X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Hasta önemli hastalık değil
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Hasta önemli hastalık değil

  • Giriş Tarihi: 31.1.2013

Genetik bilimindeki ilerlemenin, hekimlerin bakış açısını değiştirdiğini söyleyen Prof. Dr. Kılıç: Bizim zamanımızdaki tıp eğitimi ile şimdiki eğitim çok farklı. Artık hastalık değil; Ayşe Hanım ya da Ahmet Bey yani hasta var!

Tıp bilimi artık yeni bir çehreye bürünüyor. Yüzyıllardır 'hastalık' üzerine odaklanan tıp bilimi artık genetik teknolojisindeki gelişmelerle, 'hasta' odaklı bir felsefeyle insana yaklaşıyor. Bahçeşehir Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Türker Kılıç; genetik bilimindeki gelişmelerin hastaları nasıl etkilediği konusunda önemli bilgiler verdi:

BİLGİ ÇOK ÇABUK ARTIYOR

Tıp fakültesine giren bir öğrencinin; eğitimine başladığı günden bitirdiği güne gelene kadar, bilgi yaklaşık sekiz kat artar. Bu da hekimin hem hastaya bakış açısını, hem de kullandığı tedavi yöntemlerini değiştiriyor. Bilgisayar teknolojisinden sonra kendisini en hızlı yenileyen bilgi alanı, sinir bilimidir.
Genetik de bu bilgi değişiminin en hızlı olduğu alanlardan biridir. Bunun sebebi de, 2001 yılında insan genomunun bulunmasıdır. Bu gelişme; 21'inci yüzyılın ilk yıllarında meydana geldi ve aradan 12 yıl geçti. Bu geçen zaman; hem hastaya, hem de hastalığa olan bakış açımızı değiştirdi. Artık tıp eğitiminin amacı hastalığı değil, hastayı tedavi etmek üzerine kurulu. Yani artık hastalıktan değil, hastadan bahsediyoruz.

GEÇEN YÜZYILDAN FARKLIYIZ

Bizim dönemimizde daha çok, hastalığa yönelik ne yapılabileceğini düşünen bir tıp eğitimi vardı. Bugün ise hastaya özgü tedavi var. Bu bakış açısındaki değişimin altında da genetik teknolojisindeki gelişmeler ve kök hücre tedavisi yatıyor.
Genetik bilimi sayesinde elde edilen bilgilerin o kişinin tedavisinde kullanılması; hastalığın anlaşılmasından artık çok daha önemli. Tıpta, geçen yüzyıl ile bu yüzyıl arasındaki en büyük fark budur! Geçen yüzyıl örneğin hipertansiyonu anlamaya ve tedavi etmeye yönelik bir yüzyıldı. Bu yüzyılda ise hipertansiyonun o kişiyi nasıl etkilediği üzerine çalışılıyor ve ona göre, kişiye özel bir tedavi yöntemi belirleniyor. Yani artık tıpta hipertansiyon değil, hasta Ahmet Bey ya da Fatma Hanım var!

ARTIK HASTA OLMAMAK İÇİN NEŞTER KULANILACAK!
Cerrahi tedavi artık var olan hastalığı tedavi etmekten ziyade; olması muhtemel hastalığı önleme amacıyla kullanılacak. Örneğin; bundan yaklaşık 20 sene önce beyne pıhtı gider, damar tıkanır, damar tıkandıktan sonra pıhtı çıkarılırdı. Ama yakında tıp eğitiminde buna neredeyse hiç gerek olmayacak.
Bugün artık pıhtının oluşmasına sebep olan damara bir stent yerleştiriyoruz ya da mikrocerrahi ile sorunu ortadan kaldırıyoruz. Yani pıhtı daha gitmeden ve beyin dokusu zarar görmeden, önlemeye yönelik bir tedavi uyguluyoruz.

HER HASTA FARKLIDIR
Bir insan ile bir şempanze arasındaki genetik fark yüzde 0.5'tir. Bir inek ile bir insan arasındaki fark ise yüzde 2'dir. Bu yüzde 2'lik oran; bu iki canlı arasında çok büyük fark yaratıyor.
Aynı serviste yatan iki beyin kanserli hasta arasındaki genomik fark ise yüzde 6-7'dir. Biz ikisine de aynı tedaviyi uygularsak; bir insan ile bir inek arasındaki farktan daha büyük farka sahip iki tümör üzerinde aynı tedaviyi uygulamış oluruz. Bu nedenden dolayı bazı kanser türlerinde hâlâ istediğimiz başarıyı yakalayamadık.

CERRAHİ HEP OLACAK AMA KESİLER KÜÇÜLECEK
Günümüzün tıp anlayışında amacımız, mümkün olduğu kadar ameliyata gerek kalmadan hastanın tedavisini yapmaktır. Ancak amaç bu girişimsel yöntemleri azaltmak olsa bile; cerrahi hep olacaktır. Çünkü bazı önleyici teknikler; bu tür yöntemler ile uygulanabiliyor. Örneğin gen aşısını beynin istediğiniz noktasına cerrahi yöntemle yerleştiriyorsunuz. Kök hücreyi, o hastalığı tedavi edeceğiniz noktaya yine girişimsel bir yöntemle koyuyorsunuz.

DOKUYA AZ ZARAR VEREN AMELİYAT
Travma olduğu sürece cerrahi olacaktır. Ama diğer yandan amacımız; dokuya mümkün olan en az zararı veren ameliyatı yapmaktır. Dolayısıyla ameliyatın başlangıç noktasındaki kesi alanı giderek daha da küçülüyor.

YENİ TIP ANLAYIŞININ ALTIN İLKELERİ
Önleyici tedavi ve cerrahi operasyonların; önleyici tıptaki yeri artacak.
Kişiye özel tedavi uygulanacak.
Hastalık değil, hastanın kendisi tedavi edilebilir hale gelecek.
Dış etkenlerden kaynaklanan hastalıklarda olduğu gibi; 'etkene yönelik tedavi', insan vücudunun kendisinin ürettiği hastalıklarda da kullanılacak. Bu nedenle kanser ve damar hastalıklarının tedavisi değişecek.
Büyük ve uzun süreli cerrahi girişimler daha az uygulanacak.
Hastalıklardan ziyade hastalıklara yanıtın ne olacağını inceleyen bilimadamları kıymet kazanacak.

KÖK HÜCRE TIPTA ÇIĞIR AÇTI
Kök hücre tedavisi; son 15 yılda genetik biliminin diğer alanlar ile el ele vermesi sonucunda ortaya çıktı ve bizim tıbba bakış açımızı da önemli ölçülerde değiştirdi. Kök hücre tedavisinin bize getirdiği yeni bakış açısıyla, artık kişiye özel tedaviler yapılabiliyor.