X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Doktorun 2.5 aylık derin uykudan mucize uyanışı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Doktorun 2.5 aylık derin uykudan mucize uyanışı

  • Giriş Tarihi: 23.9.2014

Doktor Yaşar damar yırtılması sonucu beyin kanaması geçirdi. İlk müdahaleyi hemşire karısı yaptı. 2.5 ay yoğun bakımda kaldı. "Uyanmaz" dediler, mesleğine geri döndü

Acil serviste 25 yıldır doktorluk yapan Volga Yaşar, 2.5 ay önce yanında eşininde bulunduğu sırada bir anda yere yığıldı. Acil servis ve yoğun bakım hemşiresi olan eşi Aygül Yaşar, yanında bayılan eşine hayati önem taşıyan ilk saniyelerde gerekli müdahaleyi yaptı. Ardından hemen hastaneye kaldırılan Yaşar derin bir uykuya daldı. Yaşar'ın beyninde baloncuk yırtılması, yani beyin anevrizması oluşmuş ve yüzde 90'dan yüksek oranda ölüm riskiyle karşı karşıya kalmıştı. Hayatta kalması halinde ise yüzde 100'e yakın bir ihtimalle yatağa bağımlı kalabilir ya da şuuru hiç açılmayabilirdi. Yaşar, Memorial Antalya Hastanesi Yoğun Bakım Ünitesi'nde Uz. Dr. Erhan Özden tarafından sıkı bir tedaviye alındı. Başarılı bir ameliyatın ardından ise kimsenin ihtimal vermemesi rağmen tekrar eski hayatına döndü.

SANİYE SANİYE TAKİP

Yaşar'ın hastaneye getirildiğinde şuurunun tamamen kapalı, ağrıya çok az reaksiyonu olduğunu anlatan Dr. Özden, "Beyinde kanamanın yaygın olduğunu gördük. Kanamanın tekrar başlamasını önleyici, var olan kanayan bölgenin beynin diğer dokularına hasar vermesini engelleyici tedaviye başladık. Beyin dakikalar içinde hasar görebileceğinden çok dikkatli olmamız ve hastayı hızlı bir şekilde cerrahiye hazır hale getirmemiz gerekiyordu. 24 saat sonra hasta ameliyat edilebildi" dedi. Başarılı geçen ameliyat sonrasında saniye saniye takip gerektiren yeni mücadeleye girdiklerini anlatan Uz. Dr. Özden, süreci şöyle anlattı: "Ameliyat sonrasında 3 ila 10 damarın büzüşmesi ve tekrar kanama riski mevcuttur. Anevrizma hastalarında en ağır hasar ilk gelişteki müdahale sırasında oluşabilir ya da ameliyat sonrasında tekrar kanama ve damarların büzüşmesi durumunda yaşanabilir. Yoğun bakım süreci bunları engellemek üzerine kuruludur. Aralıksız takip gerektiren bu süreçte hastamızın tansiyonu, ateşi, kan şekeri, karbondioksit düzeyi belli bir düzeyde tutuldu. Hiçbirinin herhangi bir saniyede istenilen düzeyden çıkmaması sağlandı. Biz hastamızı hayata elimizde bulunan tıbbi cihazlardan, ilaçlara, monitörden ekibe kadar her unsurun böyle bir takibi yapabilecek düzeyde olması sayesinde döndürdük."

'HAYATIMI EŞİME BORÇLUYUM'
Hayatını eşinin müdahalesine borçlu olduğunu söyleyen Yaşar, "Eşim Aygül o sırada yanımda olmasaydı o ilk saniyelerde hayatımı kaybetmiştim. Hekimlik yaptığım hastanede yeniden doğdum" dedi. Yaşar gözlerini açtığında ilk hissinin "şaşkınlık" olduğunu ifade etti. Bir doktor olarak kendisine ne olduğunu bir anda anladığını ve sonrasında herkes tarafından bilinen inadı sayesinde iyileşmesi için kendi payına düşeni yaparak yeniden hayata döndüğünü ifade etti. "Hayatımın en büyük başarısı eşimin kollarına yığıldığım o günden 6 ay sonra tekrar tutkunu olduğum mesleğime doktorluğuma dönebilmemdir" dedi.