X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Anne! Baba! Kusura bakma, beynim tadilatta
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Anne! Baba! Kusura bakma, beynim tadilatta

  • Giriş Tarihi: 18.9.2016
Anne! Baba! Kusura bakma, beynim tadilatta
Anne! Baba! Kusura bakma, beynim tadilatta

Anne ve babalar çocuklarından, onlar ebeveynlerinden şikayetçi. Ergenlikte aile içinde çatışmalar had safhada. Eskiden kendi halinde yaşanan ergenlik artık tüm ailenin sorunu oldu. Anne ve babalar çocuklarına nasıl davranacaklarını bilmiyor, gençler bu geçiş döneminde boşluğa düşüyor, isyankarlaşıyor. Tüm bunların bilimsel bir nedeni var, ergenin beyni tadilatta! Ergenlik sendromuna hem bilimsel bir cevap aradık, hem de konunun başrolündeki ergenlerle meseleyi masaya yatırdık

"Babam aslında seni sevmiyor, sadece bizim için sana katlanıyor!" Bu cümle birinin can düşmanına söylediği bir şey değil... 14 yaşındaki bir kızın öfke krizi esnasında annesine söyledikleri... Peki öfke krizindeki bu kızın en önemli özelliğini ne? Elbette ergen olması... "Nerede o eski ergenler" diye habere başlamakta fayda var... Çünkü yeni nesil bir başka... Modern yaşama alıştırdığımız, düşünce özgürlüğünü sınırsız bir özgürlükle sunduğumuz ergenlerle iletişim tam anlamıyla bir sanat. Kızlarda 11, erkeklerde 13 yaşında başlayan ve sekiz dokuz sene, inişli çıkışlı süregiden bir dönem ergenlik. Üstelik ergenleri dinlerseniz onlar ayrı bir telden çalıyor... Anlaşılamamaktan, çocuk yerine konmaktan, sınırlanmaktan söz ediyorlar... Her iki taraf için de bu dönemi kazasız belasız atlatmanın yolları elbette mevcut. Uzmanlar bu konularda ebeveynlerin hayatını kolaylaştıracak önerilerde bulunuyorlar. Ama bu önerilerden önce insan beyninin sırlarına odaklanmakta ve bu soruya bilimsel bir cevap aramakta fayda var. Bilim adamları ergenliğin sorumlusu olarak beyinde gerçekleşen tadilattan söz ediyor... Evet okumadınız, ergenlikte beynin bir bölümünde renovasyon var, bu nedenle davranışlar zaman anlamsızlaşabiliyor. Bahçeşehir Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Bahar Eriş, uzun yıllar beyin üzerine araştırmalar ve çalışmalar yapmış biri. Üstün zekalılarla ilgili yaptığı çalışmalar onu beynin gizemini çözmeye itmiş. Eriş, bu esnada dünyanın dört bir yanındaki kaynakları araştırmış ve ergenlik dönemine dair birçok noktayı farketmiş... Biz de Dr. Bahar Eriş'in kapısını çaldık ve ergenliği bize anlatmasını istedik:
- Ergenlikte çocukların beynine bir şey mi oluyor?
- Cinsiyet hormonlarının iyice çoğaldığı bir dönemden söz ediyoruz. Yakın zamana kadar ergenlikle ilgili çoğu şey bu hormonlarla ilişkilendirildi, oysa işin bir de beyin kısmı var. Beyinde de bir şeyler oluyor oysa ki... Düşünmeden sorumlu olan gri bir madde var beyinde. Gri madde altı yaşına kadar gelişir ve ondan sonra durur diye biliniyordu. Gelişen teknoloji yardımıyla yapılan araştırmalar gösterdi ki, ergenlik dönemine kadar (kızlarda 11, erkeklerde 13 yaş), bu gri hücreler artmaya devam ediyor. Bunların yoğunluğu artıyor diye çocuklar daha olgun düşünüyor sanmayın. Çünkü beynin mantıklı düşünmeden sorumlu kısmı, frontal kısmı, beynin gelişiminde en son olgunlaşan kısım. Beyin gelişiyor ama beynin kumandası geride kalıyor. Tıpkı çocuk padişah gibi; padişah ülkeyi yönetiyor ama çocuk. Aklı başında değil. Mantıksız, dürtüsel, kontrol dışı davranışlar devam ediyor çünkü beynin frontal bölgesi gelişimini tamamlamamış. Ergenlik döneminde risk alma dürtüsü çok yüksek olur çünkü o kısım gelişmiştir. Ama bu riskleri mantıksal biçimde kontrol edecek kısım gelişimini tamamlamamış! Haliyle sorunlar baş gösteriyor. Bu yüzden ergenlik döneminde gençler risk almaya çok daha yatkınlar. Alkol, uyuşturucu vs...
