X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Yeşil sahaların en 'artist'leri
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Yeşil sahaların en 'artist'leri

  • Giriş Tarihi: 27.11.2016
Yeşil sahaların en 'artist'leri
Yeşil sahaların en 'artist'leri

Spor ve sinema her zaman içiçe oldu. Yetenek ve yaratıcılıktan beslenen bu iki disiplin, birbirlerinden bol bol beslendi zaman içinde. Sadece futbol değil elbet. Yeri geldi Dünya karate şampiyonu Chuck Norris en büyük aksiyon yıldızlarından birine dönüştü. Yeri geldi NBA'in en büyük yıldızlarından Kareem Abdul-Jabbar, meşhur absürt komedi Uçak'ta pilot koltuğuna oturdu. Ancak gene de en çok futbolla yaşandı bu geçişkenlik. Beckham, Zidane, George Best, Ginola gibi ikonik futbolcular çeşitli defalar arz-ı endam etti beyaz perdede. İşte size futbol dünyasından sinemaya geçici ya da temelli transfer olan bir kaç örnek...

PELE
Tüm zamanların gelmiş geçmiş en iyilerinden hatta bazılarına göre en iyisi olan Pele, beyaz perde de boy göstermekten geri kalmadı. Kısa süre önce, Brezilya'nın arka sokaklarından çıkıp daha 17'sinde ülkesini ilk Dünya Kupası şampiyonluğuna taşıma hikayesi sinemaya aktarılan Edson Arantes do Nascimento yani bilinen adıyla Pele, 1987 yapımı Hotshot gibi 11 yapımda oynadı. Ama şüphesiz oyunculuk kariyerinin en önemli halkası, dönemim diğer ünlü futbolcularıyla birlikte kamera önüne geçtiği 1981 yapımı kült film Zafere Kaçış filmiydi. Ardiles, Bobby Moore, van Himst ve Deyna gibi yıldızlarla aynı takımda, Nazileri sahada alt eden Pele'nin yetenekleri karşısında, sonunda Nazi subayı dahi ayakta alkışlamaktan kendini alamıyordu.

VINNIE JONES
Sokaktaki 100 kişiye sorsanız 90'ı onu bir sinema ve dizi oyuncusu olarak tanır. Haksız da sayılmazlar. Zira futboldan daha çok filmleriyle isim yaptı. Balta lakabıyla müsemma bir oyuncuydu Vinnie Jones. Rakibi zaman zaman gaddarlık sınırlarını zorlayan bir sertlikle yıldıran, hırçın bir oyuncuydu. İngiliz Premier Lig'de Chelsea ve Leeds United gibi kulüplerin formasını giydi. Jones'a film sektörünün kapılarını aralayansa ürkütücü yüzü, iri cüssesi ve bu kendine has portresi oldu. Premier Lig'de 184 maça çıkıp 13 gole imza attı ki bu onun tarzında ve böylesine yetenekleri sınırlı bir oyuncu için hayli iyi bir rakamdı. Sinema filmlerinde ve Sherlock Holmes uyarlaması Elemantary gibi dizilerde her zaman, az konuşup bol bol vuran, yarı hatta bazen tam psikopat, kötü adamları ya da katilleri canlandırdı. 50 yaşındaki İngiliz, şu ana dek 94 yapımda yer aldı. Snatch gibi, XMen gibi ya da John Travolta ve Hugh Jackman'lı Kod Adı Kılıçbalığı gibi popüler filmler de yer alıyor CV'sinde. Velhasıl Jones kamera önünde, futbol kariyerinin çok daha ötesinde başarılara imza attı. İkinci mesleği, asıl işini gölgede bıraktı.

ERIC CANT ONA
Manchester United formasıyla beş sezonda dört Premier Lig şampiyonluğu yaşayan, yeşil sahaların en sıra dışı figürlerinden Eric Cantona, futbol yıldızı olduğu kadar bir popüler kültür ikonuydu. Kral lakaplı karizmatik Fransız, bu durumun hakkını futbol kariyeri sonrası verdi. Yeşil çimlerde zaman zaman reklam filmlerinde sinyalini verdiği sahne ışığını ve rol becerisini beyazperdeye yansıttı. Yedi dalda Oscar adayı olup, En İyi Makyaj ödülünü kazanan 1998 yapımı Elizabeth, Cantona'nın sinema kariyerindeki en önemli rol oldu şüphesiz. Bunun yanı sıra çoğu Fransız yapımı 29 kadar filmde irili ufaklı roller üstlendi. Karizmatik Danimarkalı Mads Mikkelsen ve güzel Fransız oyuncu Eva Green ile beraber The Salvation filminde de boy gösterdi.