X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Âşık oldu ama gerçek bir bağ kuramadı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Âşık oldu ama gerçek bir bağ kuramadı

  • Giriş Tarihi: 27.12.2015
Âşık oldu ama gerçek bir bağ kuramadı
Âşık oldu ama gerçek bir bağ kuramadı

Ava Gardner'a tapıyordu. Marilyn Monroe'yu sürüklendiği bataklıktan kendisinin kurtaracağını düşünüyordu. Mia Farrow, onun için "Hayatımın aşkı" diyordu. Frank Sinatra sadece efsane sesiyle değil, ilişkileriyle de çok konuşuldu. Hakkında yazılan son kitap müzisyenin aşk hayatına dair ilginç ayrıntılar içeriyor

Dean Martin, arkadaşı Frank Sinatra'nın Mia Farrow ile evlilik hazırlıkları yaptığını öğrendiğinde şu espriyi yapar: "Gelinden daha yaşlı viskilerim var." O dönem Mia Farrow 19, Sinatra ise 49 yaşındadır. Sinatra'nın kızı Nancy ise Farrow'dan tam beş yaş büyüktür. Tanıştıklarında Sinatra hayli kabarık bir gönül defterine sahiptir. Marilyn Monroe, Lauren Bacall, Kim Novak, Lana Turner... Listede birçok ünlü Hollywood yıldızı vardır. Ava Gardner'la evlilikleri süresince neden oldukları skandallar da hâlâ akıllardadır.. Farrow ise Sinatra'nın daha önce hayatına giren kadınlardan farklı profiliyle dikkat çeker. Bu çelimsiz genç kız, gösterişten uzak, utangaç bir tiptir. Sağlıklı beslenen, yoga yapan bir vejetaryen! Özetle günde bir şişe viski içen, mafya ile bağlantılarından gururla bahseden Sinatra'nın tam zıddı bir karakter olarak dikkat çeker. Farrow, yıllar sonra bir söyleşisinde Sinatra'nın hayatının aşkı olduğunu ama evliliklerinin daha başından bir hata olduğunu itiraf edecektir. Sinatra, birçok konuda başarılı bir adamdır ama bu konular arasında evlilik yoktur. Kuşağının en büyük şarkıcı Frank Sinatra yaşasaydı, bu ay 100. yaşını kutluyor olacaktı. Hakkında yazılan son kitap geçen haftalarda raflarda yerini aldı. James Kaplan imzalı Sinatra: The Chairman müzisyenin son 44 yılını anlatıyor, o dönem Hollywood, Vegas ve Palm Springs üçgeninde geçen hayatına odaklanıyor.

ÖNCE TURNER SONRA GARDNER
Frank Sinatra ilk evliliğini 1939 yılında çocukluk aşkı Nancy Barbato ile yapar. 12 yıl evli kalan çiftin üç çocukları olur. Ama sadakat Sinatra'nın doğasında yoktur. Hollywood'a taşınır taşınmaz gözüne ilk olarak Lana Turner'ı kestirir. Ortak bir arkadaşlarından telefon numarasını alıp güzel oyuncuyu taciz etmeye başlar. Birkaç hafta sonra ikilinin ilişkileri başlar, Sinatra vakit kaybetmeden eşine boşanmak istediğini açıklar. Listesindeki bir sonraki isim Ava Gardner olur. Hollywood'un karşı konulamaz kadınıyla Sinatra arasında birçok ortak yön vardır. İkisi de fevridir, hızlı yaşamalarıyla nam salmıştır. Gardner ilk randevularını şöyle anlatır: "Palm Springs caddelerinde dolanıp mağazaların vitrinlerine 38'likle ateş ettik."

FARROW'DAN HEP İLGİ İSTEDİ
1951'de ilk eşinden boşanan Sinatra, 10 gün sonra Gardner ile nikah masasına oturur. Bol skandallı, kavgalı gürültülü evlilik altı yıl sürer ama Sinatra'nın Gardner'a hayranlığı hayatı boyunca devam edecektir. Sinatra ve Mia Farrow ise 19 Temmuz 1966 tarihinde evlenir. Aralarında fiziksel olarak güçlü bir çekim vardır. Ama Sinatra her fırsat bulduğunda başka kadınlarla görüşmeye de devam eder. Usta müzisyen, bir yandan da oyunculuk yapan genç eşinin işi bırakıp kendi ihtiyaçlarıyla ilgilenmemesini aşağılayıcı bir durum olarak görmektedir. Hatta şiddete başvurduğu da iddialar arasındadır. Çatırdayan evliliğin sona yaklaştığının ilk işareti Sinatra'nın avukatının Farrow'a boşanma kağıtlarını vermesi olur. Bu olay tam da Farrow'un başrolde olduğu Rosemary'nin Bebeği adlı filmin setinde gerçekleşir. 16 Ağustos 1968 yılında çift yollarını ayırır. Sinatra dördüncü ve son evliliğini ise 1976 yılında Barbara Marx'la yapar. Frank Sinatra müziğin atan kalbiydi, hayatı boyunca sayısız şarkı söyledi. Night and Day, I've Got You Under My Skin, One for My Baby ve daha birçokları onun şarkılarıydı, başka hiç kimsenin olmadı. Şarkılar zihnimizde hep onun sesiyle canlandı. Özel hayatında da şarkılarının sayısı kadar ilişki yaşadı. Ama sahnede seyirciyle kurduğu bağı, ilişkilerine taşıyamadı. Kızı Tina'nın dediği gibi birlikte olduğu hiçbir kadınla gerçek anlamda içten bir bağ kurmayı başaramadı. Hiçbir kadın tam anlamıyla onun olamadı.

MONROE'YU KURTARMA PLANI

Marilyn Monroe'nun Sinatra'nın hayatına girmesi 1960'lı yılların başına denk gelir. Ne tesadüftür ki Monroe'nun Joe DiMaggio ile boşanmasından sonra Sinatra ve ünlü beyzbol oyuncusu, bir gece sarhoş olduktan sonra bir eve baskın yapar. İki kafadar, Monroe'yu yatakta başka bir adamla yakalayacaklarını düşünmektedir. Ancak gecenin sonunda baskın yaptıkları evde yaşayan 35 yaşındaki kadına 7 bin dolar tazminat ödemek zorunda kalırlar. Sekiz yıl sonra Sinatra ve DiMaggio, Monroe'nun cenazesinde tekrar bir araya gelir. Fakat bu kez birbirlerinin can düşmanı olarak... Çünkü ikisi de tanrıçayı dibe vurmaktan kurtaracak adamın kendileri olduğunu düşünmektedir. Ve ikisi de başarısız olmuştur... Kaplan'ın kitabında görüşlerine yer verdiği yetenek avcısı Milt Ebbins'e göre Sinatra, Monroe'ya âşıktır. Hatta ona küçük bir köpek alır ve ismini mafyanın kısaltması olan Maf koyar. Monroe'yu kurtarmak adına onunla evlenmeyi bile düşünür. Yakın bir arkadaşı Sinatra'nın o dönemki hislerini şöyle anlatıyor: "Kimse Bayan Frank Sinatra'ya bulaşmaya cesaret edemez. Eğer eşi olursa herkes geri çekilir ve onu rahat bırakır diye düşünüyordu!" Ama Sinatra'nın hesaba katmadığı bir gelişme yaşanır. Monroe eski sevgilisi Di- Maggio ile tekrar bir araya gelmeye karar vermişti. Monroe'nun cenazesinde DiMaggio bütün Hollywood'a lanet okur, özellikle de Sinatra'ya. Törene katılmasını da engeller.