X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Yaşlı insan güzel olmaz fikri koca bir yalan
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Yaşlı insan güzel olmaz fikri koca bir yalan

  • Giriş Tarihi: 23.10.2016
Yaşlı insan güzel olmaz fikri koca bir yalan
Yaşlı insan güzel olmaz fikri koca bir yalan

’nın yıldızlarından biri de Andie MacDowell’dı. Zarafetinden, nezaketinden onu görüp de etkilenmeyen yoktu. MacDowell’la uzun uzun sohbet edip yaşlanmaktan tutun da 15 Temmuz’a kadar birçok konuyu konuştuk

Dört Nikah Bir Cenaze, Bugün Aslında Dündür, Seks Yalanları gibi önemli filmlerin oyuncusu, malum Uluslararası Yarışma'nın jüri üyesi olarak görev yapıyor festivalde. Film gösterimlerinde lılarla buluşuyor. AKM'de festival seyircisiyle iç içe geçiriyor günlerini. Kendisini kanlı canlı görenler için Andie MacDowell, zarafetin ve nezaketin Antalya'da vücut bulmuş hali sanki... Festivalin başından beri kaç zamandır söyleşi yapmak için boş bir anını bekliyordum. O haber bir türlü gelmiyordu. Haber gelince böylesi bir kadınla tanışacak olmaktan dolayı heyecanlanmadım desem yalan olur. Kaldığı otelde buluşunca neden haberin geç geldiğini anladım. Andie MacDowell söyleşiyi dar bir zamana sıkıştırmak istemiyordu. Zamanımız bol olduğu için uzun uzun konuşabildik. Söylediklerinizi can kulağıyla dinliyor. Her soruya bir yorumu var. Güzel soru, tehlikeli soru diye gülümsüyor mesela. O Amerikalılara özgü rahatlık elbet Andie MacDowell'da da var. Ama aurasına yansıyan samimi zarafet sayesinde bu rahatlığın karşısındakini rahatsız etmemesine dikkat ediyor. Ünlü oyuncu Antalya'dan sonra İstanbul'a gitmek için de can atıyor. Çünkü 'ye gidiyorum dediği andan itibaren arkadaşları "Mutlaka İstanbul'u görmelisin" demiş. 'ye gelirken biraz kaygıları olsa da Antalya'da geçirdiği günler içinde bu kaygılarının gereksiz olduğunu görmüş.

- Hollywood'da son yıllarda kadın oyuncuların haklı bir isyanı var. Erkek egemen yapıya ciddi eleştiriler getiriyorlar. Takip ediyorsunuzdur, siz ne düşünüyorsunuz bu isyanla ilgili?
- Hollywood değişiyor. Evet, genç meslektaşlarımın ciddi bir şekilde sektörün kadına karşı yaklaşımına itirazları var. Eşitlik istiyorlar. Onların bu itirazını, artık genç erkek oyuncular ve sinemacılar da destekliyor. Bunun önemli bir gelişme olduğunu düşünüyorum. Mesela eskiden bırakın eşitlik istemeyi çocuklarımız ya da çocuklarımıza ne kadar değer verdiğimiz hakkında konuşmaya korkardık. Bu profesyonelce bulunmazdı. Kadın oyuncunun aynı zamanda anne olabileceği fikri pek sıcak gelmezdi insanlara. Kadınlar vücutları içinde rahat değildi. Zayıf olmak zorundaydınız. Bu bir baskı yaratıyordu. Ama bütün bunlar artık değişti. Ve bu tabii çok önemli bir gelişme.

- Sizin gibi pek çok oyuncu, yönetmen artık TV dizilerinde boy gösteriyor. Dizi starları sinema starları gibi ilgi görüyor. Dizilerin yükselişi sinemayı nasıl etkiler sizce?
- Diziler aslında oyunculara, yönetmenlere ve sektörde çalışanlara yeni bir çalışma alanı seçeneği sunuyor. Bu seçeneği görünce insan şunu düşünüyor: Neden kendimi sadece filmlerde oynamakla sınırlandırayım ki? Ayrıca izleme pratiği konusunda seyirciye konforlu imkanlar sunuyor. Mesela bir gün evinizde oturup bir dizinin tüm sezonunu izleyebilirsiniz. Bu güzel bir şey, ben mesela dizileri böyle izlemeyi çok seviyorum. Tabii ki sinemanın yeri ayrı. Sinemada bir film izlemek muhteşem bir deneyimdir.

- Siz yaş alırken güzel kalma konusunda hiç taviz vermediniz. Bu tavrınız hep takdir gördü. Güzellik meselesine yaklaşımınız nedir?
- Yaş aldıkça aslında ruhunuzda bir yumuşama oluyor. Eskiden katı olduğunuz bir meseleye daha normal, empatik bakabiliyorsunuz. Bu yumuşama açıkçası insanın edasına da yansıyor. Ama temel olarak yaşlanmış olan birini çirkin görmek ne kadar doğru? Aslında genel olarak güzellikle ilgili sorunlu bir bakış açımız var. Yaşlı insanın güzel olmayacağı fikri, tüm dünyada öğretilmiş bir bilgi ve herkese dayatılıyor.

