X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Terbiyemi bozmam, sorunları konuşarak halletmek isterim
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Terbiyemi bozmam, sorunları konuşarak halletmek isterim

  • Giriş Tarihi: 22.11.2015
Terbiyemi bozmam, sorunları konuşarak halletmek isterim
Terbiyemi bozmam, sorunları konuşarak halletmek isterim

Spor akademisi mezunu ama kariyerine ekran biçim verdi. Survivor gibi zorlu bir yarıştan alnının akıyla çıktı. Şimdi atv'nin iddialı dizisi Eve Dönüş ile karşımızda. Merve Oflaz yeni hayatını anlattı

Merve Oflaz, hayatımıza katıldığı yarışmalarla girdi. Önce Var Mısın Yok Musun'da yarıştı, ardından da Survivor'da birinci olarak herkesin dikkatini çekmeyi başardı. Spor akademisi mezunu olmasına rağmen kariyerine hep olmak istediği ekranda devam etmeye karar verdi. Beş senedir hem dizilerde rol aldı, hem de sunuculuk yaptı. Bu sezon da atv dizisi Eve Dönüş'te rol almaya başladı. Hırslı, aşkı için savaşan bir kadın olarak karşımıza çıktı. Biz de Oflaz ile geçen yıl Bağdat Caddesi'nde açtığı pilates stüdyosunda bir araya geldik. Karşımıza enerjisi yüksek, bir an olsun yerinde duramayan biri çıktı. O tam bir hayvansever, stüdyosunun önündeki büyük bahçeyi çevredeki kedilere açmış, onların rahat hareket etmesini ve beslenmesini sağladığı için çok mutlu olduğunu söylüyor. İşini anlatırken içi içine sığmıyor. Oflaz değişen hayatını ve yeni dizisini gözleri parlayarak anlatıyor.

- Eve Dönüş'te İpek karakteriyle ekrana geliyorsunuz. İlk bölümlerde uysal biriydi ama sonradan hırslı yönleri ortaya çıktı. Bu değişimi siz nasıl açıklarsınız?
- İpek'i çözemiyorum. Benimle hiç alakası yok. Bağdaştırabileceğim hiçbir yanı yok. Yusuf başkasını sevdiğini söylüyor ama İpek hâlâ onun peşinde. Normal şartlarda bende böyle bir şey asla olamaz. İpek biraz inatçı ve dediğim dedik bir insan. Ne pahasına olursa olsun taktığını elde etmeye çalışıyor. Biraz gezmeyi seviyor. Merve ile hiçbir alakası yok yani. Bazen inatçılığı, hırsı, sürekli gezmesi beni zorluyor ve deli ediyor.

- Sizin ilişkilerinizde hırslı bir yanınız var mı?
- Hiç yoktur. Olursa olur olmazsa ne ala derim. Duygusalım ama belli etmem. İnsanlar beni tanıdıktan sonra nasıl olduğumu görebiliyor. Bu da bir süre sonra ortaya çıkıyor. Gardımı alırım ki beni üzemeyeceklerini görsünler. Bakıyorum ki zarar yok sonra kendimi açıyorum. Bu işte de arkadaş ortamında da böyle.

- Survivor katılmasaydınız da yine ekranda olur muydunuz?
- Hayalimde hep vardı. TV'de olmayı istiyordum. Sabah gidip akşam eve gelmeli bir iş yapmak istemiyorum. Benim enerjim o değil. Yoruluyorum ama sette çalışmayı çok seviyorum. Hep sporla ilgilendim. Spor akademisi okudum. O sırada beni oraya yönlendiren kimse olmadı. Olsaydı herhalde oyunculuk okurdum. Ben de önüme gelen fırsatları değerlendirdim. 21 yaşındaydım. Var Mısın Yok Musun'dan sonra Survivor'a gittim. Survivor'a gitmek tek hayalimdi. Dişli olduğum için orada kendimi denemek istiyordum. Hiçbir şeyi kafamda kurmadım, önüme geldi ve değerlendirdim. Survivor'da birinci oldum Muhteşem Yüzyıl'dan teklif geldi. Kime böyle bir teklif gitse şansını dener ve ben de denedim. Oyunculuğu sevdim ve devam ettim.

- Survivor'da daha önce farkına varmadığınız hangi yönünüzü keşfettiniz?
- İlk yarışmayla en son gittiğim yarışma arasında çok fark vardı. Beş senede çok değişmişim. O zaman çok hırslı ve insanlara sinir olduğumda neler yapabileceğimi gördüm. Aslında inatçıymışım. Orada onu gördüm. Beni kızdıran o insanlar sayesinde tepkimi dışarı vurdum. O kadar çok sinir olduğum kötü insan vardı ki, kendime "Merve burada senin ne işin var?" dedim. Herhalde hayatımın değişmesiyle ilgili. Bu yüzden de kendimi bıraktım. İçimde öyle bir şey var ama bu Survivor'da o çıkmadı. Aynı zamanda ne kadar umursamaz ve vurdumduymaz olduğumu gördüm.

