X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Dertlerimi aklında tutma unut, beni unutma
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Dertlerimi aklında tutma unut, beni unutma

  • Giriş Tarihi: 27.10.2014
Dertlerimi aklında tutma unut, beni unutma
Dertlerimi aklında tutma unut, beni unutma

Onlar da tıpkı Nâzım Hikmet'in bu ünlü dizelerindeki gibi yaptılar. Oğullarının ölüm acısını kalplerine gömdüler. Art arda yakalandıkları kanserle birlikte mücadele ettiler. El ele tedaviye girdiler. Dertlerden kaçıp gülümsediler. İşte Küçüközkan çiftinin kalpleri ısıtan öyküsü...

59 yaşındaki Zafer ve 67 yaşındaki Selahattin Küçüközkan, 14 yıl önce iki oğullarından birini trafik kazasında kaybetti. Büyük acılar çeken çift bir torunları olunca biraz olsun teselli buldu. Ancak bir gün torunu kucağına atladığında göğsüne darbe alan, ve ağrı çektiği bölgeyi kontrol ederken memesinde bir kitle fark eden Zafer hanım doktora başvurdu. Ailesinde kanser vakalarının sık görüldüğünü söyleyen Zafer Küçüközhan'a meme kanseri teşhisi konuldu. Neyse ki kanser erken teşhis edilmemiş diğer organlara yayılmamıştı. Eşinin verdiği manevi destekle moralini hep yüksek tutan Zafer hanım kanserli tümör olan memesini ameliyatla aldırdı. Zafer Küçüközkan'ın tedavisi devam ederken, Selahattin Bey ise idrar yapma ile ilgili şikayetleri nedeniyle doktora başvurdu. Yapılan tahliller sonrası ona da prostat kanseri teşhisi konuldu. Aile için yeni bir süreç başlamış oldu. Küçüklüğünden bu yana idrar şikayetleri olan ve 17 yaşına kadar gece yatağını ıslatan Selahattin Küçüközkan'ın hastalığı çok erken evrede tespit edildiği için ameliyata gerek kalmadı. Annesini ve ablasını kanserden kaybeden, küçük kız kardeşi de kanser olan Selahattin Küçüközkan, "Ben anne tarafımın genlerini taşıyorum. Bu nedenle benim için şok olmadı " diyor.

'BENİ KANSER ETTİN' ESPRİSİ
Tedavileri sırasında "Beni kanser ettin" diyerek esprileriyle ölüme meydan okuyan çift kendi kendilerine kaldıklarında ise bazen duygulanarak sessizce ağladıklarını söylüyor. El ele radyoterapi seanslarına giren Küçüközkan çiftinin büyük aşkına, tedavi gördükleri Antalya'daki özel bir kanser merkezinin çalışanları "Leyla ile Mecnun" yakıştırması yapmış. Öyle ki radyoterapiye alınacakları zaman birini Leyla diğerini ise Mecnun diye seslenerek çağırmışlar. Kanseri yenmelerinde aşklarının da büyük payı olduğunu belirten Zafer hanım ve Selahattin bey, üzüntü verebilecek her türlü olaydan uzak durmaya çalıştıklarını, eğlendiren insanlarla görüşmeyi tercih ettiklerini söylüyor.

'BİRLİKTE TEDAVİ MORAL YÜKSELTTİ'

Çiftin tedavi sürecinde yanlarında olan Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Doç. Dr. Berrin Pehlivan "Tedaviyi birlikte almak istediler ve biz de ona göre planladık. Aynı anda tedavi olmaları ve birbirlerine moral vermeleri, sürece olumlu etki sağladı. Kontrollerini aksatmadan yaptırmaları için kendilerinin yanında olacağız" diyor.