X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Doktorunuza danışmadan bitki çayı içmeyin
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

unuza danışmadan içmeyin

  • Giriş Tarihi: 17.1.2013 15:00 Güncelleme Tarihi: 17.1.2013 15:01

Bitkilerin ve çaylarının bazı hastalıkların sinde olumsuz etki yaptığını belirten Beslenme Uzmanı Banu Demirözü, tedavi görenlerin larına danışmadan tüketmemeleri gerektiğini söyledi.

Bitki çaylarının hastalıklardan korunmada rol oynadığını belirten Beslenme Uzmanı Banu Eroğuz Demirözü, ayrıca bitki çaylarının kışın azalan su tüketimine karşı sıvı ihtiyacının giderilmesinde de etkili olduğunu söyledi.

Demirözü, bazı hastalıkların sini olumsuz etkileyebildiği için bu kişilerin tüketmeden önce tedavilerini yürüten larına danışmalarını önerdi.

Daha çok kışın tercih edilen bitki çaylarının farklı özellikler taşıdığını söyleyen Demirözü, bu özellikler hakkında şunları aktardı:

Ihlamur: İdrar, balgam söktürücü, göğsü yumuşatıcı özellikleri ile kış aylarının vazgeçilmez içecekleri arasında bulunmaktadır. Ayrıca hazmı kolaylaştırıcı etkisi vardır. 1 tatlı kaşığı bal ile içildiğinde mideyi rahatlatır. Bağışıklık sisteminin kuvvetlenmesine de yardımcı olarak soğuk algınlığı ve gribe karşı koruyucu etki gösterir.

Kuşburnu: Yüksek oranda C vitamini içeren kuşburnu kan sulandırıcı etkisinin yanı sıra bağışıklık sisteminin kuvvetlenmesine de yardımcı olarak soğuk algınlığı ve gribe karşı koruyucu etki gösterir.

Adaçayı: Adaçayı kuvvetli bir antioksidandır. Antioksidan özeliği ile bağışıklık sistemini güçlendirerek hastalıklara yakalanma ihtimalini azaltır. Yemek sonrası içildiğinde hazmı kolaylaştırır. Ancak bileşiminde bulunan bazı aromatik maddeler yüksek dozlarda alınırsa zehirli olabilir, bu sebeple dikkatli tüketilmelidir.

Çay: Son yıllarda çayın sağlık üzerine etkilerine yönelik araştırmalarda çayda bulunan polifenoller ve flavonoidlerin hücre ve dokulardaki oksidasyonu engelleyici antioksidan etkileri tespit edilmiştir. Günlük 6 fincana kadar çay tüketiminin 1 hafta içinde kan antioksidan kapasitesinde artış sağladığı gözlenmiştir. Ayrıca içerdiği kateşinlerin metabolizmayı hızlandırarak kilo kontrolüne yardımcı olduğu düşünülmektedir. Ancak çayın bu faydalarının yanı sıra, özellikle demir emilimini azaltıcı (çay limonlu içilirse bu etki azalır) ve kalp ritmini bozucu etkilerinde dolayı günde 3-4 fincandan fazla içilmemesi önerilmektedir.

Kahve: İçerdiği kafeinin santral sinir sistemini uyarıcı etkisi vardır. Kafeinin etkileri kişiden kişiye farklılık göstermekle beraber en sık rastlananlar kalpte ritim bozukluğu, çarpıntı, hipertansiyon, kansızlık ve mide rahatsızlıklarının artmasıdır. Uyanık kalmak ve yorgunluğu azaltmak amacıyla biraz fazla tüketilmesi alışkanlık yapabilmektedir. Ayrıca kafein idrar ve dışkı yoluyla az miktarda kalsiyum kaybına da neden olmaktadır. Bu sebeple kahveyi sütlü olarak içmek kalsiyum takviyesine yardımcı olacaktır. Kilo kontrolü sağlamak amacıyla tam yağlı süt yerine düşük yağlı veya yağsız sütler tercih edilebilir.

Kakao: Çok eski dönemlerden itibaren uyarıcı etkisi sebebiyle konsantrasyonu artırdığı bilinen kakaonun başka faydaları da bulunmaktadır. Nottingham Üniversitesi'nde yapılan bir çalışma kuvvetli bir antioksidan olan ve kakao çekirdeğinde bulunan flavanolün, beyne daha fazla oksijen gitmesini sağladığını göstermiştir. Ayrıca kakaonun LDL kolesterolün oksidasyonunu önleyerek damar hastalıkları riskini azalttığını gösteren çalışmalar da vardır. Harvard Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından Panama'da kakaonun doğal biçimini tüketen Kızılderili kabileleri üzerinde yapılan incelemelerde araştırmaları destekleyen bulgular tespit edilmiştir. Ancak kakaonun yüksek oranda yağ ve şekerle alınmaması gerekmektedir.