- Sonrasında hayatınız nasıl gelişti?
- Aynı yaşıyorum ama özgürlüğüm biraz kısıtlandı. Bir yere gidiyorum arkadaşlarımla, fotoğraflarımı çekiyorlardı. Çok şaşırıyordum. İlk başlarda haberlere Twitter'dan cevap veriyordum. Artık o geçti. İnsanlar işini yapıyor.

- Açlıktan kendisini kaybeden, kavga edenler oldu. Kendinizi nasıl korudunuz?
- Çizgimi bozmamak için çok gayret gösterdim. Beni izleyen bir ailem vardı. Onlara laf gitmesini hiç istemedim. Sadece biraz fazla konuşmuşum. Terbiyemi bozmam, olayları konuşarak halletmeye çalışırım. Bağıran biri olmadım. Bu bir yarışma ve bitecek o hep aklımdaydı.

İLK KEZ BİR ÇOCUĞA BU KADAR YAKINIM

- Eve Dönüş'te daha da agresif bir İpek mi göreceğiz?
- Yusuf için daha agresif şeyler yapacak. Önümüzdeki bölümlerde İpek bizi çok şaşırtacak. Uysal biriydi ne oldu ben de bilemiyorum. (gülüyor)

- İpek ağabeyinin eşini aldattığını ve öldürmeye kalktığını öğrendiğinde sizce ne olacak?
- İpek ağabeyi karakola giderken çok etkileniyor. Bir tek ağabeyi var ve o da gidiyor. Çok zor. Ağabeyini çok seviyor. Doğru düşünen bir kız. Çok yadırgar sen ne yaptın der, küser ama yanında olur. Çok sinirlendikten sonra affeder ve yanında olur ama onun yaptığın ıasla onaylamaz.

- Dizide hala olmak nasıl bir deneyim oldu?
- Elif'i oynayan minik oyuncumuzla çok iyi anlaşıyoruz. Onu çok seviyorum. Sette bütün gün onunlayım. İlk defa bir çocukla bu kadar uzun vakit geçiriyorum. Dizide de bu şekilde olduğu için çok rahat oynuyoruz. Doğum günümüzde aynı o yüzden elektriğimiz çok iyi.

- İpek'in kendisini kaybettiği sahneler için "Bu kadar da olmaz" diyor musunuz?
- Tabii ki oluyor. Canan'a çok kötü davranıyor. Ben öyle bir i değilim. Canan'ı canlandıran İpek (Erdem) "Bu karakter zaten kötü ona istediğini yap" diyor. Bir de İpek'in Yusuf'a yapışması var. "Ne kadar yapışkan bir kız" diyorum.

EVLİLİK İÇİN ERKEN

- Uzun yıllardır güzel giden bir ilişkiniz var. Peki evlenmeyi düşünmüyor musunuz?
- Evliliğin bana göre olduğunu düşünmüyorum şu anda. Zaten 27 yaşındayım. Daha erken.

- Sevgilinizle pilates stüdyonuzda birlikte çalıyorsunuz. Bunun avantajı ya da dezavantajı var mı?
- Ben çoğu zaman sette oluyorum. Sette olduğum için de herhangi bir sıkıntı yaşamıyoruz. Güvendiğim biri işlerin başında durmuş oluyor.

- "Evlilik bana göre değil" dediniz. Bunun nedeni özgür ruhlu olmanız mı?
- Biraz öyle sanırım. Tabii ki evlenince de özgür olabiliyorsun. Evlendim özgür değilim gibi bir durum yok ama henüz benim için erken. İşimde iyi bir noktaya gelmeye çalışıyorum. O yüzden evlilik ve çocuk arka planda. En azından önümüzdeki üç, dört sene.

- Çocuk yapma hayaliniz var mı?
- Yok. En güzel çocuk arkadaşının çocuğu. (gülüyor) Çok yakın iki arkadaşımın çocukları oldu. Onlardan da çocuk özlemimi gideriyorum. Kötü şeyler yaşanıyor ve bu dünyaya bir çocuk getirmeli miyim bilmiyorum. Kendi ailemde kuzenlerim var. Hayvanlar çok fazla var etrafımda. Belki o eksikliği onlarla gideriyorum. Çocukları da çok severim.

HEDEFİM BAŞROL OYNAMAK

- Survivor'dan sonra oyunculuk yapmaya başladığınız için eleştiriler oluyor mu?
- Çok yerimi bilen bir insanım. Beş yıldır bu işi yapıyorum ama Survivor'la bu işe girdim. Her zaman üstümüzde bir önyargı var. Aslında Survivor'a 200 kişi katılmıştır ama biz oyunculuk yapan birkaç kişiyiz. Gidip bu işin eğitimini de alıyoruz. Bir şekilde kendimizi geliştiriyoruz. İnsanlar eleştirmeye meraklı olduğu için "Oradan çıktınız oyuncu oldunuz" diyorlar. Kalıcı olmak çok önemli. Her zaman kendimi geliştirmeye çalıştım. Birçok dizide oynasam da başrol olmama daha zaman var diyorum. Hedefim tabii ki başrol oynamak ama önce biraz pişmek lazım.