X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Engellerini at binerek aşıyorlar
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Engellerini at binerek aşıyorlar

  • Giriş Tarihi: 14.9.2014 12:28

Yürüyemeyen, ayakta duramayan, el ve kollarını oynatamayan serebral palsili çocuklar, fizyoterapist gözetiminde pony türü atlarla binerek gördükleri terapi sayesinde engellerini aşmaya çalışıyor.

Kocaeli Üniversitesi (KOÜ) Tıp Fakültesi Fizik Tedavi Anabilim Dalı ve Yahyakaptan İş ve Uğraşı Terapisi Meslek Yüksekokulu işbirliğiyle 6 yıldır verilen atla terapi hizmeti sayesinde yaklaşık 350 serebral palsi hastası çocuğun yaşam kalitesi yükseltildi.

Tedavi için ülkenin dört bir yanından gelen bedensel ve zihinsel engelli çocuklar, Kocaeli Üniversitesi Kartepe Atçılık Meslek Yüksek Okulu'nda fizyoterapist ve at eğiticilerinin gözetiminde, pony ve midillilere bindiriliyor.

Okul müdürü Erdener Balıkçı, hipoterapinin bir tedavi olmadığını, tedaviye destek amaçlı bir yöntem olduğunu belirterek, okulun hipoterapi hizmeti veren Türkiye'deki tek resmi kurum olduğunu söyledi.

Sadece bir fizik tedavi uzmanına tedavi olup, onun tavsiyesi üzerine gelen hastalara baktıklarını dile getiren Balıkçı, vücut yapısı uygun olmayanların at binmesinin kötü sonuçlar doğurabileceğini kaydetti.

"HİPOTERAPİ, HASTAYI SOSYALLEŞTİRİYOR"

Balıkçı, terapiye gelen hastaların büyük çoğunluğunu serebral palsililerin oluşturduğunu anlatarak, "Bu terapi yönteminin özelliği, atın bir dakikada attığı adım sayısı yetişkin bir insanın dakikadaki adım sayısına yakındır. Atın öne arkaya, sağa sola olan tekrarlayıcı hareketleri kas, iskelet ve sinir sisteminde hareket fonksiyonlarının gelişmesini sağlıyor. 5-6 seansın ardından serebral palsili çocukların reaksiyonları artıyor ve hareket fonksiyonları yavaş yavaş gelişmeye başlıyor. Hastalar bir fizyoterapist ve bir at antrenörünün desteğiyle yürütülüyor" diye konuştu.

Bu seansların çocukların sosyalleşmesine de imkan sağladığını vurgulayan Balıkçı, "Hiç hareket etmeyen hasta grubundan bahsediyoruz. Bunlar bir odanın içerisinde yalnızlığa terk edilmekte, içine kapanmakta, tamamen hareket fonksiyonlarını yitirmeye başlamakta. Hipoterapi gördüklerinde ise hareket fonksiyonları artmakta. Özellikle evden çıkma ve buraya gelme heyecanını yaşıyorlar" ifadesini kullandı.

Balıkçı, hipoterapi seans ücretinin 10 lira olduğunu, ve özel merkezlerde bu rakamın 150 liradan başlayıp 300 liraya kadar çıktığına dikkati çekerek, atla terapi için Türkiye'nin her ilinden ve yurt dışından hasta geldiğini, bugüne kadar yaklaşık 350 hastaya hipoterapi uygulayarak hayat standartlarının gelişmesini sağladıklarını vurguladı.

"ÇOCUĞUM ŞİMDİ DİMDİK DURABİLİYOR VE GÜZEL ADIMLAR ATABİLİYOR"

Serebral palsi hastası oğlu Gökberk'in tedavisi için Tokat'tan gelen Remziye Sarı ise çocuğunun 3,5 yaşında olduğunu ve hastalığını 2 aylıkken fark ettiklerini belirterek, atla tedaviyi televizyonda gördüğünü söyledi.

Bir aydır terapi seansına geldiklerini dile getiren Sarı, "Çok iyi bir gelişme gösteriyor. Gökberk geldiğinde oturabilen bir çocuk değildi, sırtı eğik, elleri ve kolları tutmayan bir çocuktu. Çocuğum şimdi dimdik durabiliyor ve güzel adımlar atabiliyor. Bu durum psikolojisine de yansıdı, çok daha sosyal ve konuşkan oldu çocuğum" ifadesini kullandı.

Nazife Kurt da oğlu Doruk'un tedavisi için Antalya'dan İzmit'e geldiklerini ve terapi seanslarına katılabilmek burada ev tuttuklarını anlatarak, oğlunun 3,5 yaşında ve serabral palsi hastası olduğunu kaydetti.

Doruk'un hastalığını 1 yaşındayken fark ettiklerini dile getiren Kurt, şunları söyledi:

"Daha önce tedavimizi Antalya'da devam ettiriyorduk, bir defa ameliyat olduk. Daha sonra burayı internetten buldum. Açıkçası çok tatmin edici geldi. Bu ikinci terapi sürecimiz daha önce de gelmiştik. Terapiden çok iyi verim aldık. Şimdi de daha güzel. Çocuğumun sırtı dikleşti, ayakta duruşunda, adım atışında ciddi faydalar gördük. Psikolojik olarak da çok rahatladı. Normalde benimle yapmadığı hareketleri burada çok daha güzel ve eğlenerek yapıyor."