X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER 2016 baklagilin yılı olacak
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

2016 baklagilin yılı olacak

  • Giriş Tarihi: 13.12.2015
2016 baklagilin yılı olacak
2016 baklagilin yılı olacak

Türkiye'nin de çabasıyla Birleşmiş Milletler, 2016'yı bakliyat yılı ilan etti. Uzmanlara göre, Anadolu'nun vazgeçilmezi bakliyat, geleneksel beslenmeye geri dönüş yaşatacak ve yeni gıda alternatifleri yaratılmasını sağlayacak

Türkiye, bir gıdanın tanıtımını Prof. Dr. Ayşe Baysal'la keşfetti. Yaşı 40 ve üzeri olanlar, televizyon ekranından, mercimeğin tüketilmesini öneren Baysal'ı hatırlar. Bu kez Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), 2013'ü kinoa yılı ilan ederek bu ürüne dikkat çekti. Bu Orta Amerika ürünü hakkında eşitli spekülasyonlar yapılınca, BM o tarihten sonra bir ürünü öne çıkarmadı. Ancak, BM 2016'yı doğaya ve insan sağlığına katkısı nedeniyle bakliyat yılı ilan etti. Geleneksel yemeklerimizde, çokça ve zengin tariflerle tüketildiği için Türk mutfağının baş tacı gıdaları arasındaki bakliyatı Batı ise yeni keşfetti. Bu arada bir süre önce Dünya Sağlık Örgütü (WHO), salam, sosis gibi işlenmiş et tüketiminin kansere yol açabileceği uyarısında bulunmuştu. BM'nin de 2016'yı bakliyat yılı ilan etmesi ister istemez akıllara birtakım sorular getiriyor. Doğru ve sağlıklı beslenme adına her gün yeni, farklı şeylerin söylendiği günümüzde, kafalar da karışmıyor değil. Biz de, akıllardaki bu soruları uzmanlarına sorduk.

HAKAN BAHÇECİ (Dünya Bakliyatçılar Birliği Başkanı)


Nohuttan çikolata, mercimekten makarna yapılacak

Bugün 7.5 milyara ulaşan dünya nüfusunda 842 milyon kişi kısmen açlık çekmekte. Dünya Sağlık Örgütü, insanoğlunu tehdit eden en büyük hastalığın yetersiz beslenme olduğunu ilan etti. Pirinçle, ekmekle belki karın doyurduk ama sağlıklı beslenemediğimiz için bugün obezite, şeker hastalığı ve kalp hastalıkları ile mücadele ediyoruz. Her yıl 3.9 milyon beş yaş altı çocuk yetersiz beslenmeden ölüyor. 2062'de dünya nüfusunun 10 milyarı geçeceğini düşünürsek, ciddi bir sorunla karşı karşıya kalacağımız açık. Bakliyatı artık saatlerce suda ıslatıp, pişirmek zorunda kaldığımız geleneksel anlamda değerlendirmeyin. İnsanların damak tatlarını değiştirmeden bakliyat içeren daha sağlıklı alternatifler sunacağız. Mercimekten makarna, nohuttan çikolata, bezelyeden bisküvi ve enerji barları yapılacak.

YEŞİM ÇELİK (Uzman Diyetisyen)

Haftada iki kez şart

Besin içeriğinin zenginliği, kolesterol ve doymuş yağ içermemesiyle, protein gereksiniminin karşılanmasında bakliyatlar önemli yer tutar. Posa içeriklerinin yüksek olması ve yağ içeriklerinin düşük olması nedeniyle özellikle kalp-damar ve diyabet hastaları için önem taşır. Özellikle vejeteryan beslemesinde önemli bir yeri vardır. Kuru baklagiller kolesterol içermezler. İçerdikleri çözünür lifler sayesinde kan şekerinin düzenlenmesinde yardımcı olur. Glisemik indeksleri düşük olduğu için kan şekerini yükseltmez, yavaş yakılan enerji sağlarlar. B, E vitamini, kalsiyum, demir, çinko, magnezyum mineralleri açısından iyi kaynaktır. Türk mutfağının ve kış aylarının vazgeçilmez yiyeceklerinin başında gelir. Hazırlanması ve pişirilmesi açısından zaman yetersizliği tüketimini azaltsa da en az haftada iki üç gün tüketilmeli.

MEHMET YALÇINKAYA (Türkiye Aşçılar Federasyonu Avrupadan Sorumlu Başkan Yardımcısı)

Artık protein için bakliyat tüketiliyor

BM'nin bu ilanı önemli. Çünkü bakliyatlar giderek yok oldu; burçak, yulaf, siyah mercimek gibi. Leblebi tozunu çocukken dondurma külahlarında tüketirdik. BM dünyada veganlığın arttığını farketti. Hayvanlara acıma duygusundan dolayı insanlar bakliyatlara yöneldi. Hayvanseverler bakliyat ve sebze tüketiyor. Vegan marketler açılmaya başladı. Protein almak için bakliyata ciddi anlamda yöneliş var. Ben de yemek pişirirken yerele ağırlık veriyorum. Mesela, levreği yeşil mercimekle servis ediyorum, insanlar şaşırıyor.

HÜSEYİN ARSLAN (Uluslararası Bakliyat Konfederasyonu Bşk.)

Dünyanın geleceği için desteklenmeli

Bakliyat ürünleri 10 bin yılı aşkın süredir, birçok medeniyet tarafından üretilip tüketilmiştir. Bu nedenle, fasulye, mercimek ve nohut, asırlardır sağlıklı ve geleneksel beslenmenin köşe taşlarını oluşturur. Türkiye bakliyatın gen merkezi, anavatanı. Dünyada 9 milyon tonluk bakliyat tüketimi gerçekleşmekte. Türkiye üretim ve ihracatıyla bu tüketimin yüzde 15'ini karşılamakta. Dünya genelinde de bakliyat tüketimi arttı. Amerika ve Kanada'da bakliyat ürünlerinden yapılan yemekler bilinmemekteydi. Kısa sürede özellikle nohudu acılı, sarımsaklı şeklinde markete soktular. Bu artışın nedeni; bakliyat ürünlerinin GDO içermemesi ve bitkisel proteini en yüksek ürün grubu olması. 2016'da dünya bakliyat talebinde yüzde 10'luk artış bekleniyor. Dünyada 1.5 milyar insan obeziteyle, 800 milyon kişi de açlıkla mücadele ediyor. Bu noktada bakliyat, tarımın sürdürülebilirliği, sağlıklı beslenme gıda güvenliği açısından önem arz ediyor. Ayrıca bugüne kadar dünya üzerinde bakliyata alerjisi olan biri çıkmadı; yani alerji yapmayan bir üründür. Dünyanın geleceği için bakliyat ekimi desteklenmeli. Çünkü, ekolojik ve çevreci ürün grubunda bu gıdalar.