- Beyin tadilatta diyorsunuz ergenlik için... Nasıl bir tadilat bu?
- Beyin inşa oluyor. Gri hücreler çoğalıyor. Bunlar arasında bağlantılar oluşuyor. Bu bağlantılardan kullanılanlar kalıyor, kullanılmayanlar budanıyor. Yani üç aşama var; hücrelerin çoğalması, bağlantıların budanması, miyelizasyon...
- Biraz açar mısınız miyelizasyonu?
- Beyni bu dönemde hangi aktivitelerle beslerseniz, onlar hayatı boyunca kalıyor. Bir çocuk var vaktini sürekli bilgisayar başında ya da televizyon karşısında geçiriyor; bir diğer çocuk müzikle uğraşıyor, spor yapıyorsa, bu iki çocuğun beyni farklı şekilde gelişiyor. Üstelik bu kalıcı bir değişim, gelişim. Yetişkinlikte tüm bu davranış modellerini benimsiyor.
- Yani ergenlikte yapılan şeyler hayatımızı belirleyenler de oluyor aynı zamanda... Çok ciddi bir dönem...
- Kesinlikle. Bu zamana kadar ergenliğe kadar beyin gelişiminin tamamlandığı sanılırdı, yanlış bu. Aksine ergenlik en önemli dönem. Hiper bir öğrenme dönemi. Bu dönemde beyin ne kadar yeni ve iyi faaliyete maruz kalırsa o kadar güçlü oluyor. Mesela çocuk bu dönemde kitap mı okuyor, yetişkinliğinde de okumayı seven biri oluyor. Spor mu yapıyor, sporu hayat biçimi haline getiriyor. O yüzden asla "Bizimki bir enstrüman çalmak için çok geç kaldı" diye düşünmemek gerekiyor.
- Ergenlikte kız çocuklar anneleriyle, erkek çocuklar babalarıyla çatışıyor. Neden?
- Ergenlikte çocuklar aradıkları rol modelin ideal olmasını istiyorlar. Çünkü cinsel kimliklerinin de şekillendiği bir dönem. Cinsel kimlik şekillenirken, özdeşleşeceği kişinin ideal bir görüntüde olması önemli. Anne ve babasına o gözle baktığında, idealden uzak olduğunu düşünüyor. Sağlıklı bir kimlik edinebilmek için bunu yapmak zorunda.
- Bu dönemi yumuşak atlatmak için ne yapmak gerekiyor?
- Çocuklara nutuk atmak çok işe yaramıyor bu dönemde. Ama sürekli olarak bazı mesajları tekrar etmekte fayda var. Bu çok hoşlarına gitmese de, beynin arkasında bir yere kaydoluyor. Beynin nasıl çalıştığını çocuğa da anlatmakta fayda var. Beyninde neler olup bittiğini bilirse, davranışlarını anlamlandırabilir. Ailelerin sabırlı olması gerekiyor. Size bir şey dediğinde kişisel algılamadan hareket etmek gerekir. İçinizden yüze kadar sayıp cevap vermek etkili olabilir. Daha erken dönemden itibaren çocuğun duygusal zekasını geliştirmeye çalışmak en ideali elbette. Ergenlikten çok önce başlanması gerekiyor aslında hazırlığa...
- Yasakların sınırı ne olmalı?
- Ergenlikte uyku standartları da değişiyor. İki saat az uyumaya meyille oluyorlar. Ama uyku ihtiyacı devam ediyor. Bir ergenin uyuması gereken ortalama süre, 8.5-9.5 saat. Anlaşmalar yapmak gerekir çocukla. Ne kadar süre internette geçirecek, planlamasını birlikte yapmak gerekir. Çocuklara model olurken kendi davranışlarımızı da gözden geçirmek gerekir. Siz elinizden cep telefonunu düşürmezken, çocuğa "Bırak" diyemezsiniz.