X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Kimyasallara karşı bol bol brokoli yiyin!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Kimyasallara karşı bol bol brokoli yiyin!

  • Giriş Tarihi: 24.5.2013

Toksinleri vücuttan atan enzimler iyi çalışmıyorsa; şampuanlar, böcek ilaçları, araçlardan çıkan gazlar kansere davetiye çıkarıyor. Brokoli ve turp yiyerek kimyasalların zararlı etkilerinden korunabilirsiniz

Şampuanlar, böcek ilaçları, araçlardan çıkan gazlar; kanseri tetikleyen çevresel faktörler arasındadır. Bu toksinler; kanserin büyümesine ve yayılmasına neden olur. Kimyasallar; DNA'mıza zarar vererek ve detoksifikasyon yollarını engelleyerek kansere yol açabilir. Kansere neden olan genlerin aktive olmasına da sebep olurlar.

BESLENME ÖNEMLİ

Toksinleri vücudumuzdan atmaya çalışan enzim sistemleri normal çalışmıyorsa; bu zararlı maddeler ölümcül kanserojen etkiye sahip olurlar. Daha da kötüsü; bazı toksinler, sağlıklı enzimlerin bile yeteneklerini bozar. Çevresel toksinlerin saldırılarından kaçınmak mümkün değildir. Önce onları belirlemek ve ardından da koruyucularla vücudumuzu donatmak gerekir. Toksik maddelerin zararlı etkilerinden korunmada doğru beslenme büyük önem taşır. Brokoli, karnabahar ve hardal içeren yeşillikler ile turpgiller; en güçlü kanser savaşçıları olarak gösteriliyor. Pek çok çalışmada; bu sebzelerin başta meme, prostat, kolon, akciğer, mesane, yumurtalık kanserleri olmak üzere çeşitli kanser türlerini önlediği tespit edilmiştir. Sebzeler, aynı zamanda vücuttan atıldıktan sonra bile uzun süreli anti kanser koruması sağlıyor. Turpgillerin ve brokolinin içinde bulunan glukosinolatlar; toksinlerden koruyan ve detoks için anahtar mekanizma olan olan enzim sistemini destekler.

MİDEYİ KORUYOR

Yapılan araştırmalar glukosinolatların; DNA'larda oluşan oksidatif hasarı önlediğini gösteriyor. Glukosinolatlar, kanser hücrelerini bir anlamda intihara teşvik eder; hızlı büyümelerini önler ve yeni kanserli oluşumlara mani olur. Bir başka araştırma ise; glukosinolatların yüksek olarak alınmasının, mide kanserine sebep olan bakterileri yüzde 32 oranında öldürdüğünü ve böylece mide kanserini önlediğini gösteriyor. Ayrıca prostat kanseri riskinde de azalmaya neden olduğu vurgulanıyor. Tabii bu konuda pişirme teknikleri de önemli. Sebzeleri çiğ yemek veya buharda pişirmek gerekir.

TERENİN DETOKS ETKİSİ VAR
Yapılan bilimsel çalışmalarda terenin; akciğer, kolorektal ve prostat kanserlerinde etkili olduğu görülmüştür. Tere, kanseri aktive eden enzimleri bastırır. Böylece kanser oluşumunu engellediği gibi detoksifikasyon enzimlerini de artırarak kanserden korunmada büyük rol oynar. Ayrıca tütün kullananlar tere tüketirlerse; nitrik oksit gibi enflamatuvar uyarıcılar azaldığı için kanserden korunurar. Ancak tereyi kesinlikle kaynatmamaya ve yüksek güçte mikrodalga fırında ısıtmamaya dikkat etmek gerekir.

ÖSTROJENE BAĞLI OLUŞAN TÜMÖRLERİ ÖNLÜYOR
Brokolide bol miktarda bulunan İndole 3 carbinol bileşiğinin; meme, prostat, böbrek, mesane, kolon ve kan kanserlerinin tedavisinde yardımcı olduğu kanıtlanmıştır. Vücut tarafından sentezlenen Di-Indolmetan (DIM) maddesi de; sebzelerden elde edilen glukozinolatların alınmasıyla aktif hale geliyor.

RAHİM AĞZI AŞISI ETKİSİ VAR

Araştırmalar, DIM'in aktif hale gelmesinin; kanser kök hücrelerini engellediğini, prostat, yumurtalık, serviks, troid kanserleri ile lösemiyi önlediğini gösteriyor. DIM, özellikle üreme sistemindeki östrojene bağımlı tümörlerin büyümesini engelliyor. Rahim ağzı kanserinin ilerlemesini de önlüyor; rahim ağzı kanseri aşısı gibi koruyucu interferon gama düzeylerini artırıyor.

Özellikle sigara içenlerin bol bol tere tüketmesi gerekiyor. Çünkü tere; akciğer kanserine karşı koruma sağlıyor. Bu otun buharda pişirilmesi, özlerinin artmasını sağlıyor.