X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Meditasyon ömrü uzatıp yaşam kalitesini artırır
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Meditasyon ömrü uzatıp yaşam kalitesini artırır

  • Giriş Tarihi: 5.5.2013

Doğu kültürlerinde önemli bir yere sahip olan meditasyon; modern tıpta tamamlayıcı tedavi olarak kullanılıyor. Ağrıları azaltmaya ve bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı olan bu teknik; kanser hastalarının yaşam süresini uzatıyor

Meditasyon; iç huzuru sağlamak amacıyla uygulanan ve konsantrasyon yöntemlerini kullanan bir vücut-zihin işlemidir. Meditasyon; Amerikan Ulusal Sağlık Enstitüsü'nün (NIH) kronik ağrı ve uykusuzluk tedavisinde yararlı bir tamamlayıcı yöntem olarak kabul ettiği bağımsız gevşeme yöntemlerinden biridir.

KRONİK AĞRILARI AZALTIR
Meditasyonun kanser veya herhangi başka bir hastalığı tedavi ettiğine yönelik hiçbir bilimsel kanıt yoktur ancak bu teknik, kanserli hastaların yaşam kalitesinin artırılmasına yardımcı olur. NIH raporuna göre meditasyon; yaşamı uzattığı gibi, hayat kalitesini de artırır. Ayrıca kronik ağrıyı, anksiyeteyi, yüksek kan basıncını, kolesterol seviyesini ve madde bağımlılığını da azaltır. Meditasyonun aynı zamanda duygu halini iyileştirdiği, bağışıklık sistemini güçlendirdiği ve doğurganlığı artırdığı yönünde görüşler de vardır. Uzmanlar; bu tekniğin zihinsel verimliliği ve dikkati artırdığını ve öz bilinci geliştirerek gevşemeye yol açtığını savunur. Meditasyonun değişik uygulama şekilleri vardır. Temel teknikleri genellikle oturarak uygulanır fakat tai chi, Zen yürüyüşü ve aikido gibi hareket halinde yapılan formları da vardır. Meditasyon tek başına yapılabileceği gibi doktorlar, psikiyatristler, ruhbilimciler ve yoga üstatları eşliğinde de yapılabilir. Tek başına gerçekleştirilen meditasyon; sessiz bir ortamda, gözler kapalı biçimde oturup iç huzuru bulmaya çalışılarak yapılır. Kişi, sakinleşmek için nefes ritmine konsantre olur veya güzel bir düşünceye odaklanır. Bir yandan da bir cümle mırıldanır veya ses çıkarır. Kişinin nihai hedefi; zihnini dış dünyadan soyutlayabilmektir. Meditasyon; özellikle Hindistan, Çin ve Japonya gibi antik Doğu kültürlerinin önemli bir dini uygulamasıdır ancak dünyanın dört bir yanındaki kültürlerde de görülebilir. Bu yöntem; 1960'larda Hint lider Maharashi Mahesh Yogi'nin transandantal meditasyon fikrini Amerika'ya getirmesiyle, Batı'da da dikkat çekmiştir. 1968'de Harvard'da meditasyonun kan basıncını düşürdüğü tespit edilmiştir.

TEDAVİNİN PARÇASI HALİNE GELDİ
Avustralyalı psikiyatrist Ainslie Meares, 1980'li yılların başında meditasyonun bağışıklık sistemini güçlendirerek tümörleri küçülttüğünü tespit etmiştir. Meares'in çalışmalarının ardından, meditasyonun kanserli hastalarda uygulanmasına başlanmıştır. Günümüzde köklü üniversitelerde verilen eğitimin bir parçası haline gelen bu teknik; son 15 yıldır klinikler ve hastanelerde davranış tedavilerinin bir parçası olarak uygulanır.

ANKSİYETEYE KARŞI SANAT TERAPİSİ
Sanat tedavisi; fiziksel ve ruhsal problemleri olan hastaların tedavisinde kullanılan bir yöntem. Bilinçaltına itilen ve ifade edilemeyen duyguların ortaya çıkarılmasının hedeflendiği bu tedavide; resim, müzik, heykel gibi yaratıcı aktivitelerden faydalanılır.

KANSERİN RESMİNİ ÇİZER MİSİN?
Sanat tedavisinin kanserli hastalar üzerindeki iyileştirici etkisini ortaya koyan bazı klinik çalışmalar vardır. Bu terapiyle; stres, anksiyete ve korku azalır, bağımsızlık duygusu gelişir. Beynin salgıladığı kimyasalları etkilediğine inanılan bu yöntem; yanık hastalarının tedavisinde, yeme bozukluğu olanlarda, duygusal çöküş yaşayan gençlerde, kronik hastalarda, madde bağımlılığı olan veya travmatik bir olay yaşamış birçok hastanın tedavisinde kullanılmıştır. Sanat terapisiyle, kanserli bir hastanın kendisini kanserli olarak resmetmesi istenebilir ve böylece söze dökülemeyen duyguların açığa çıkması sağlanabilir.

YAN ETKİLERDEN MÜZİK İLE KORUNUN
Müzik tedavisi; iyileşmeyi hızlandırmak ve yaşam kalitesini geliştirmek amacıyla müziğin aktif veya pasif olarak kullanımına dayanır. Geleneksel tedaviler ile birlikte kullanıldığında müzik tedavisinin; ağrıyı ve kemoterapiye bağlı bulantı, kusma gibi yan etkileri azalttığı belirlenmiştir. Bu tedavi; stresi azaltarak hastaya huzur verir. Bazı çalışmalar; müziğin kalp atışını yavaşlattığını, kan basıncını düşürdüğünü ve solunum sayısını azalttığını ortaya koymuştur. Kanser tedavisinde müzik terapisi; ağrıyı, anksiyeteyi ve bulantıyı azaltmak için tercih edilir. Bu terapi tekniğinin; hastaların sosyal etkileşimini artırdığına da inanılır.