X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Çocukluk çağı tüberkülozuna dikkat!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Çocukluk çağı tüberkülozuna dikkat!

  • Giriş Tarihi: 25.3.2014 14:55

Özellikle çocukluk çağında görülen tüberküloz hastalığı, yetişkinlerinkine nazaran farklılıklar gösteriyor. Çocuğun yaşı ne kadar küçükse, hastalığın akciğer içinde ve tüm vücutta yayılma olasılığı o kadar yükseliyor. Çocukta zayıflama ve uzun süren öksürük görülüyorsa hemen tedaviye başlanması gerekiyor.

Central Hospital'dan Göğüs Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Mübeccel Akman, "Verem hastası olan ve mikrop yayan bir kişiye teşhis konmaz ve tedaviye hemen başlanmazsa etrafındaki insanlara hastalık bulaştırabilir" dedi.

Tüberküloz; mycobacterium tuberculosis mikrobunun solunum yoluyla akciğere girmesiyle oluşan, kan ve lenf yoluyla tüm vücuda dağılabilen mikrobik, bulaşıcı bir hastalık. Tedavi edilmediği ya da tedavinin yetersiz kaldığı hastalarda ölüme yol açabiliyor. Dünyada ciddi bir halk sağlığı sorunu olan veremin geçmişi insanlık tarihi kadar eskilere dayanıyor. Arada geçen binlerce yıllık sürede, verem vakalarında artışlar ve azalmalar görülmüş ancak kalıcı bir global tehdit olma özelliğini her daim korumuştur. Tarihte milyonlarca insanın ölümüne sebep olan tüberküloz, günümüzün tıbbi imkânları sayesinde yüzde 100'e yakın oranda tedavi edilebilir hale gelmiştir.

Çocukluk çağında görülen tüberküloz farklıdır
Çocukluk çağında görülen tüberküloz, yetişkin dönemde görülen tüberküloza göre farklılıklar gösterir. Tedavi yaklaşımını belirlerken bu farklılıklar göz önünde bulundurulmalıdır. Çocuğun yaşı ne kadar küçükse, hastalığın akciğer içerisinde ve tüm vücutta yayılma riski o kadar yüksektir. Bu sebeple tedaviye mümkün olduğu kadar kısa sürede başlanmalıdır.

Solunum yolu ile bulaşıyor
Tüberküloz yani verem mikrobu çocuklara, tedavi görmemiş tüberküloz hastası kişilerden bulaşır. Bu kişilerin öksürmesi, hapşırması ve konuşması ile havaya yayılan mikroplar canlı olarak kalabilirler ve bu şekilde çocuğun akciğerlerine ulaşırlar. Solunum yolu ile alınan mikroplar, daha sonra kan ve lenf dolaşımı yoluyla lenf bezi ve kemiklere, beyin zarı, karaciğer, dalak ve böbrek gibi diğer organlara da yayılabilir.

Uzun süren öksürük, ateş ve kilo kaybına dikkat
Verem hastalığına yakalanan çocukta görülen en önemli belirtiler 2 ya da 3 haftadan uzun süren öksürük, ateş ve aşırı kilo kaybıdır. Bunların haricinde ara sıra balgam çıkarma, gece terlemesi ve yorgunluk belirtileri de sıkça görülür. Çocuklar bu şikayetleri söyleyemeyebilir ya da bu belirtiler çok göze çarpmayabilir. Çocuklar ağızlarından rahatça balgam çıkaramadıklarından sıklıkla yutarlar, kan tükürme ise nadiren görülür. Verem mikrobu eğer diğer organlara bulaştıysa; baş ağrısı ve kusmaya yol açabilir, boyun ya da koltuk altındaki lenf bezleri şişebilir.

Çocuklarda tüberküloz tanısını koymak zordur
Verem hastası olan ve mikrop yayan bir kişiye teşhis konmaz ve tedaviye hemen başlanmazsa etrafındaki insanlara hastalık bulaştırabilir. Ancak çocuklarda tüberküloz tanısını koymak yetişkin bir verem hastasına göre daha zordur. Enfeksiyon ve hastalık ayrımı erişkinlerde yapılan klinik ve laboratuvar tetkikleri gibi çok belirgin değildir. Ve çocuklarda daha sık primer hastalık görülür.

Enfeksiyon ile hastalık arasındaki süreç birkaç aydan birkaç yıla kadar değişebilir. Tanı koymada başvurulan ilk yöntemler; hastalığa ait detaylı bir hikaye, ailede tüberküloz varlığının öyküsü ve fiziki muayenedir. Çocuğa tüberkülin cilt testi yapmak tanı koymaya yardımcı olur. Ayrıca bu testle çocuğun daha önce verem mikrobu ile karşılaşıp karşılaşmadığı da anlaşılabilir. Ayrıca akciğer grafileri de tedavi sürecinde fayda sağlayabilir.

Tüberküloz mikropları birden fazla ilaca dirençli olabilir
Tüberküloz enfeksiyonu durumu olan 5-6 yaş altındaki çocuklarda koruyucu tedaviye başlanır. Tüberküloz mikroplarının birden fazla ilaca dirençli olma ihtimalleri yüksek olduğundan tedavi 3 ya da 4 ilaçla kombine şekilde yapılır ve en az 6 ay süre ile çocuğa verilir. Tedavi öncesinde ise direnç testleri yapılmalı, mikropların hangi ilaçlara duyarlı hangilerine karşı dirençli olduğu mutlaka belirlenmelidir. Bu sayede etkin olan hastalığın gelişmesi de önlenmiş olur.

Yetersiz ve eksik tedavi hastalığı kronikleştiriyor
Günümüzün tıbbi imkânları sayesinde ve doğru tedavi uygulandığında, tüberküloz hastalığı yüzde 100'e yakın tedavi edilebilir bir hastalık haline gelmiştir. Ancak bu durum verem tedavisinde sorun olmadığı anlamına gelmez. Maalesef birçok hasta yetersiz ve eksik tedavi aldığından hastalık giderek kronikleştiriyor. Burada önemli olan nokta tedavinin uzun süreli olması, çoklu ilaç kullanılması, her aktif tüberküloz olgusuna tedavi uygulanması, ilaçların yeterli doz ve düzende alınmasıdır.