Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Alkali diyet ile sağlığınızı koruyun

Giriş Tarihi: 21.5.2014

Sebze ve meyveleri çiğ tüketmeyi esas alan alkali beslenme, vücut sağlığını korumaya yardımcı oluyor. Bu diyeti uygularken içtiğiniz suyun da alkali olmasına özen göstermelisiniz

Son günlerde alkali beslenme çok popüler. Doktor Ayşegül Çoruhlu, La Cucina Italiana dergisine alkali beslenmenin prensiplerini anlattı... Alkali diyette temel besinler; sebzeler, meyveler, yağlı tohumlar, baharatlar ve alkali sudur. Bu beslenme yönteminde temel besinlerin miktarları sınırsızdır. Tükettiğiniz temel gıdaların 1/3'ü oranında da hayvansal ürünler tüketebilirsiniz. Bu diyette alkali olmanın en kolay iki yolu vardır: Alkali su ve sebze suyu tüketmek. İçilen suyun alkali- asit değerinin 7 ve yukarısı olması gerekir. Evde basit şekilde alkali su hazırlamak mümkündür. Bunun için bir litre içme suyuna, eczaneden alacağınız karbonattan 1/4 çay kaşığı kadar karıştırmanız yeterli olur. Elma sirkesi ve limon eklenmiş su içmek de vücudu alkali yapar. Alkali olmak için diğer etkili yöntem ise sebze suyu içmektir. Alkali beslenme, pişmemiş sebzeler ile beslenmenin önemini vurgulayan bir beslenme şeklidir. Sebze ağırlıklı beslenmenin hayvansal gıdalara ağırlık vermekten ya da unlu, şekerli beslenmeden daha sağlıklı olduğu biliniyor. Fakat esas bilmemiz gereken; bitkisel besinlerin mümkün olduğunca pişirilmemesidir.

NEDEN ÇİĞ TÜKETMELİ?
Sebzeler; vitamin, mineral, bitkisel protein ve antioksidan içerdikleri için yararlıdır. Ürünlerin pişirilmesi, yararlarını azaltır. Antioksidan özelliklere sahip sebzelerin renkleri koyulaştıkça serbest radikalleri temizleme kapasiteleri artar. Vücudun hücresel düzeyde sağlığı serbest radikal denen zararlılarla, antioksidan denen yararlıların dengesine bağlıdır. Serbest radikaller arttıkça vücutta asitlenme oluşur. Alkali olarak asitlenmeyi yok etmek, antioksidanları artırmak anlamına gelir. Bir sebzede ne kadar çok antioksidan varsa o kadar alkali yapar. Mor renkli sebze ve meyveler antioksidan kaynağıdır; siyah üzüm, nar, mor lahana, turp, patlıcan, mor soğan, çilek, yaban mersini, mor erik gibi.

BESİN DEĞERİ DÜŞER

Yeşil sebzelerin içerisinde ise klorofil bulunur. Klorofil, bitkiden aldığı oksijeni bize verir. Aynı zamanda demir ve magnezyum da içerir. Sebzelerin pişirilmesi içlerindeki su miktarını azaltır. Oysa su vücudu alkali yapan çok kıymetli mineraller içerir. Sebzeler mineralleri topraktan, biz de sebzelerden alırız. Sebzeleri pişirmek, içerdikleri protein miktarını azaltır. Oysa bitkisel protein, tüm sebzelerde vardır ve çok faydalıdır. Pişirme işlemi sebzelerin vitamin değerlerini de yarıya indirir. Yüksek ısıda pişirmek ya da kızartma yapmak ise bir sebzeyi neredeyse yararsız bir çöp haline getirir. Semizotu gibi iyi yağ (omega 3) içeren sebzeler pişirilince, içlerindeki yağ oksitlenir ve yararsız hale gelir. Sağlıklı olmak için her şeyden çok elektrona ihtiyacımız var. Çiğ sebzeler birer elektron deposudur. Zeytinyağlı sebze yemekleri, sebze çorbaları, buharda haşlanarak pişirilmiş sebzeler tüketebilirsiniz. Ancak günlük elektron, antioksidan, alkali ihtiyacınızı karşılamak için günde bir bardak sebze suyu içmelisiniz.

Oksijen veren yeşillikler


Malzemeler:
4 adet yeşil elma
3 adet salatalık (dörde bölünmüş)
5 adet pazı yaprağı
8 yaprak yeşil kıvırcık salata
1.5 su bardağı ıspanak
Yapılışı: Tüm malzemeyi katı meyve presinden geçirerek suyunu çıkarın. Bekletmeden hemen için.
ARKADAŞINA GÖNDER
Alkali diyet ile sağlığınızı koruyun
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz