X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Öfke, yalnızlık, üzüntü ve kaygı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Öfke, yalnızlık, üzüntü ve kaygı

  • Giriş Tarihi: 21.7.2014

Yemek yemenin en tehlikeli hali duygusal yemek yeme alışkanlığı... Öfkelenen, üzülen, kendisini yalnız ve kaygılı hisseden kadınlara önerilerde bulunan psikolog Nuray Sarp Kulkara, "Duygularınızı kağıda döküp onlarla yüzleşin" diyor

Duygusal yeme sorununun temelinde bazı duygular yatıyor. Bu duyguların yoğunluğuna göre de yeme davranışı ortaya çıkıyor. Acıbadem Fulya Hastanesi Psikoloji Bölümü Uzman Klinik Psikolog Nuray Sarp Kulkara; öfke, yalnızlık, üzüntü ve kaygı olarak dört başlıkta ifade edilen duyguların yeme davranışını belirlediğini ifade ederek, bu duygularla başa çıkmanın mümkün olabileceğini söylüyor. Duygusal yeme sorununa yol açan dört duygunun aslında çok tehlikeli olduğunu söyleyen Kulkara, bu duygularla başa çıkma stratejileri hakkında da şu bilgileri veriyor:

BOL BOL YÜRÜYÜN!

Öfkelendiğinizde yememek için neler yapabilirsiniz?
Öfke en kolay fark edilen duygudur. Öfkelenince ne hissettiğinizi yazın. Duygularınızın farkına varın.
En son öfkelendiğiniz zamanı hatırlayıp adım adım neler yaptığınızı düşünün.
Öfkelendiğinizde tartışıyorsanız ara verin. Bunu bir davranış modeli haline getirin.
Öfkelenince bol bol yürüyün. Yürümek öfkeyi azaltır.
Gerçekten neden öfkelendiğinizi kendi kendinize sorun.
Yedikleriniz sorunlarınızı çözdü mü? Tekrar hatırladığınızda öfkeleniyorsanız, sorun çözülmemiş demektir.
Çok güldüğünüz bir komedi dizisi varsa izleyin.
Koşuya çıkın.
Duş alın.
Sakin ve sizi sakinleştiren bir arkadaşınız varsa konuşun.

ARKADAŞLARINIZI ARAYIN

Yalnızlık anlarında yemek yememek için neler yapabilirsiniz?
Yalnız olmadığınız ve kendinizi değerli hissettiğiniz anılarınızı hatırlamaya çalışın.
Hissettiğiniz izolasyon algısal olabilir. Sizinle konuşabilecek yakın arkadaşlarınızı arayın.
Yalnız olduğunuz zamanı değerli kılın. Yoga, meditasyon gibi içe yolculuk tekniklerini deneyin.
Yalnızlığı güzel anlara dönüştürün. Kendiniz için keyifli bir şeyler yapın.
Dünyada herkesin bu hissi bildiğini kendinize hatırlatın.

ağlamak sizi rahatlatır

Üzüntülüyken yemek yememek için neler yapabilirsiniz?
Üzüldüğünüz olayı sesli bir şekilde anlatın ve yaşadığınız olayın hâlâ ilk anki kadar acı verip vermediğine karar verin.
Olayla ilgili değiştirebileceğiniz bir kısım var mı? Eğer varsa harekete geçin.
Üzüntünün normal bir duygu olduğunu kendinize hatırlatın ve yemeklerin bunu geçirmeyeceğini, zihninizdeki anlamlara ihtiyacınız olduğunu bilin.
Ağlayın. Ağlamak eğer depresyonda değilseniz sizi rahatlatacaktır. Ağladıktan sonra bile rahatlayamıyorsanız, mutlaka uzmana görünün.
Destek alabileceğiniz arkadaşlarınız, yakınlarınız varsa acınızı paylaşın.

GÖZÜNÜZÜ KAPATIP NEFES ALIN!

Kaygılıyken yemek yememek için neler yapabilirsiniz?
Kaygının gerçek olup olmadığını sorgulayın. Kötü hissetmeniz gerçekten de olayların kötü olduğu anlamına gelmez.
Sakinleşin. Gözünüzü kapatın ve derin bir nefes alın. Nefes alıp vermeyi yavaş yavaş sürdürün.
Unutmayın; yemek yemek uzun vadede sizi kötü etkiler. Karşılaştığınız üzücü olaylardan kaçmayın. Çünkü kaçmak yemeyi gerektirir.
Sorunu çözmek için bir kağıt kalem alın ve düşüncelerin gelişimini aşama aşama yazın. Belki de kaygılarınızın gereksiz olduğunu kavrayacaksınız.
Yazdıklarınıza mutlaka göz atın. Çözebileceğiniz bir yol görebiliyor musunuz?
Aklınıza gelen kötü olayla tümüyle baş ettiğinizi hayal edin.

'YALNIZLIĞI BONİBONLARIYLA YİYEN ÇOCUK'
Nedensiz yemek yemenin en önemli sebeplerinden birinin yalnızlık olduğunu söyleyen Nuray Sarp Kulkara, bu kavramın herkese göre değiştiğini de vurguluyor. Yalnızlık ile üzüntünün birbiriyle bağlantılı düşünüldüğü sürece problemin devam edeceğini belirten Kulkara, "Yalnızlık mutsuzluk değildir. Yalnız insanlarla ilgili fikirlerimiz korkutucu olduğu sürece yiyeceklerle mutlu olmaya çalışırız. Oysa mutluluk her anı kabul etmektir" diyor. Çok yalnız olduğunu düşünen, bu nedenle de yemek yiyen 32 yaşındaki Kaan'ın kısa öyküsüne de yer veren Kulkara, bu öyküyü şöyle paylaşıyor: "Kaan bonibonla tanıştığında 9 yaşındaymış. Arkadaşları kendisiyle küsünce, annesi sevinsin diye ona yemesi için rengarenk bonibonlar vermiş. Bonibonla yalnızlığını unutan Kaan'da bu bir isteğe dönüşmüş."