X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Şizofreni hastalarına udla terapi
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

hastalarına la

  • Giriş Tarihi: 6.6.2013 15:13 Güncelleme Tarihi: 6.6.2013 15:19

Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Toplum Ruh Sağlığı Merkezi psikiyatri uzmanı Dr. Şafak Taktak, hastalarına çalarak, uyguluyor.

Taktak, Kırşehir'de yaklaşık 350 hastasına hizmet verdiklerini, bunlardan 15-20'sinin sürekli merkeze gelerek tedavi gördüğünü söyledi.

Merkezin, klasik hastane tedavisinin haricinde hastaların topluma kazandırılması amacıyla kurulduğunu ifade eden Taktak, "Burası hastaların sadece bir süre yataklı tedavi hizmeti alıp, durumu kötüleşince tekrar geldiği bir yer değil. Merkez, hastaların düzenli geldiği, dertlerinin paylaşılıp, tedavilerinin düzenlendiği, sosyal destek gördüğü bir yer olarak planlandı" dedi.

Öncelikli olarak, şizofreni hastalarını evlerinden nasıl çıkarılabilecekleri üzerine düşündüklerini ve bu alanda çalışma yaptıklarını anlatan Taktak, aileleri ile irtibata geçerek hastaların düzenli olarak merkeze gelmesini sağladıklarını dile getirdi.

Taktak, gelen hastalara uzman öğretmenler eşliğinde resim, el işi ve spor faaliyetleri yaptırıldığını, sinema, piknik ve geziler düzenlenerek kendilerine değer verildiğinin hissettirildiğini belirterek, şöyle konuştu:

"Hastalar bize sabahtan geliyor. Öğlen yemeklerini yiyorlar. Akşama kadar değişik işlerle ilgileniyorlar. Beden eğitimi, resim ve müzik öğretmenlerimiz var. Hastalarımızın hangi alana yatkınlığı varsa o alana yönlendiriyoruz. Ben yaklaşık 8 yıldır burdayım. Dışardan hastalara da baktığımız oluyor. Sadece şizofreni hastalarına değil, diğer hastalara da bakıyorum. İlçelere de gidiyorum. Oradaki rahatsızlığı olanları tespit edip buraya gelmeleri konusunda davet ediyoruz."

DOKTOR ÇALIYOR, HASTALAR OYNUYOR

Hastaların en sevdiği etkinliklerden birinin müzikle olduğunu, kendisinin de bu bölüme uyla katıldığını anlatan Taktak, hastaların, doktorlarının bu şekilde kendilerine yakınlık göstermesinden çok mutlu olduklarını ifade etti.

Müziğin en önemli rahatlama yöntemlerinden biri olduğuna dikkati çeken Taktak, şöyle devam etti:

"Ben de ud çalmayı bildiğim için hastalara müzikli tedavi uyguluyorum. Müzik öğretmenimiz de var. Projeksiyon cihazıyla ekrana çaldığımız şarkının sözlerini yansıtıyor. Ud çalarak, hem hastaları hem de kendimizi dinlendiriyoruz. Hareketli parçalara da oynayarak eşlik ediyorlar. Neşeleri yerine geliyor. Müziğin etkisi sayesinde hem birbirleriyle hem de sağlık personeli ile daha iyi
diyalog kuruyorlar. Sosyalleşiyorlar ve tedaviye daha kolay cevap veriyorlar. Beni hem doktor gibi hem de bir arkadaş, bir yakınları gibi hissetmelerini istiyorum. Bana 'baba' diyenler bile oluyor."

ETKİNLİKLER HASTALARI TOPLUMLA BARIŞTIRIYOR

Yaptıkları bu çalışmalar sonucunda birçok şizofreni hastasında ciddi ilerlemeler kaydedildiğine işaret eden Taktak, özellikle annesini düşman olarak gören bir hastanın, bu tedavileri içeren süreçten sonra annesiyle barıştığını, kuruntularından uzaklaştığını vurguladı.

7 yıl boyunca hiç evden çıkmayan, 'evet, hayır' dışında hiç söz söylemeyen hastalarla karşılaştıklarını dile getiren Taktak, hastaların rehabilitasyonunda, topluma kazandırılmalarında bu tür sosyal etkinliklerin çok yararını gördüklerini ve terapilerin düzenli olarak sürdürüldüğünü kaydetti.