X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Çalışan kadının kabusu aşırı aktif mesane
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Çalışan kadının kabusu aşırı aktif mesane

  • Giriş Tarihi: 25.2.2015
Çalışan kadının kabusu aşırı aktif mesane
Çalışan kadının kabusu aşırı aktif mesane

Aşırı aktif mesane sorunu kadınların sosyal hayatını olumsuz etkiliyor. Bu sorun; sık idrara gitme, geceleri idrara çıkma, aniden sıkışarak tuvalete yetişme veya sıkışma hissiyle aniden idrar kaçırma gibi durumlarla ortaya çıkıyor

Aşırı aktif mesane sorunu, işten ayrılma ve erken emeklilik gibi kararlara sebep olarak günümüzde çalışan kadını en çok tehdit eden rahatsızlıkların başında geliyor. Hastalığın 40 yaş üstü kadınların yüzde 15'inde görüldüğüne dikkat çeken Kontinans Derneği Yönetim Kurulu üyesi Prof. Dr. Oktay Demirkesen, bu hastaların yaklaşık 3'te 1'inde idrar kaçırma sorunu olduğunu belirtti. Aşırı aktif mesane sorunu (AAM), çalışan kadınların iş hayatını olumsuz etkileyen sağlık sorunları arasında ilk sıralarda geliyor. Hastalığın belirtileri; gün içinde sık idrara gitme, geceleri idrara çıkma, aniden sıkışarak tuvalete zorlukla yetişme veya sıkışma hissiyle aniden idrar kaçırma gibi durumlarla ortaya çıkıyor. Bu belirtilerden herhangi birinin tek başına veya hepsinin bir arada bulunması AAM sorununu gündeme getiriyor.

AYAKTA ÇALIŞMAK RİSKLİ
Özellikle uzun toplantılar yapan, zamanının büyük kısmını dışarıda geçiren kişiler, iş dünyasında aşırı aktif mesaneden daha olumsuz etkilenen grupların başında geliyor. Yapılan çalışmalarda, AAM'nin 40 yaş üzerindeki kadınlarda görülme sıklığının yüzde 15 oranında olduğunu gösteriyor. Prof. Dr. Oktay Demirkesen, bu hastaların yaklaşık 3'te 1'inin idrar kaçırma sorunu yaşadığını belirtti. Kadınlarda sıkışma ve idrar kaçırma sorunlarının erkeklere kıyasla daha sık görüldüğünü dile getiren Prof. Demirkesen, bu durumdan hastanın ne oranda yakındığı ve etkilendiğinin anlaşılmasının önem taşıdığına dikkat çekti.

İŞ VERİMLİLİĞİ AZALIR
Hayat kalitesini ciddi anlamda düşüren bir hastalık olan AAM, iş yaşamında zorlukla bir yerlere gelmiş kadınlar için büyük bir engel teşkil ediyor. Kadın hastaların birçoğu tedavi gördüklerinin, iş ortamında bilinmesinden endişe ediyorlar. Prof. Demirkesen, beş ülkede yaklaşık 2 bin 800 kişi üzerinde yapılan bir çalışmada, AAM yakınmaları bulunanlarda işsizlik oranının sağlıklı kişilere kıyasla daha yüksek olduğunun belirlendiğini, bu hastalarda iş verimliliğinin iki kat azaldığını söyledi.

DEPRESYON ARTIYOR
Araştırmanın çarpıcı sonuçlarını paylaşan Prof. Demirkesen şöyle konuştu: 'Özellikle sıkışma tipi idrar kaçırmanın da eşlik ettiği hastalarda depresyon sıklığının yaklaşık üç kat daha fazla olduğunu görüyoruz. Bu durum da iş yaşamındaki sorunlar dışında, hastalarımızın diğer sosyal ortamlardan ve aktivitelerden kendilerini dışlamalarına neden oluyor. Bir diğer çalışma ise AAM yakınmalarının; hastalarda toplantıları erken terketme endişesi, çalışma ortamı ve saatlerinin düzenlemesiyle ilgili kaygılar, iş değiştirme, hatta işten ayrılma veya erken emeklilik gibi kararlara sebep olduğunu gösteriyor. Ayrıca, AAM topluma getirdiği tıbbi maliyetler nedeniyle oldukça yüksek giderlere neden olan bir sorun. AAM sorunu olan erkeklerin aslında daha hassas oldukları görülüyor. Bunun nedeni, idrar kaçırmanın erkekler için özellikle bu yaş grubunda daha az rastlanan ve daha az kabullenilen bir durum olmasıdır."

