X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Parkinson'a bantlı çözüm
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Parkinson'a bantlı çözüm

  • Giriş Tarihi: 17.4.2013

Prof. Dr. Tokçaer; yakın zaman içinde Türkiye'de Parkinson ilaçlarının uygulamasına yönelik yeniliklerin olacağını söyledi. Artık ilaçlar, deri üzerine yapıştırılan bantlarla hastaya verilecek

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Parkinson Hastalığı Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ayşe Bora Tokçaer; Parkinson hastalığıyla ilgili bilgiler verdi:
Parkinson; 60 yaş üzerindeki nüfusta yüzde 1 oranında görülen, kadınları ve erkekleri eşit etkileyen bir beyin hastalığıdır. Dört belirtisi; titreme, hareketlerde yavaşlama, kaslarda katılık ve denge bozukluğudur. Dengesizlik; hastalığın onuncu yılında ortaya çıkar.
Parkinson'da erken teşhis; hastalık belirtilerinin ortaya çıkmasını geciktirmez. Ancak bizim yine de erken teşhisi vurgulamamızın sebebi şu; hareket yavaşlığı genelde hastalığın belirtisi gibi düşünülmez. Oysa erken evrede başlanan tedavi ile hareket yavaşlığı, kas sertliği hafifletilerek hastanın normale yakın hareket kapasitesine ulaşması sağlanır.

BEYİN PİLİ HER HASTAYA OLMAZ

Günümüzde ilaç tedavisinin uygulama şekillerinde birtakım yenilikler yapılıyor. Örneğin; ilaçların cilt üzerine yapıştırılan bantlarla veya karından ince bağırsağa doğru uzanan tüp aracılığı ile verilmesi gibi. Batıda farklı etki mekanizmasına sahip bu ilaçların ne kadar yararlı olup olmadığına yönelik çalışmalar yapılıyor. Yan etkisi az, etkinliği yüksek olanlar; birkaç yıl içinde tedavi protokollerinde yer alabilir.
Hastalıkta orta-ileri evreye gelmiş, ilaçlardan yarar gören ancak ilaçların yan etkilerinin ortaya çıktığı hastalar; cerrahi tedaviye aday olabilirler. Yan etkileri; istemsiz aşırı hareketler olarak özetleyebiliriz. Beyin pili yöntemi; hastanın titreme, yavaşlık, kas sertliği gibi şikayetlerini tedavi eder. Cerrahi sonrası hastanın ilaçlarının dozu azaltılır. Cerrahi tedaviye, erken dönemde değil, sadece ilaca bağlı olarak yan etkiler ortaya çıktığında başvuruyoruz.

UNUTKAN HASTAYA CERRAHİ MÜDAHALE YAPILMAZ
Parkinson hastalarında tedavi; ilaç, fizyoterapi ve cerrahi yöntemlerle yapılır.
Cerrahi müdahale için hasta seçimi çok hassas bir konudur. Ameliyat kararı; nörolog, psikiyatrist ve beyin cerranından oluşan uzman bir ekip tarafından alınmalıdır.
Denge bozukluğu, konuşma ve yutma problemleri ile unutkanlığı olan hastalara çerrahi tedavi yöntemi uygulanamıyor.
Öte yandan eğer Parkinson hastasında depresyon varsa, bu sorunun tedavisi tamamlandıktan sonra hasta ameliyata alınmalıdır.
Hastaların ameliyat sonrası ilk hafta ve aylarda, 'uyarı ayarlamaları' için sık sık hastaneye gitmeleri gerekiyor.

ŞANS OYUNLARINA DÜŞKÜN OLABİLİRLER
Parkinson tanısı konulan hastayı eskiden belirtileri hafif ise izlemeye alır, tedaviyi 3-12 ay ertelerdik. Günümüzde tedaviye erken dönemde, olabildiğince tek ilaçla ve ideal dozlarda başlıyoruz.
Bugün Parkinson kökten tedavi edilemiyor ancak ilaçlarla hastanın yavaşlık, titreme, kas sertliği gibi belirtileri hafifletiliyor. Tedavide; hastalıkta eksilen dopamin maddesini yerine koyan veya dopaminin etki süresini uzatan ilaçlar kullanılıyor. Bu ilaçların dışında hastada ortaya çıkabilecek depresyon, uyku sorunları, bunama, hayal görme, şüphecilik, baş dönmesi, bulantı, için de farklı ilaçlar kullanılıyor.

İLAÇLAR ANİDEN KESİLMEMELİ
İlaçların birtakım yan etkileri olabilir. Genç hastalarda, özellikle erkeklerde; şans oyunlarına, bilgisayar kullanımına, tamir işlerine ilgi artışı görülebilir. Bu konuda hasta yakınlarını bilinçlendirilmesi gerekir çünkü ilaçların yan etkisi olarak görülen davranış değişiklikleri, aile içi sorunlara neden olabiliyor. Hastalığın ilerleyen evrelerindeki yaşlı hastalarda hayal görme, şüphecilik gibi yan etkilere rastlanabilir.
Hastaların ilaçlarını birden kesmemeleri gerekiyor. Aksi taktirde ateş yükselmesi ve kaslarda sertlik artışı gibi çok tehlikeli duruma yol açabiliyor

İFADESİ DONUK VE GÖZÜNÜ AZ KIRPIYORSA DİKKAT!
Parkinson hastalarında titreme, kolay fark edilen bir belirti olduğundan; hasta hekime ilk aylar içinde başvurur. Oysa bazı hastalarda titreme olmaz; hareket yavaşlığı, kaslarda sertlik söz konusudur. Bu durum eklem sorunlarına, kalp problemlerine yorumlanabilir.
Kişinin yüz ifadesi donuklaşmış, mimikleri azalmışsa, gözlerini az kırpıyorsa, yürürken ayaklarını sürüklüyorsa, adım aralıkları kısalmışsa; nöroloji bölümüne başvurulmalı.