Türkiye'nin en iyi haber sitesi

“Eylemlerime daha büyük bir heyecanla devam edeceğim”

Giriş Tarihi: 10.4.2016
“Eylemlerime daha büyük bir heyecanla devam edeceğim”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Washington ziyareti sırasında Brookings Düşünce Kuruluşu önünde Erdoğan ve Türkiye lehine gösteri yaparken FETÖ, PKK ve PKK yandaşlarına maruz kalan Erdoğan sevdalısı Şükriye Pazar SABAH’a konuştu

- Brookings önünde Erdoğan'ı destekleyenlerin değil, karşıtların yanına geçip pankart taşıdınız. Neden?
- İnsanlarla iletişime geçmeyi seviyorum. O pankartı orada taşıyarak onlarla tartışmak, konuşmak, insani ilişkiler kurmak istedim. Genç güzel bir kadın geldi ve bana "Neden burada duruyorsun? Ben gitsem karşıda dursam bana saldırmazlar mı?" dedi. Ben de ona kesinlikle böyle bir şey olmayacağını, bir kadına el kaldırılmayacağını söyledim.

- Pankartla iletişime geçmek işe yaradı mı peki?
- Daha önce başka grupların da içine de girdim. Bir şey olmamıştı. Fakat şunu görmek lazım. Erdoğan için terörist diye bağırıyorlardı. Bana yapılan saldırı ile kimim terörist olduğu çıktı ortaya.

- Saldırı tam olarak nasıl oldu?
- Önce bir adam geldi bana bağırıp çağırdı, hayatımda hiç duymadığım kadar ağır küfürler etti. Daha sonra birisi elimden pankartı almaya çalıştı fakat gerisini maalesef hatırlamıyorum. Canımı unuttum, pankartın peşine düştüm. Bu ülkede kamuoyuna açık her yerde, istediğiniz her şeyi herkese söyleyebilirsiniz. Fakat kimse size fiziki bir müdahale yapamaz. O adamın benim pankartımı elimden alması bir suç. Saldırıya giriyor. Polisin bunları, bana vururken, iterken tutuklaması gerekiyordu. Neden yapmadı bilmiyorum.

- Baygınlık geçirdiniz herhalde?
- Beni sedyeye koyup ambulansa götürdüler. Yığıldım kaldım zaten. Dinlendim biraz. Sonra gördünüz gidip yine bağırdım. (gülüyor).

- Olaylardan sonra doktora gittiniz mi?
- Önce polise resmi şikayette bulundum. Çok yoğun bir baş ağrısı, uğuldama ve dengesizlik yaşamaya başladım ve en yakın doktora gittim. Baş bölgesinden şiddetli sarsıntı geçirdiğimi öğrendim. Kafamda, kolumda ve kaburgalarımda morluklar var. Nefes alınca bile içim ağrıyor.

- Peki neden bu pankartı her yerde taşıyorsunuz?
- Bence Erdoğan ile ilgili olarak hepimiz dik durmalıyız. Neden sizce üç grup bana saldırıyor? Neden dünyada bu kadar zulme uğrayanlar varken kimse ses çıkarmıyor? Sadece Erdoğan ses çıkartıyor. Bunu ben söylemiyorum. Bunu Amerikalılardan, Müslümanlardan ve Hıristiyanlardan çok duydum. Üniversite hocalarından Erdoğan'ın Obama'ya karşı ne kadar dik durduğunu dinledim. Ve ben bu yüzden "Dik durmalıyız" diyorum.

- Neden Erdoğan'ın ümmetin son sesi olduğunu düşünüyorsunuz?
- Şöyle bir İslam alemine bakın. Kaç lider sesini yükseltiyor? Çoğu zaten Amerika'nın kuklası. Sadece Erdoğan var. O kadar çok kişinin umudu olmuşuz ki bilmiyoruz. Mesela Filistinli gençler. Geçen PKK'lıları protesto ettiğimde Filistinliler geldi ve Türk bayraklarını aldılar. "Erdoğan'ı seviyoruz, bizim liderimiz" dediler. Sanıyorum bu yüzden Erdoğan saldırıya uğruyor. Çünkü gençlere ilham veriyor, gücünü biliyor.

- Ulusalcı, Gülenci ve PKK'lı grubun size karşı birlik olmalarını nasıl görüyorsunuz?
- PKK'lılar Türkiye'de ayrı devlet kurmaya çalışırken Gülenciler ve ulusalcıların hâlâ Erdoğan'ı eleştirmelerini anlamıyorum. Erdoğan'ın yanında yer almaları gerekmiyor ama bu bir vatan meselesi. Bunu anlamaları gerekirdi. Erdoğan'ın İslam dünyasında önemli bir lider olmasından da rahatsızlar.

- Cumhurbaşkanı Erdoğan'la buluştunuz herhalde?
- Saldırıdan önce otel lobisinden gördüm. Birlikte fotoğraf çekildik. "Cumhurbaşkanım olduğunuz için sizinle gurur duyuyorum" dedim. Saldırı sonrası da Diyanet Amerika Merkezi açılışı sonrasında tesadüfen görüştük. Bana iyi olup olmadığımı sordu. Çok memnun oldum.

- Eylemlerinize devam edecek misiniz?
- Büyük bir heyecanla devam edeceğim. Beni korkutamazlar ki. Sosyal medyadan birçok destek mesajı geldi. Ulusalcılardan arayıp geçmiş olsun diyenler de oldu. Facebook üzerinden bana ağır hakaretler edenler de, tehdit edenler de oldu tabii.

1994'ten beri 'de yaşayan kendisine yapılan saldırı nedeniyle oldukça şaşkın. ABD'de kamu düzenini bozmadığı sürece kimsenin eylemcilere müdahale etmediğini söyleyen Yıldırım, bir protestocunun diğerine saldırmasının suç olduğunu söylüyor. Yıldırım ve arkadaşları kendisine saldırıp elindeki Erdoğan pankartını alıp yırttıktan sonra onu darp eden PKK destekçisi ve ulusalcı gruplarla ilgili olarak da polise şikayetçi olmuş durumda. Şükriye Hanım (52) iki çocuk sahibi Mersinli bir öğretmen. Ailesi yörük ve kendisi de yörüklere haiz sıcak ve candan bir kişiliğe sahip. İçindeki tam zamanlı aktiviste rağmen lise ve üniversitelerde sağlıklı beslenme ve Türk yemekleri üzerine dersler veriyor. Yerel basında Türk yemeklerini tanıtan bir elçi olarak anılan Şükriye Yıldırım'la eylem sırasında yaşananları ve o pankartı neden tuttuğunu konuştuk.

Hepimiz birer gönüllü büyükelçi oluruz

- ABD'de yaşayan bir Türk olarak Türkiye'den beklentiniz ne?
- Bana göre devlet buradaki Türklere ve ailelerine daha fazla sahip çıkmalı. Burada bir lobi isteniyorsa hiçbir şirkete para vermeye gerek yok. Neden biliyor musunuz? Çünkü burada yaşayan her Türk bir lobici. Ya da öyle olmalı. Devlet insanına sahip çıkarsa hepimiz birer gönüllü büyükelçi oluruz. Benim söyleyeceğim budur.
BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
“Eylemlerime daha büyük bir heyecanla devam edeceğim”
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz