X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER İstanbul onlarla daha güzel
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

İstanbul onlarla daha güzel

  • Giriş Tarihi: 27.3.2016
İstanbul onlarla daha güzel
İstanbul onlarla daha güzel

Sisi, Paskal, Cavidan... İstanbul sokaklarında yaşayan 450 bin köpekten sadece üçü. Onlar birçoğuna göre şanslı. Seviyor, seviliyor ve bakılıyorlar. Ama daha zor şartlarda yaşamak zorunda olanlar da var. İstanbullular köpeklere alışkın fakat sürüler halinde dolaşanlar, saldırganlaşanlar kentlileri tedirgin ediyor

Yüzyıllardır birlikte yaşıyoruz. Yol arkadaşımız desek abartmayız köpekler için. Yeri geldiğinde güvenlik, yeri geldiğinde ulaşım için güçlerinden faydalandık. Sadakatleri ise cabası. Ama modern hayat, şehirleşmenin getirdiği keşmekeşle bir sorun haline geldi, sadık dostlarımızın varlığı. Son dönemde özellikle sosyal medyada sokak köpekleri konusu sık sık gündeme geliyor. Kimi onlara yardım edelim diyor kimi duyduğu rahatsızlığı dile getiriyor. Belediyelere ulaşan şikayet sayısında ise artış var. Çünkü insanlar sokaklarda başıboş, çoğu zaman sürüler halinde yaşayan bu hayvanların kendilerini ısırmalarından korkuyor. Fransız Yazar Catherine Pinguet'nin kaleme aldığı İstanbul'un Köpekleri adlı kitapta ise gündelik hayatımızın ayrılmaz bir parçası olarak anlatılıyor bu köpekler. Ancak İstanbullular son noktada tüm sorunlara rağmen sokak köpeklerini İstanbul kültürünün bir parçası olarak görüyor.

KÖPEK CENNETİ BEYKOZ
Dile kolay İstanbul'da 450 bin civarı sokak köpeği yaşıyor. En çok köpek Beykoz'da yaşıyor. Yüzde 80'ni ormanla kaplı olan bu ilçenin köpek nüfusu tam 15 bin. Beykoz Belediyesi'nin barınağı da orman içinde yer alıyor. Ormanlık alan bir dezavantaj çünkü bazı belediyeler topladıkları köpekleri getirip, bu barınağın yakınlarına bırakıyorlar.

SORUN OLARAK GÖRÜYORUZ
"Dostlarımıza ihanet ettik" diyor Beykoz Belediyesi Veteriner İşleri Sorumlusu Veteriner Turgut Özdemir ve devam ediyor: "Köpek sorunu demiyorum köpek olgusu diyorum çünkü insanoğlu var olduğundan beri gelen bir süreç bu. Her millet her topluluk bu hayvanlarla iç içe yaşamış. Onları binlerce yıl önce evcilleştirdik ve farklı kullanım alanlarına göre kullandık. Ancak son yıllarda şehirleşmeyle birlikte doğal alanlar azaldı bu da büyük şehirlerde sorun olmaya başladı. Doğal alan kaybolunca ve onlara ihtiyacımız kalmayınca hayvanlara karşı merhamet de azaldı. Biz de bu hayvanları sorun olarak görmeye başladık. Hâlbuki atalarımız köpeklere karşı bu şekilde davranmadı."

AVRUPA UYUTUYOR
Beykoz Belediyesi'ne yapılan şikayetlerin yüzde 50'si köpeklerle ilgili. İnsanlar bu köpekler nedeniyle işe, camiye gidemediklerini söylüyormuş. İstanbul'a belediyeler veterinerler eşliğinde hayvan toplama araçlarıyla hayvanları sokaktan alıp, kısırlaştırıp, aşısını tedavisini yaparak aldığı yere bırakıyor. Veteriner Özdemir: "Var olan sorunun minimum çözümü budur. Pitbull gibi beslemesi ve satışı yasak köpekler var. Bu köpekleri yasadışı yollardan temin edip bakanlar var. Irkı sebebiyle saldırgan ve sert köpekler. Her ne kadar hayvan hakları savunucuları yetiştirme tarzının önemli olduğunu söylese de bu köpekler tehlikelidir" diyor. Yurtdışındaki uygulamaları şöyle anlatıyor Özdemir: "Biz hayvan hakkına riayet eden bir milletiz. Hayvan öldürmeyi insan öldürmeyle eş tutarız. Bizim inanışımızda hayvan hakkı insan hakkından sonra gelen bir haktır. Bugün Avrupa'da, Amerika'da sokak köpeği sorunu yok. Bu ülkelerde bir hayvan sokaktan alınır tedavisi yapılır 28 gün boyunca barınakta bakılır. Bu hayvan sahiplendirilmeye çalışılır eğer 28 gün içinde sahiplenilmezse sokağa geri bırakılmıyor. Uyutuluyor. Biz bu hayvanları uyutamıyoruz, vicdanımız bu hayvanların uyutulmasına karşı. Kanunlarda vicdana göre yapıldığı için kanunen de hayvanı uyutmak yasak. Bizim yasamız yaşatmaya yönelik. Bugün İngiltere'de yaşasanız sokak hayvanı göremezsiniz çünkü bu hayvanlar uyutuluyor."

BİZE TEPKİ DUYUYORLAR
Özdemir, insanlara saldıran köpeklerin davranışını ise şöyle açıklıyor "Eskiden bizi koruyan kollayan bu hayvanlar şimdi bize havlamaya başladı. Sebebi ise yine biziz. Onlara sert davrandığımız için onlar bize sert davranıyor. Bilimde buna etkiye tepki diyoruz."

ANADOLU'YA GÖNDERELİM
Veteriner Turgut Özdemir de sokak köpeklerinin büyük bir sorun olduğunu kabul ediyor ve bir çözüm öneriyor: Evet kabul ediyoruz artık sokak köpekleri büyük problem ve biz de en etkili şekilde bu problemi çözmeye çalışıyoruz. Bu hayvanlarla yaşamayı öğrenmeliyiz. Bu köpekler bizim binlerce yıldır yoldaşımız oldu. Şimdi onlara sırtımızı dönemeyiz. Bu konuda şahsi çözümüm şu olabilir. Köpekler Anadolu'da yaşayabilecekleri başka bölgelere gönderilebilir."

RAHATSIZ OLANLARI ANLAMALIYIZ
Veteriner Turgut Özdemir köpeklerden rahatsız olanları da anlıyor ve onları haklı buluyor: "Bu hayvanları istemeyen bir kesim var ve onları da dinliyorum. Onlarında haklı olduğu taraflar var. Bir kişi bile rahatsız olsa ilgilenmek zorundayız. Sokak köpeğini seven vatandaş vicdanın gerekliliğini yerine getirip sokağa bir kap su koyarken, o köpekle yan yana bile yürümek istemeyen vatandaş köpekten şikâyetçi oluyor. İki vatandaşı da birbirine düşürüyor.