Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Profesyonelliği yeniden tanımlıyor

Giriş Tarihi: 15.11.2015
Profesyonelliği yeniden tanımlıyor

Fenerbahçeli Hasan Ali Kaldırım rekabeti, pes etmek için mazeret değil, kendini geliştirmek için motivasyon olarak gördü. O, örnek karakteri ve pas tutmayan istikrarı ile bu ülkedeki profesyonellik kavramını adeta yeniden tanımlıyor

Başkaları rekabetten yılarken o rekabetten kendine kaldıraç etkisi çıkardı. Bu ülkenin en iyi, hatta Avrupa'nın bile sayılı sol kanatlarından Caner Erkin'in varlığında, "Gölgede kalırım, bana nasılsa sıra gelmez" demedi Hasan Ali, istifini bozmadan çalıştı. Hatta öyle ki eskiden sürekli 11 oynarken atamadığı çalımları atar, yapamadığı asistleri yapar hale geldi. Bu sezon önce Bursa sonra da geçen hafta Konya karşısında, kilidi açan çilingir oldu. İç sahada şahsi becerisiyle dört puan kazandırdı, dahası takımını olası bir krizin eşiğinden aldı. Hayata 25 yıl önce Almanya'da başlamasının, 'işine hisleri karıştırmama sanatı'nın anavatanında profesyonellikle tanışmasının rolü büyük elbette bu ruh halinde. Futbol topunu kovalamaya başladığında daha üç yaşındaydı. Dedesi fark ettiği ondaki bu ilgiyi, tuttu elinden yerel bir takıma yazdırdı Hasan Ali'yi. Yola çıktığında sol bek değildi aslında. Orta sahada oyun kurucu oynuyordu. Zaten ayağına hakimiyetini ve ofansif iç güdülerini de o günlere borçlu. Kaiserslautern'e gelidğinde hocası o mevkide çok rekabet olduğunu, kendisine kolay kolay sıra gelmeyeceğini söyleyince, o da sol beke kaymayı tercih etti. Ofansif orta sahadan bir defans adamına evrildi. İyi de etti. Sadece Türkiye'de değil dünyada kıtlık çekilen bir pozisyonda sivrilme şansını artırmış oldu. Öyle klasik hikâyelerdeki gibi babadan miras topçu falan değil. Ancak başta babası olmak üzere tüm ailesi, futbolculuk hayallerini kovalamasında hep destek verdi. Sonra, bugün Bursaspor'da oynayan kardeşi Cemal de onun izinden gitti.

2010'DA FENERBAHÇE'YE GELDİ

Almanya macerasından sonra 2010'da Kayserispor'a, ikinci iki sezon sonra da 2010'da Fenerbahçe'ye imza attı Hasan Ali. Sade, çok yararlı, istikrarlı ama pırıltıdan uzak bir tarzı var. Yedek kalsa sorun etmiyor, sahaya çıkınca da işini yapıyor. 10 üzerinden sekizlik dokuzluk oynadığı oluyor ama hiçbir zaman 10 üzerinden beşe inmiyor. Kendini hep hazır tutuyor. Hatta daha da geliştiriyor. Söylenmek, surat yapmak, işini aksatmak yok lugatında. Misal Fenerbahçe'de ilk sezonunda sol bek yedeği olmadığı için, ligin ilk yarısını hiç dinlenmeden sahada geçirdi. Devre arasında Ziegler ikinci kez kiralık gelince ancak soluklanabildi. Mesleğine bu topraklarda alışılmadık bakış açısından bir kanıtı da Almanya'dayken muhasebe eğitimi aldı. Hem kazandıklarını doğru yönlendirebilmek hem de futbol sonrası hayatta 'hesap hatası' yapmamak için...

CANER'İ ÖNE İTEN DE O

Caner'in müthiş formu ve donanımı onu ikinci tercihe itince, kaderine ya da futbola küsmedi. Sanki hep oynayacak gibi kendini hep hazır tuttu. Saha dışında da sürüyor sakin ve dengeli tavrı. En çok ailesiyle zaman geçirmeyi, fırsat buldukça da yüzüp, tenis oynamayı seviyor. Forma giydiği camianın genetiğini ise laf aramızda hali hazırdaki hocasından bile daha iyi anlamış olacak ki "Fenerbahçe rakipleri çok daha net oyunlarla yenmelidir" diyor. Yedek beklerken çıtayı düşürmediği konuşuluyor da belki de Caner Erkin'i bu düzeye taşıyan unsurun, her an ensesinde Hasan Ali'yi hissetmesi ihtimalini pek kimseler dillendirmiyor. Hasan Ali'nin ruhsal olgunluğu, duygusallıkla harmanladığı soğukkanlılığı, aslında hayatın her anında, her dönemeçte, herkeslere örnek olması gereken bir tablo... En ufak engelde koyveren, çok kolay çöküp çok zor kendine geri gelen ve başarısızlık için mazeret üretmeye meyilli insanlar için bir rol model Hasan Ali Kaldırım... Caner Erkin'den çok daha zayıf rakipler karşısında bile yarıştan kopan pek çoklarımızın aksine, bu genç adam çalışmanın, sabrın ve karakterin hayatta asla kaybetmeyeceğinin kanıtı.
ARKADAŞINA GÖNDER
Profesyonelliği yeniden tanımlıyor
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz