X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER "1 saat yaşamaz" denilen Büşra 8 yaşında
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

"1 saat yaşamaz" denilen Büşra 8 yaşında

  • Giriş Tarihi: 20.1.2014 11:56

Malatya'da doğuştan yüzde 90 oranında omurga eğriliği bulunan ve yaşam savaşıyla "1 saat bile yaşamaz" diyen doktorlarını da şaşırtan 8 yaşındaki Büşra Yağlıpınar'ın hayallerini, yürümek ve doktor olmak süslüyor.

Omurgasında eğrilik olan ve sağ tarafında kalça kemiği bulunmayan Büşra, sağ tarafına yastık konularak oturabiliyor. Yürüme engeli de bulunan Büşra, Milli Eğitim Bakanlığı'nın evde eğitim hizmeti kapsamında Cumhuriyet Mahallesi'ndeki evlerine gelen öğretmenine zaman zaman sürpriz resimler yapıyor. Büşra, bu resimlerde kendisini beli eğri olarak çiziyor.

Büşra'nın annesi Nezaket Yağlıpınar (37), 4. ve son çocuğu Büşra'nın omurgasının ayrık olarak dünyaya geldiğini söyledi. Sezeryanle doğum yaptığını anlatan Yağlıpınar, "Sırtında açıklık vardı. Tam belinin ortasında. Sonra doğduğunun ikinci günü ameliyatla o bölgeyi kapattılar. 3 aylık oldu. Kafasına şant taktılar. Hidrosefalisi vardı. Beyni su topluyordu. Ondan sonra da omurga eğriliği için geçen yıl ameliyat ettiler. 46 gün İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi'nde yattı. 3,5 ay ağız aşağıya hiç kıpırdamadan öylece yattı" diye konuştu.

Kızının omurgasının doğuştan yüzde 90 eğri olduğunu belirten anne Yağlıpınar, "Doktor 'git gide artar' dedi. Şimdi yüzde 100 olmuştur. Geçen yılki ameliyatla da düzelmedi. Platin taktırmamız istendi. Platin de taktırmadık. Çünkü çocuk çok çekti. Yemedi içmedi" dedi.

Büşra'nın engelli olduğunu anne karnındayken doktorların söylediğini aktaran Yağlıpınar, "Doktorlar 'bir saat bile yaşamaz' dedi. 'Gelin alalım, hamileliği sonlandıralım' dediler. İstemedik. Sağlamı da engelliyi de veren Allah. Benim 3 evladım daha var. Onlar gayet sağlıklı. Bu da Allah'ın bir lütfu. Hediyesi. Bu dünya imtihan dünyası. Kimse dört dörtlük olmuyor. Herkes bir şekilde çekiyor" ifadesini kullandı.

Kızının Milli Eğitim Bakanlığı'nın evde eğitim hizmetinden yararlandığını, bundan çok memnun olduklarını anlatan Yağlıpınar, şunları kaydetti:

"Büşra'yı iki yıl anaokuluna götürüp getirmek durumunda kaldım. İlkbaharla sonbaharda götürüyordum. Kışın götüremiyordum. Soğuktu. Bir de oturamıyordu. Yeri müsait değildi. Yemesi, götürüp getirmesi sıkıntılıydı. Evde eğitim için çok memnunuz. Sebep olanlardan Allah razı olsun. Öğretmenimizden de Allah razı olsun. Çok iyi ilgileniyor. Okumaya geçti. Bu büyük bir şey. Bizim için çok önemli. Çocuğun okuyup bir şeyleri öğrenip bilmesi. En azından sıkılmaz, okur. Bir şeylerle uğraşır. Eğer okumayı isterse sonuna kadar okutacağız. Kendisi 'doktor olacağım' diyor. Hayırlısı, diyelim."

RÜYALARINDA YÜRÜYOR

Anne Yağlıpınar, Büşra'nın en büyük hayalinin yürümek olduğunu belirterek, "Büşra, rüyalarında hep yürürmüş. Bazen sabahları uyandığında bana onu anlatıyor. 'Babam, sen, ben. Ellerinizden tutmuşum, ortanızdayım, parka ve gezmeye gidiyoruz. 'Pınar ve Kadriye var' diyor. Amcasının kızları. 'Onlarla oynuyoruz. Anne, ayaklarımın üstünde duruyordum, yürüyordum, koşuyordum' diyor" diye konuştu.

Büşra Yağlıpınar da evde eğitimden memnun olduğunu belirterek, "Büyüyünce doktor olmak istiyorum" dedi.

ÖĞRETMENİ DIŞARIYA AÇILAN KAPISI

Büşra'nın öğretmeni Serap Yaylacı ise Büşra'yı okutmaya bu eğitim-öğretim yılında başladığını, derslerinin gayet iyi olduğunu söyledi.

Büşra'nın dışarıya açılan tek kapısının kendisi olduğunu aktaran Yaylacı, ona dışarıdan haberler getirdiğini belirtti. Yaylacı, Büşra'nın okula gidememesinin sebebinin oturamamak olduğuna dikkati çekerek, "Çok akıllı, zeki bir çocuk. Gerçekten çok istekli başladı. Çok çabuk alıyor. İleride de önemli bir yere gelebileceğini düşünüyorum. Zaman zaman sıkıldığımız oluyor tabii ki ama onu böyle oyunlarla, bilmecelerle, bulmacalarla, sohbetlerle kapatmaya çalışıyoruz. O zaman daha mutlu olduğunu düşünüyorum" diye konuştu.

Büşra'nın arkadaş grubu istediğini anlatan Yaylacı, "Kendini kıyaslamak istiyor. Kış aylarında değil de bahar aylarında okulumuzu ziyarete gideceğiz. Okul idaresini de eve davet ettik. Sınıf öğretmeninin birkaç öğrenciyle, Büşra dersinde biraz daha ilerledikten sonra, gelip Büşra'yı ziyaret etmesini istedim" dedi.