X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Navigasyon ile beyin ameliyatı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Navigasyon ile beyin ameliyatı

  • Giriş Tarihi: 7.10.2013

Teknolojideki ve genetik alandaki gelişmeler sayesinde tıp bilimi yeni bir çehreye bürünürken beyin cerrahisi de çağ atladı. Prof. Dr. Türker Kılıç, "Artık navigasyon sistemi sayesinde tümöre ulaşıp ameliyat yapmak mümkün" diyor

Bahçeşehir Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı ve Medical Park Göztepe Hastanesi Beyin Cerrahisi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Türker Kılıç; beyin cerrahisindeki gelişmeleri ve tedaviye sağladığı katkıları anlattı:

GÖRÜNTÜLÜ REHBER

Beyin cerrahisindeki en önemli gelişme; cerrahi tedavideki görüntü rehberli ameliyathane sistemidir. Diğer gelişme ise biyolojik tedavi, yani gen tabanlı tedavidir. Bu yöntemlerin katkısı sayesinde beyin tümörlerinin artık sadece 10'da biri ölümcüldür.
Görüntülü rehberli beyin cerrahisi ameliyathane sistemini; 'ameliyat sırasında kullanılabilen görüntüleme yöntemi' olarak tanımlayabiliriz. Görüntülü rehberli beyin cerrahisinin içinde; intraoperatif MR, navigasyon, ultrason ve Gamma Knife yöntemlerinin hepsinin bir arada kullanılıyor olması gerekmektedir.

NAVİGASYON NEDİR?

Başarılı bir beyin cerrahisi için ameliyathanede tüm bu teknolojik sistemlerin aynı anda kullanılması hayati önem taşımaktadır.
Beyin cerrahisi ameliyathanesinde intraoperatif MR, navigasyon, ultrason ve Gamma Knife yöntemlerinin bir arada kullanılması; ameliyat öncesi, ameliyat anı ve ameliyat sonrası için gerekli tüm görüntüleme yöntemlerinin hızlı ve eksiksiz yapılmasına yardımcı olmaktadır.
Bu sistem içerisinde hastanın ameliyat öncesi görüntülerinin, ameliyat esnasında kullanılmasına navigasyon denir.
Navigasyon sisteminde; hastanın MR'ında elde edilen anatomik ya da fizyolojik görüntü (konuşma merkezini gösteren görüntü) ameliyat esnasında kullanılabilir.
Bu yöntemde, ameliyat öncesinde hastanın MR'ı çekilir ve navigasyon aletine aktarılır. Böylece ameliyat esnasında gerçek zamanlı navigasyonla hastanın beynindeki çeşitli risk bölgeleri görülebilir ve ona göre planlama yapılır.

AMELİYAT ANINDA MR

Gerçek zamanlı navigasyon öncülüğünde tümöre ulaşmak mümkün, ancak bu tek başına yeterli olmaz. Çünkü tümörü çıkarmaya başladıktan sonra, belli bir aşamaya gelindiğinde yeniden MR çekilmesi gerekmektedir. Bu da ameliyat sırasında defalarca MR çekilmesini sağlayan intraoperatif MR ile gerçekleştirilmektedir.
Ameliyat sırasında beyindeki suyun boşaltılması yüzünden tümörün yeri milimetrik de olsa değişebilir. İşte bu değişimi saptamak için ameliyat sırasında intraoperatif MR sayesinde defalarca MR çekmek mümkün olmaktadır. Böylece cerrahların hata payı sıfıra yaklaşır ve en az riskle tümörün tamamı çıkartılabilir.
İntraoperatif MR aynı zamanda tümörün çıkarılıp çıkarılmadığını ölçer, hastanın fizyolojik merkezlerinin olası bir zarar görmesini engeller ve ameliyat esnasında tümörün değişken doğası hakkında bilgi verir.

KOMPLİKASYON RİSKİ AZALIYOR
Görüntü rehberli ameliyathane sistemi sayesinde; cerrah, ameliyat sırasında tümörün durumunu ve operasyonun gidişatını görüntüleyebilir. Hastaya ultrason, MR veya Gamma Knife uygulaması yapılırken, hastanın steril ameliyathane ortamından çıkması gerekmez. Bu da hem zaman kaybını, hem de enfeksiyon riskini önler. Yeni görüntüleme sistemleri; beyin tümörü ameliyatlarında hata ve komplikasyon riskini azaltır. Görüntüleme yöntemlerinin birbirine entegre şekilde uygulanabildiği beyin ameliyatları; hastanın taburcu olma süresini hızlandırır ve ameliyat gerektiren komplikasyonların oranını azaltır.

AMELİYATHANE ALTYAPISI ÖNEMLİ
Beyin cerrahisinde tüm görüntüleme sistemlerinin birbirine entegre şekilde kullanılabilmesi için ameliyathane ortamının özel altyapısı olması gerekmektedir. Ameliyathanenin yapısı uygun ise; navigasyon ve ultrason cihazı seyyar şekilde dört farklı ameliyatta kullanılabilmektedir.

SEDYE MANYETİK OLMAMALI

Hasta manyetik olmayan özel bir sedye ile MR'a taşınmalı. Burada kullanılan anestezi ürünlerinin ve malzemelerin manyetik olmaması gerekir.

CERRAHIN ÜÇÜNCÜ GÖZÜ: TEKNOLOJİ
Eskiden cerrahi yargılara göre tümörün çıkıp çıkmadığına karar veriliyordu. Ameliyatın başarılı olup olmadığı, operasyondan sonra çekilen MR ile belirleniyordu. Eğer ameliyat esnasında tümör çıkmadıysa, hastaya ikinci bir ameliyat yapılıp tümör çıkarılıyordu ya da hastaya kemoterapi, radyoterapi uygulanıyordu. Hasta böylelikle zorlu tedavi sürecine mecburen giriyordu. Günümüzde uygulanan görüntüleme teknolojileri sayesinde ise bu sorunlar yaşanmıyor.