SU İÇMEZLER
Özellikle ani sıkışmalar ve idrar kaçırmayla birlikte seyreden AAM'nin; belli bir yaşa ulaşmış, çalışan kadınların kabusu olduğunu vurgulayan Prof. Demirkesen, AAM'den muzdarip kadınların yaşadığı sorunları şu sözlerle anlattı: "Bu kadınlar bulundukları ortamda öncelikle tuvaletin nerede olduğuna bakarlar. Toplantı süresinin ayarlanması, dışarı çıkınca öncelikle ortamda bulunan tuvaletin yerinin tespiti gibi önlemler onların yaşamının bir parçasıdır. Sıkça rastlanan bir diğer tedbir ise tuvalete gitmemek için su alımının kısıtlanmasıdır ki, bu kısıtlama aşırı olduğunda yakınmaları artıracak yanlış bir uygulamadır."

#Sayfa#

AAM SORUNUNU YAŞAYANLAR NELERE DİKKAT ETMELİ?
Hayat tarzı değişikliği şart. Hastanın tükettiği sıvı miktarı ve cinsi başta olmak üzere beslenmesi, tuvalete gitme sıklığını kontrol etme ve idrarını erteleme tekniklerinin öğretilmesi gerekir. Şişman hastalar için kilo verme ve spor aktivitelerinin yapılması önemlidir. İş ortamlarında çay, kahve, gazlı içecekler gibi mesanede idrarın depolanması için çok uygun olmayan sıvıları bol miktarda tüketmekten kaçınılmalı. Tuvalete gitme sıklığını kontrol etme ve idrarını erteleme teknikleri öğrenilmeli. Tuvalete gitme sıklığı ve idrarı erteleme teknikleri konusunda çizelgeler oluşturularak doktorun verdiği öneriler takip edilmeli. Pelvik taban olarak tabir edilen adaleleri güçlendirme egzersizleri yapılmalı. Hayat tarzı değişikliği gibi klasik tedavi seçenekleri ve ilaç tedavilerinin başarılı olmadığı durumlarda, Botulinum Toksin A Enjeksiyonu tedavisi en önemli seçenektir.

#Sayfa#

100 KADINDAN SADECE 12'Sİ ŞİKAYETLERİ İÇİN DOKTORA GİDİYOR
Çalışan kadınlar için aşırı aktif mesane yakınmaları, iş ortamında yarattığı sorunlar açısından çok önemliyken, ev hanımları tarafından durum biraz daha farklı algılanabiliyor. Tuvalet ortamına yakın olmak, idrar kaçırma söz konusuysa kıyafetini veya iç çamaşırını hemen değiştirebilmek gibi kolaylıkların yanında, bu yakınmaları kabullenmek gerektiği veya tedavi edilmesi gereken bir durum olmadığı düşüncesi, ev hanımlarını etkileyebiliyor. Bu da onları aşırı aktif mesaneden daha az şikayet etmeye sevk ediyor. Oysa bazı ev hanımları için de, aşırı aktif mesane (AAM) yakınmalarına bağlı olarak sosyal ortamlardan uzak kalmak hayat kalitesini düşürüyor. Bu yakınmalar nedeniyle doktora başvurma oranının tüm kadınlar için düşük olduğunu belirten Kontinans Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Oktay Demirkesen, 'Tedavi arama veya kabullenme konusunda çalışan kadınlar daha istekli ve uyumlu görünüyorlar. Ama yine de bizim yaptığımız bir çalışmada, aşırı aktif mesane yakınmaları olan hastaların sadece yüzde 12'sinin hekime başvurduklarının ortaya çıkması, bu konuda daha çok yol kat etmek zorunda olduğumuzu bize gösteriyor" dedi.

#Sayfa#

YENİ TEDAVİ YÖNTEMLERİ ETKİLİ SONUÇLAR VERMEYE BAŞLADI
Hayat tarzı değişikliği, kilo verme ve pelvik tabanı güçlendirecek egzersizlerin önerilmesi; tedavide birinci basamak olarak kabul ediliyor. İkinci basamakta, bu tedaviye ek olarak ilaç tedavisi uygulanması yer alıyor. Üçüncü basamakta ise son dönemde büyük bir gelişme olarak ortaya çıkan ve mesane içine uygulanan Botulinum Toksin A Enjeksiyonu tedavisi bulunuyor. Dördüncü ve son basamakta ise komplike ve büyük cerrahi yöntemler yer alıyor. Cerrahi yöntemin son yıllarda yüzde bile verilemeyecek derecede azaldığının altını çizen Prof. Prof. Dr. Oktay Demirkesen, bu gelişmeye üçüncü basamak tedavideki Botulinum Toksin A Enjeksiyonunda sağlanan önemli başarıların neden olduğunu söylüyor.