X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Kanserle mücadelede beş duyuyu kullanın
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Kanserle mücadelede beş duyuyu kullanın

  • Giriş Tarihi: 26.7.2013

Tat alma, görme, koku alma, işitme ve dokunma duyuları; kanserin negatif etkileriyle mücadelede önemli rol oynuyor. Bu duyuların bir arada kullanılması, stresi azaltarak iyileşmeyi artırıyor

Beş duyumuz bilgiyi işleyerek; dış dünyanın olumlu yönlerinden faydalanmamızı sağlar. Bu bilgiye bilinçli şekilde odaklanılırsa, korku ve istenmeyen düşüncelerin dağıtılması sağlanarak kanser hastalarına yardımcı olunabilir. Bu duyuların bir ya da birkaçı kullanıldığında, rahat ve tatmin edici bir deneyim sağlanabilir ve hastanın kendi kendisini iyileştirmesi adına ciddi adımlar atılabilir. Bu tamamlayıcı terapiler, altta yatan hastalığı tedavi etmez ancak bu yöntemler; kanser tanısı ve tedavisinin getirdiği sorunların aşılmasında büyük yarar sağlar. Mümkün olduğunca çok duyunun aynı anda kullanılması, terapinin yararını artırır. Bunun için müzik dinlerken kokulu yağlarla duş alabilir veya güzel bir yerde olduğunuzu hayal edebilirsiniz.

AROMALARIN GÜCÜ

Aromaterapi; bitkilerden elde edilen esansiyel yağların terapetik amaçlarla kullanımıdır. Bu yağlar; deri üzerine masaj yağları olarak, sıcak suya katılarak veya soluma yoluyla uygulanır. Aromaterapinin; stresi azaltmaya ve akne, soğuk algınlığı, nezle, deri sorunları gibi hastalıkları önlemeye yardımcı olduğu düşünülüyor. Bu terapinin; anksiyete, hafif depresyon, demans ve uykusuzluk gibi psikolojik sorunları azaltmaya yardımcı olabileceğine de inanılıyor. Yapılan çalışmalar, aromaterapinin yaşam kalitesini artırdığını gösterir. Kanser hastalarına masaj yapılmasının etkilerini araştıran çalışmalar; esansiyel yağların eklenmesiyle masajın terapatik etkilerinin arttığını gösterdi. Baş ağrısı ve soğuk algınlığı gibi küçük rahatsızlıklarda ise aromaterapinin bir işlevi olup olmadığına dair kanıt yoktur. Ancak aromaterapi uzmanları, bu terapinin bu alanlarda da etkili olduğunu iddia eder. Bazı kişilerin, aromatik yağlara alerjisi de olabilir.

KAHKAHA BAĞIŞIKLIĞI ARTIRIR
Mizah ya da kahkaha terapisi; fiziksel ya da duygusal sorunları olan kişiler üzerinde tamamlayıcı bir tedavi olarak kullanılır. Mizah; hastaların sürekli ağrının farkında olmalarını engelleyerek semptomları azaltabilir. Araştırmalara göre gülmek; kan basıncını düşürür, kas esnekliğini artırır ve endorfin salgılanmasını sağlar. Aynı zamanda bağışıklık sistemini güçlendirir. Amerikan Ulusal Kanser Enstitüsü'nün verilerine göre; büyük kanser merkezlerinin yüzde 19'u hastalarına mizah terapisi öneriyor.

DANS YETİŞKİN HASTALARA FAYDALI
Dans terapisi; iyileşmeyi sağlamak için dansın ya da ritmik hareketlerin kullanılmasıdır. Bu terapinin savunucuları; akıl ve bedenin ayrılmaz bir bütün olduğuna ve vücut hareketlerinin duygusal durumu yansıttığına inanır. Fiziksel hareketin, gelişme ve iyilik durumuna yarar sağlayabilecek pozitif düşünce ve duyguları artırdığı bilinir.

YAŞAM KALİTESİNİ ARTIRIR
Dans terapisinin; yetişkin psikiyatrik hastalar üzerinde ve mental ya da fiziksel sorunları olan yaşlılar ile çocuklarda yararlı olduğunu gösteren tıbbi çalışmalar vardır. Dans ya da hareket terapisi; sosyal ilişkileri de motive ettiğinden, yaratıcı dışavurumu destekleyerek yaşam kalitesini artırır. Pek çok kanser programında, dans ya da hareket terapilerine yer verilir. Singapur Hastanesi ve Singapur Meme Kanser Vakfı'nın birlikte yürüttüğü dans terapisi grubu, buna iyi bir örnektir. Dans terapisinin egzersiz yapmayı sağladığına, hareketliliği, kas koordinasyonunu ve özgüveni artırdığına inanılarak oluşturulan bu grupta; kas gerilimini, stresi, anksiyeteyi ve kronik ağrıları azaltmaya yönelik çalışmalar yapılıyor. Uygulanan hafif egzersizlerin, pediyatrik ve yetişkin kanser hastalarına yararlı olduğu belirtiliyor.