X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Hayal satıp çocuk kaçırıyorlar
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Hayal satıp çocuk kaçırıyorlar

  • Giriş Tarihi: 24.4.2016
Hayal satıp çocuk kaçırıyorlar
Hayal satıp çocuk kaçırıyorlar

Futbolcu olmak hayaliyle 15 binden fazla Afrikalı çocuk, insan tacirlerinin eline düşüyor. Binlerce göçmen çocuğu Avrupa’da kayboluyor. ’te hükümet bebeklere doğar doğmaz el koyuyor ABD’de engelli çocukların büyümesinin engellenmesi tartışılıyor

Bugün birçoğumuz için dinlenme, kafa dağıtma, stres atma zamanı. Ailemizle vakit geçirerek keyif yapmak hepimizin hakkı. Havalar da tam istediğimiz gibi gidiyor. Sıcak içimize işliyor. Çocuklara ayrı bir ilgi göstermeliyiz bugün. Sonuçta 23 Nisan'ı geride bıraktık. Birazdan okuyacaklarınız ise maalesef biraz keyfinizi kaçıracak. Dünyanın dört bir yanındaki çocuklarla ilgili detayları ele aldık. Acı ayrıntıları göreceksiniz. Sonuçta dünya genelinde her yıl 1 buçuk milyon bebeğin sadece 1 gün yaşayabildiği veya 10 milyondan fazla çocuğun köle gibi çalıştırıldığı gerçeklerini görmezden gelemeyiz. Yetişkinler olarak adaletsizliklerin bilincinde olmamız gerekiyor. Böylece çocuklarımızı daha dikkatli büyütebiliriz. Onların birçok konuda daha duyarlı olmalarını sağlayabiliriz. Gelin aşağıdaki detayları "acı haberler" olarak değil de, içinde bulunduğumuz şartların kıymetini daha iyi anlamamızı ve insani konularda daha hassas çocuklar yetiştirmemizi sağlayacak gerçekler olarak okuyalım.

PİRİNCE KARŞILIK ÇOCUK
Pasifik'te bulunan dünyanın en büyük ikinci adasının doğu tarafı burası. Nüfusu 7 milyon dolaylarında olan Papua Yeni Gine, dünyada en çok farklı kültüre ev sahipliği yapan ülke. 700'den fazla yerel dil var. Halkın yüzde 80'ini modern hayattan çok uzakta kırsal alanda yaşamını sürdürüyor. Papua Yeni Gine'de son zamanlarda gıda sıkıntısı var. Nedeni El Nino. Aşırı sıcaklık nedeniyle kuraklık hâkim. Çaresiz halkın birkaç çuval pirinç karşılığında çocuklarını özellikle de kızlarını sattıkları ortaya çıktı.



FUTBOLUN KÖLESİ OLDULAR
Foot Solidaire isimli bir sivil toplum kuruluşu Afrikalı çocukların futbolcu olmak uğruna nasıl insan tacirlerinin eline düştüğünü rapor etti. Buna göre, 10 Batı Afrika ülkesinden her yıl en az 15 bin çocuk, futbolcu olmak hayaliyle insan tacirlerinin ağına düşüyor. Üstelik çocukları Didier Drogba veya Samuel Eto gibi yıldız olmasını isteyen anne - babalar, menajer sandıkları insan kaçakçılarına 2 bin dolar para bile ödüyor. Kaçakçılar, çocuklara Avrupa'da önce iyi bir futbol eğitimi ardından profesyonel bir kulüpte lisans vaat ediyor. Ancak içlerinden hiçbiri hayallerine yaklaşamıyor bile. Bir mucize gerçekleşene kadar köle gibi çalıştırılıyorlar.

AVRUPA'NIN SİCİLİ KAPKARA
Avrupa ülkelerinin çocuk ticareti konusunda sicili maalesef çok kabarık. Daha önce Afrikalı çocukların ailelerinden koparılıp Fransa'daki ailelere satıldığı ortaya çıkmıştı. Kısa bir süre önce Nepalli depremzede çocukların 5 bin 300 sterline İngiliz ailelerine satıldıkları belirlendi. Ayrıca Batı Afrika'da 12 binden fazla kişinin ölümüne neden olan ebola virüsünün yıktığı ailelerin çocukları seks kölesi olarak çoktan satıldı. Geçtiğimiz günlerde de Avrupa genelinde ortadan kaybolan göçmen çocukların hikâyeleri basına yansıdı. Europol'ün verilerine göre 2015 yılında Avrupa genelinde 12 bin göçmen çocuk kayboldu. Nerede oldukları konusunda henüz herhangi bir detayın bulunmadığı çocuklardan 6 bini Almanya'da, 5 bini İtalya'da ve bini de İsveç'te kayboldu.