- Yani bakmayı bilirseniz karşınızdakinin güzelliğini görebilirsiniz mi demek istiyorsunuz?
- Evet! Karşınızda kim olursa olsun ya da ne olursa olsun siz onun içindeki güzelliği görmek isterseniz görürsünüz. Burada önemli olan sizin bakış açınız! Hayatta güzellik ararsanız bulursunuz. Tabii ki dinç kalmak için yoga da spor da yapıyorum. Vücuduma bakıyorum. Ama bunu güzel olmak için değil, ağrılı sancılı bir yaşlılık geçirmemek için yapıyorum.

- Birçok genç oyuncu sizi idol olarak görüyor. Sizin idolünüz ise Diane Keaton. Neden onu idol olarak görüyorsunuz?
- Çok zeki ve iyi bir mizah anlayışına sahip. Tabii ki çok yetenekli. Ayrıca o da vücuduna bir şey yaptırmadan doğal güzelliğini koruyarak yaş alan biri.

- Harper Lee'nin kitabından aynı adla uyarlanan Bülbülü Öldürmek'in sizin en çok sevdiğiniz filmlerden biri olduğunu okumuştum. Doğru mu? - Evet doğru. Filmdeki Atticus karakterinin tavrını çok seviyorum. Biliyorsunuz Atticus asılsız bir iddiayla yargılanan bir zenciyi savunmakla görevlendirilir ve kasabalıyla ters düşer. Fakat o doğru bildiği bir şeyi yapar. Çünkü bir vicdanı vardır. İşte o vicdan beni etkiliyor. Bunun için filmle birlikte tabii ki kitabını da çok seviyorum.

Amerikalı olduğum için insanlar beni sevmez diye düşündüm
- Siz daha önce Türkiye'ye gelmediniz diye biliyorum. Var mıydı bir aşinalığınız ve gelip gördükten sonra burası size neler hissettirdi?

- Evet, hiç gelmedim. Ama benim köpeğim Anadolu Çoban Köpeği'ydi. 25 yıl birlikte yaşadık. Dolayısıyla biraz da onun sayesinde Türkiye'ye karşı hep bir merakım oldu. Türkiye'ye geleceğimi söyleyince insanlar, İstanbul'u görmem gerektiğini anlattılar. Antalya tam bir kıyı şehri, burayı çok sevdim. Ayrıca antik şehirlere gittim, çok beğendim. Mutfağınızı, yemeklerinizi sevdim. Patlıcanlı mezelerinizi unutmam mümkün değil. ABD'den gelirken Türk Hava Yolları ile yolculuk ettim. Görevlilerin yaklaşımı ve hizmetinden memnun kaldım. Ama Antalya'dan sonra İstanbul'a gidip o güzel şehrinizi de göreceğim. Ama bir şey itiraf edebilirim. Türkiye'ye gelirken biraz kaygılarım vardı, Amerikalı olduğum için insanların beni sevmeyebileceğini düşünüyorum. Ama buraya gelince bu kaygılarımın gereksiz olduğunu gördüm. İçimde iyi duygular var sizinle ilgili.

- 15 Temmuz'da bir darbe girişimi yaşandı. Haberiniz oldu mu? Duyunca neler hissettiniz?

- Elbette haberim oldu. Sizler için çok kaygılandım. Ama olayların nasıl geliştiği, neler olduğuyla ilgili çok bilgim yok. Şimdi sizlerin güvende olduğunuzu görüyorum ve bunun için mutluyum. Ama o gün pek çok insanın yaşamını yitirdiği ni biliyorum ve onlar için de çok üzgünüm.

Eskisi gibi romantik biri değilim
- Oynadığınız birçok romantik komedi sinema tarihine geçti. Peki şimdiki romantik komedileri nasıl buluyorsunuz?

- Romantik komediler seyircinin kendini iyi hissettiği bir tür. İzlerken çok üzülmez, sinirlenmezsiniz. Ama artık eskisi gibi romantik komedi izlemiyorum. Belki de artık romantik biri değilim, bilemiyorum. Ama şunu söyleyebilirim. Romantik komedilerde hep genç insanların maceraları anlatılıyor. Belki yaşlı çiftlerin yaşadıkları da anlatılabilir.

Dünyaya umutlu bakmak istiyorum
- Dünya çok sorulu bir yer haline geldi. Mesela yanı başımızda Suriye iç savaşı sürüyor ve ortaya çıkan mülteci meselesine çözüm bulunamıyor. Farklı coğrafyalarda da farklı sorunlar var. Ve biz bunların üstesinden gelemiyoruz. Siz dünyaya bakınca ne görüyorsunuz?

- Açıkçası dünyaya bakınca umutlu olmak için bir şeyler bulmaya çalışıyorum. Çünkü aç insanları doyuramıyoruz, insanların evsiz kalmasına çare üretemiyoruz, savaşları bitiremiyoruz... Bütün bunlar gerçekten insanı çok üzüyor. Bunlar çok acı şeyler. Bazen insan olarak beynimizi tam kapasite çalıştıramadığımızı düşünüyorum. Çünkü insanlık olarak bu sorunları çözebiliriz. Sonuç olarak hepimiz aynı dünyada yaşıyoruz. Ve dünyayı daha yaşanabilir hale getirme gücüne, erdemine sahibiz. Acaba yapmak mı istemiyoruz, bilemiyorum. Ama yapabilecekken yapmamak da çok acı verici. Hayatta en çok istediğim şey barışın sağlanması.