X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Bırakın çocuğunuz sorumluluk alsın
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Bırakın çocuğunuz sorumluluk alsın

  • Giriş Tarihi: 17.12.2013

Psikiyatrist Dr. Oya Bozkurt, kişilik bozukluğu oluşumu hakkında bilgi verdi: Hastalık; çocuğuna sorumluluk vermeyen, her şeye onun yerine kendisi karar veren annelerin çocuklarında daha çok görülüyor

Özel Gaziosmanpaşa Hastanesi'nden Psikiyatrist Dr. Oya Bozkurt, kişilik bozuklukları ile ilgili sorularımızı yanıtladı...
Kişilik bozukluğu nedir?
Kişilik bozukluğu; kişinin kendi kültürüne göre önemli ölçüde sapmalar gösteren, süreklilik arz eden davranışlar halidir. İnsanın huyu, tutumu, karakter özellikleri; toplum içinde uyum sağlama yeteneğini bozduğu zaman, kişilik bozukluğundan söz edilir.
Bir kişinin kendisi, kendinde kişilik bozukluğu olduğunu anlayabilir mi?
Kişi; iş, sosyal yaşam, aile ve ikili ilişkiler gibi alanlarda sürekli benzer sorunlarla karşı karşıya geliyorsa, bu durumdan rahatsızlık duyup doktora başvurmak isteyebilir. Ancak çoğunlukla bu karakter özelliklerinin normal olduğunu düşünürler ve bunu bir sorun olarak görmezler.

FARKLI NEDENİ OLABİLİR

Kişilik bozukluğu neden gelişir?
Kişilik bozukluğu oluşumuna çok çeşitli etkenlerin karşılıklı etkileşimleri ve bir araya gelmelerinin neden olduğu düşünülüyor. Özellikle çocukluk döneminde anne-baba ile ilişki, en önemli nedenlerin başından geliyor. Kişilik bozukluklarında temel problem; kişinin kendisini ve başkalarını algılamasındaki sorunlardır. Kişi; kendisini, kendisine davranıldığı ve hissettirildiği biçimde tanır. Böylece kendisi hakkındaki düşünceleri ve benlik tasarımı oluşur.
Bu durumda en büyük görev annelere mi düşüyor?
Kişilik bozukluğunun gelişiminde, erken çocukluk yıllarında anne-baba ile ilişkilerde yaşanan olumsuzluklar etkili olur. Örneğin bağımlı kişilik bozukluğu; çocuğuna fazla sorumluluk vermeyen, her şeye onun yerine kendisi karar veren ve yapan, kendileri de bağımlılık ihtiyaçları içinde olan annelerin çocuklarında daha çok görülüyor.

BAŞKALARINI SUÇLAR

Bu rahatsızlığın başlangıç yaşı ve sıklığı nedir?
Hastalığın görülme sıklığı yüzde 6-9'dur. Kişilik bozuklukları ilk belirtilerini 15-20 yaş arası gösterir. Kadın ve erkekte görülme oranı eşittir.
Bir kişinin yakınları hangi durumlarda şüphelenmelidir?
Sürekli olarak çevreden, olumsuz koşullardan yakınırlar. İşledikleri suçlar için; başkalarını ve başlarına gelen olumsuz olayları neden olarak gösterirler. Uzun süreli ilişki kurmakta ve mesleki becerilerde zorlanırlar.

TEDAVİSİ ZOR AMA İMKANSIZ DEĞİL
Kişilik bozukluğunun tedavisi mümkün mü?
Tedavi zordur ama imkansız değildir. Kişilik değişimi için hastanın istekli olması ve uzun süreli terapiye devam etmesi gerekir. Psikoterapi dışında ilaç tedavisi de uygulanabilir.

KİŞİLİK BOZUKLUĞUNUN ÇEŞİTLERİ
Paranoid kişilik bozukluğu: Sürekli güvensiz ve kuşku içinde olurlar. İnsanları kötü niyetli olarak değerlendirirler.
Şizotipal kişilik bozukluğu: Yakın ilişkiler içinde olmaktan rahatsız olurlar.
Şizoid kişilik bozukluğu: Yakın ilişkilere gerek duymazlar. Yakın arkadaşları yoktur ve bundan rahatsızlık duymazlar..
Antisosyal kişilik bozukluğu: Başkalarının haklarını hiçe sayarlar. Ayrıca başkalarına zarar verirler, vicdanları yoktur. Yasaları çiğner, tutuklanırlar.
Narsistik kişilik bozukluğu: Yetersizlik duygusu taşımalarına rağmen, kendilerinin özel ve üstün olduklarına inanırlar.
Histrionik kişilik bozukluğu: Sürekli ilgi odağı olmak isterler. Cinsel yönden ayartıcı ya da baştan çıkartıcı davranışlar gösterirler.
Borderline kişilik bozukluğu: Egoları zayıftır. Dürtülerini kontrol edemezler. Kendilerine zarar verme olasılığı yüksektir.
Çekingen kişilik bozukluğu: Eleştirilmekten, beğenilmekten ve dışlanmaktan korktukları için çok fazla insanın olduğu meslekleri tercih etmezler. Kendilerini değersiz hissederler.
Obsesif kompülsif kişilik bozukluğu: Ayrıntılarla aşırı uğraşırlar. İşlerini bir türlü zamanında bitiremezler, yaptıklarını beğenmezler. Kendilerini bir şey üretmeye, yapmaya adarlar.
Bağımlı kişilik bozukluğu: Başkalarından bol miktarda öğüt ve destek almazlarsa gündelik kararlarını vermekte güçlük çekerler. Başkalarına karşı çıkamazlar. Yalnız kalmaktan korkarlar.

YARIN: KİMLER SAPLANTILIDIR?