DEVLET ELİYLE KAÇIRMA
Dünyanın en zengin ülkelerinin başında gelen 'te devlet eliyle yürütülen bir çalışma büyük tepki çekiyor. Çocuk Koruma Kurumu olan Barnevernet sistemi çerçevesinde devlet, çocuklara el koyuyor. Gerekçe olarak çocuklara şiddet veya aile içi geçimsizlik gibi nedenler gösteriliyor. Ancak uygulamanın özellikle göçmen ailelere yönelik olması ve çok hızlı bir şekilde işletilmesi büyük öfke doğuruyor. En son Romanyalı bir ailenin 4 çocuğuna birden devleti el koyunca 30 ülkede 300 binden fazla kişinin katıldığı büyük bir protesto düzenlendi. Uygulamaya karşı olanlar bebeklerin daha doğar doğmaz ailelerinden koparılmasının kabul edilemez olduğunu söylüyor. Özellikle Doğu Avrupa ülkelerinde Norveç hükümetinin el koydukları çocukları Hıristiyan ailelere sattıklarını ve böylece çocukların da istedikleri şekilde büyümelerini sağladıkları ileri sürülüyor. Resmi rakamlara göre Norveç'te 2014 yılında devlet bin 664 çocuğu ailesinden aldı.

4 BİN DOLARA KIZ, 5 BİN DOLARA ERKEK
170 milyon nüfusuyla Afrika'nın en kalabalık ülkesi Nijerya aynı zamanda, kıtanın en güçlü ekonomisi ve bölgenin en büyük petrol üreticisi. Ancak halk büyük bir yoksulluk içinde. Al Jazeera kanalı Nijerya'daki satılık bebek merkezlerini deşifre etti. 12 yıldır çocukları olmayan çift kılığına giren gazeteciler, birçok kliğini ve yetimhaneyi ziyaret etti. Gittikleri yerlerde 4 bin dolar karşılığında kız, 5 bin dolara da erkek çocukları rahatlıkla satın alabileceklerini gözler önüne serdi.

DOĞAR DOĞMAZ KOPARIYORLAR
Dünyada en fazla çocuk kaçırma vakası Hindistan'da yaşanıyor. Resmi rakamlara göre 500 binden fazla çocuk, insan tacirlerinin eline düşmüş durumda. Her 8 dakikada, 1 çocuğun kaçırıldığı Hindistan'da son olay Madhya Pradesh eyaletindeki Gwalior kentinde ortaya çıkarıldı. Kentteki bazı hastanelerde bebeklerin 1000 sterlin karşılığında doğar doğmaz annelerinden alınarak zengin ailelere satıldıkları belirlendi. Çocuklar, hayatlarını geri kalan kısmını modern köle olarak geçiriyor.

AÇLIKTAN OKULA GİDEMİYORLAR
Yaşanan aşırı sıcaklıklara bağlı olarak ortaya çıkan kuraklık Afrika'nın güneyindeki birçok ülkede hayatı yaşanmaz hale getiriyor. Yapılan son araştırmalara göre kıtanın güneyindeki ülkelerde 32 milyon kişi açlıktan ölümle karşı karşıya. Kuraklık Batı Afrika ülkesi Mali'yi de vuruyor. Ülkedeki kuraklık ve kıtlık nedeniyle yüzlerce çocuk son zamanlarda okullarından ayrılmak zorunda kaldı. Independent gazetesindeki habere göre öğrenciler açlıktan derslerde bayılır hale geldi.

'BÜYÜMESİNİ ENGELLEYELİM'
ABD'de son günlerde zihinsel ve bedensel engelli olan çocukların fiziksel olarak büyümelerinin engellenip engellenmemesi konusunda sert bir tartışma yaşanıyor. İlk olarak New York Times gazetesinde 7 yaşındaki bedensel engelli Ricky'nin hikâyesi anlatıldı. Haberde ailesinin, ileride bakımının daha zor olacağı için Ricky'nin büyümesini tıbbi yollarla engellemek istediği aktarıldı. ABD'de geçmişte de başvurulan bu yolu savunanlar, büyümenin engellemesinin hem hastaya hem de aile için kolaylık ve mecburiyet olduğunu söylüyor. Ancak karşı çıkanlar ise hasta çocukların kendi kaderlerini yaşamaya hakları olduğunu savunuyor.