Türkiye'nin en iyi haber sitesi
HAZAL DURAN

İyi Parti’de kongre sonrası döneme dair notlar

İyi Parti'nin 3 Ağustos'ta gerçekleşen 4. Olağanüstü Kongresi'nin akabinde başlayan tartışmalar geçtiğimiz günlerde Başkanlık Divanı ve Genel İdare Kurulu üyelerinin belirlenmesinin ardından yeni bir yöne evirildi. "Bugün Geleceğin İlk Günü" sloganıyla gerçekleştirilen kongre partinin üst yönetiminin belirlenmesi açısından hayati bir öneme sahipti. Zira partinin oluşan yeni üst yönetiminin 2023'e doğru partinin siyasi söyleminin ve gelecek perspektifinin şekillenmesinde çok etkili olması bekleniyor.

Kongre'nin İyi Parti açısından en önemli sonucu, milliyetçilik ile merkezde konumlanma arasında zikzak çizen partinin nihayetinde yönünü merkeze çevirmesi oldu. İyi Parti kuruluş aşamasında milliyetçi seçmene bir alternatif oluşturma amacı doğrultusunda milliyetçi söylemin baskın olduğu bir parti programı oluşturmuştu. Hatta parti programında öne çıkan vaatlerden birisi milliyetçiliğin ekonomik ve kültürel alanda baskın ideoloji haline getirilmesiydi.

Fakat 24 Haziran seçim sürecinden itibaren İyi Parti'nin milliyetçilik ve merkezilik arasında savrulan bir çizgi izlediği ve bunun sonucunda partinin bir siyasal açmaza girdiği görüldü. Bu sebeple partinin kuruluşundan itibaren geçen bir buçuk yıllık süreçte İyi Parti, yaşanan parti içi krizler ve istifalar sebebiyle sık sık gündeme geldi. Parti'nin kuruluş aşamasında yer alan Ümit Özdağ, Fatih Mehmet Şeker, Yusuf Halaçoğlu, Özcan Yeniçeri, Ruhat Mengi ve daha birçok isim partiden bu krizli süreçte ayrıldı. Ayrılan isimlerin bazıları partinin yeterince milliyetçi olmadığını belirtirken, bazıları ise partinin Atatürkçü bir kimliğe sahip olmamasını ayrılış gerekçesi olarak gösterdi. İyi Parti'nin yaşadığı bu krizli dönemin en zirve noktası ise daha sonrasında vazgeçse de Genel Başkan Meral Akşener'in de istifa kararı almasıydı.

4. Olağanüstü Kongre ise İyi Parti kendisini merkezde konumlandırma çabasının bir sonucudur. Genel İdare Kurulu'nda milliyetçi isimlerin ağırlığının azalması bu durumun en somut yansımasıdır. Fakat parti üst yönetimindeki değişiklikler Ekim 2017'de kuruluşunun ardından İyi Parti'de yaşanan krizlere bir yenisini eklemiş gibi görünüyor. Genel İdare Kurulu'ndaki değişikliklerden rahatsız olan bazı delegeler, "GİK üye seçiminde usulsüzlük yapıldığı, parti tüzüğüne ve Genel Başkan Meral Akşener'in çarşaf liste çağrısına uyulmadığı" gerekçesiyle Çankaya İlçe Seçim Kurulu'na başvurarak bu seçimlerin iptal edilmesini talep etti. Yeni üst yönetimden memnun olmayanlar sebebiyle parti içinde yeni gruplaşmalar başladı.

İyi Parti'nin Olağanüstü Kongre sonrasında parti içindeki kamplaşmaları kontrol etmesi ise şimdilik zor görünüyor. Partinin milliyetçilikten merkeze doğru konumlanışının da etkisi göz önüne alındığında partideki dönüşümün yeni çatışmaları kaçınılmaz hale getirmesi şaşırtıcı değil. MHP lideri Devlet Bahçeli'nin İyi Parti'den ayrılan milliyetçilere MHP'ye dönüş için açık kapı bırakması ise milliyetçi tabanın bir noktada MHP'ye dönebileceği ihtimalini güçlendiriyor. Esasında Kongre'de İYİ Parti Başkanlık Divanı'nın genel başkan yardımcılıklarından ziyade başkanlıklardan oluşturulmasını parti içerisinde oluşabilecek krizlere karşı hiyerarşik otoriteyi sağlama hamlesi olarak düşünmek gerekiyor. Tüm bu değişkenler etrafında İyi Parti'nin siyasi serencamının ne yönde seyredeceğini ise önümüzdeki günlerde lider kadronun partideki gruplaşmaları ve tabandaki oy geçişkenliğini kontrol altına alıp alamayacağı belirleyecek.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA