X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Haftada 3 gün 16.00'dan sonra oruç tutun!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Haftada 3 gün 16.00'dan sonra oruç tutun!

  • Giriş Tarihi: 28.1.2013

Hızlı yaşlanmanın önüne geçmede kalori kısıtlaması büyük önem taşıyor. Haftada üç gün akşam yemeğini atlayın, saat 16.00'dan sonra hiçbir şey yemeyin!

Klentze Enstitüsü Kurucusu ve Bilimsel Direktörü, Avrupa Anti-aging Tıbbı Derneği Onursal Başkanı Prof. Dr. Michael Klentze; Bahçeşehir Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Genetik Ana Bilim Dalı ve Medical Park Göztepe Hastanesi işbirliğiyle organize edilen '21. Yüzyıl Tıbbı: Rejeneratif ve Kişiye Özel Tedavi' konulu konferans için Türkiye'ye geldi. Klentze, yaşlanmayla ilgili soruları yanıtladı:

Yaşlanmayı durdurmak mümkün mü?
Milyonlarca yıldır insanoğlu; gençlik çeşmesini bulup suyundan içmek istiyor. Ancak bunu bulmak zor, sonsuz gençliğe sahip olmak imkansız! Yaşlanma; hücrelerdeki değişikliklerin birikimi ve bunların ölüm riskini artırmasıdır. Günün birinde ölmeye programlanmışız çünkü yeni nesiller geliyor. Bu noktada sağlıklı ve kaliteli yaşlanmanın çaresini arıyoruz.

KAMU SAĞLIĞI SORUNU

Dünya yaşlanıyor mu?
ABD'de 65 yaş ve üstü nüfus 1990'da 30 milyonmuş, 2030'da 70 milyon, 2050'de 96 milyon olacak yani yaşlı nüfus çok fazla olacak. Bir şey yapmak lazım bu konuda. Bunun çaresi de antiaging'dir yani yaşlanma karşıtı önlemler. Anti-aging kozmetik bir sorun değil; kamu sağlığı sorunudur. Çünkü 40 yaşından itibaren hızla artan bir sağlık gideri var; bu nedenle anti-aging, sırf zenginleri ilgilendiren bir durum değil.

Ne yapabiliriz kaliteli yaşlanmak için?
Her şey gıdayla başlar ancak gıdayı ne kadar tükettiğiniz çok önemli. Enerji yaşlanma açısından çok önemli. Enerjiden sorumlu olan molekül NADH'dır. Ne kadar çok yerseniz, o kadar az enerjiniz oluyor. Ne kadar çok yerseniz; NADH, yaşınızı o kadar yükseltiyor. İşte bu nedenle kalori kısıtlaması ciddi önem taşıyor. Ben "Haftada üç gün, saat 16.00'dan sonra bir şey yemeyin" derim. Akşam yemeğini atlayın ya da akşam yemeğini 16.00'da yiyin. Böylelikle uzun bir süre aç kalmış, oruç tutmuş oluyorsunuz. Öğle yemeğini 15.00'te yerseniz, sonrasında bir şey yemeye ihtiyacınız olmaz. Bir şey içmek isterseniz; yeşil çay ya da su için.

HIZLANMIŞ YAŞLANMANIN SORUMLULARI
Hızlanmış yaşlanmaya neden olan etkenlerin başında stres geliyor. Mobing'e yani duygusal şiddete maruz kalmak; telomer (kromozomların bitişinde bulunur ve DNA'yı tehlikeden korur) uzunluklarını etkiliyor.

SEROTONİN EKSİKLİĞİ

Kronik yorgunluk, depresyon, kötü beslenme, sigara içme, D vitamini (telomeri uzatmak ya da muhafaza etmek için çok önemli) eksikliği, serotonin hormonu (osteoporoz, diyabet ve kardiyovasküler hastalıklar üzerinde önemli) eksikliği, C vitamini (telomer uzunluğu üzerinde etkili) eksikliği, kalori sınırlamasının yapılmaması, yeteri kadar uyumama ve spor yapmama da hızlı yaşlanmayı önemli ölçüde etkileyen faktörler arasındadır.

BAĞIRSAKLARA DİKKAT EDİN!
Beslenme alışkanlıkları her yere göre değişiyor. Japonlar'da ömür süresinin uzun olması; yedikleri gıdalarla gen yapılarının arasında çok olumlu bir ilişkinin olmasından kaynaklanıyor. Bizim tükettiğimiz gıdaların genlerimizle iyi bir ilişkisi yok!
Bağırsaklardaki enflamasyon; diyabet, kardiyovasküler risk, beslenme alerjisi anlamına gelir. Bunlar bağırsak florasının bozulmasından kaynaklanıyor yani bağırsak florası, hayatımızın uzun olması açısından çok önemli bir etkendir.

KENDİ KÖK HÜCRENİZLE GENÇLEŞMENİZ MÜMKÜN
Liv Hospital Estetik Rekonstrüktif ve Plastik Cerrahi Uzmanı Dr. Ümran İleri, yaşlanma karşıtı önlemlerle ilgili şunları söyledi:
Kişinin kendisinden elde edilen yenileyici hücreler, kozmetik alanında da kullanılabiliyor. Bu hücreler yaşlanmış bölgeleri yeniliyor. Herhangi bir yan etkisi de yok!
Bu uygulamalar, gelişen teknoloji sayesinde kısa bir süre içinde yapılabiliyor. Cilt, kullanılan yenileyici hücrelere olumlu tepki gösteriyor ve önceden kullanılan yapay maddeler gibi vücut tarafından geri atılımı söz konusu olmuyor. Dolayısıyla yapılan operasyonun tekrarlanmasına gerek kalmıyor; tek seansta kalıcı bir sonuç elde ediliyor.

ANNE-BABANIN ÖMRÜ ÇOCUKTAN UZUN OLACAK!
Metabolik sendrom, diyabet, kardiyovasküler hastalıkların görülme sayısı arttı. Bugünkü anne-babalar, muhtemelen kendi çocuklarından daha uzun yaşayacak. Çünkü diyabet ve obezite nedeniyle çocukları hayatlarını daha erken yaşlarda kaybedebilir. Bu arada insanlar çok fazla yapay etkenlere de maruz kalmaya başladı. Dolayısıyla hastalıklara yakalanma oranlarında ilerleyen yıllarda artış olacağı öngörülebilir.

ANTI-AGING ANNE KARNINDA BAŞLAR 75 YAŞINDA DEĞİL!
Anti-aging yani yaşlanma karşıtı tedavi, 75 yaşına gelmiş insanlar için değildir; anne karnında başlar. Anne hamileyken sigara içerse, çocuğu da sigara içmiş olacak ve bu durum akciğer kanseri için bir risk oluşturmaya başlayacaktır. Gençken beslenmemize, sporumuza, yaşam biçimimize dikkat edersek; geleceğe yatırım yapmış oluruz. Sağlıklı bir yaşlılık süreci için gençlik çok iyi değerlendirilmeli.