes: The Art of Style (Jacqueline de Ribes: Stilin Sanatı) adlı sergide Kontes de Ribes'ın hem gece hem de gündüz kıyafetlerini sergileniyor. 19 Kasım'da açılacak sergi 21 Şubat 2016'da bitecek.
Paris'teki Grand Palais Volez, Voguez, Voyagez adını taşıyan Louis Vuitton sergisine ev sahipliği yapacak. Markanın 1854'ten bugüne dek süren yolculuğunu anlatan sergi 4 Aralık'ta başlayacak ve 21 Şubat'ta bitecek.