Yüzük iz bırakıyorsa şişliklere dikkat edin

Giriş Tarihi: 9.1.2016
Yüzük iz bırakıyorsa şişliklere dikkat edin

Parmaklarınız, kolunuz veya bacağınız, sıktığınızda iz bırakacak kadar şişiyorsa; hemen doktora başvurun. Basit bir şiş, ciddi bir sorun olabilir

Vücudumuzda nasıl bir kan dolaşımı varsa, cilt altında da lenf olarak ifade edilen berrak su gibi bir sıvının dolaşımı vardır. Bu dolaşımın amacı; cilt ve cilt altı enfeksiyonlara yol açabilecek bakterileri ortamdan uzaklaştırmak ve enfeksiyonları önlemektir. Proteinden zengin olan lenf sıvısı; topladığı bakterileri, virüsleri ve diğer atıkları kanallar ile lenf düğümlerine taşır ve bu düğümlerde atıklar ve mikroplar hücreler tarafından yok edilir. Bu dolaşım bir şekilde bloke olduğunda kol veya bacağın şiştiğini ve lenfödem oluştuğunu söyleyen Liv Hospital Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Murat Aksoy; lenfödem nedenlerini ve yapılabilecekleri anlattı...

35 YAŞINDAN SONRA ÇIKABİLİR

Lenf kanallarının tıkanmasının birden fazla nedeni vardır. Bazı durumlarda bebek anne karnında gelişirken bu kanallar gelişmeyebilir ve doğuştan bebeğin bir kolu veya bir bacağı, bazen iki uzvu da şiş olabilir. Bazı durumlarda ise doğumsal olan şişlikler kendini yıllar sonra gösterebilir. Ender görülse de doğumsal olmasına rağmen bazı hastalarda lenfödem kendini 35 yaşından sonra gösterir. Lenf kanallarındaki tıkanıklık sonradan da edinilebilir. Bunun en sık görülen nedeni, kanser ile kanalların tıkanması veya kanser cerrahisi sırasında lenf topaklarının temizlenmesidir.

ATEŞ ATAKLARI GÖRÜLÜR

Lenfödem; bir kolu, bacağı veya her iki tarafı da etkileyebilir. Kolun veya bacağın bir kısmı veya tümü şişebilir. Bazı durumlarda sadece parmakların şiştiği görülür. Sıktığınızda yüzük iz bırakabilir. Hasta, lenfödem gelişen tarafta ağırlık, ağrı ve hareket kısıtlılığı hissedebilir. Bize başvuran hastaların bir diğer şikayeti de tekrarlayan enfeksiyonlardır. Lenf akımı bozulduğu için, lenf sıvısı birikir ve bakterilerin bulaşması ile zaten mikropların üremesi için çok uygun olan bu sıvı kolaylıkla enfeksiyonu başlatır. Enfeksiyon geliştiği takdirde lenfödem olan taraf daha fazla şişer, kızarır, daha sıcak olur, bazen hastada inip çıkan ve titreme ile gelen ateş atakları olur.

KOL VE BACAK ÇAPLARI ÖLÇÜLMELİ

Özellikle kanser tedavisi sonrası bacakta veya kolda hafif de olsa bir şişme fark edildiyse, tedaviye hemen başlamak gerekir. Erken tanı lenfödemde de başarı şansını artırır. Bu nedenle şişlik belirgin olarak fark edilmeye başlanmadan önce tanıyı atlamamak için hastaların en azından ayda bir kez bir mezura ile kol veya bacak çaplarını ölçmeleri ve fark varsa doktora başvurmaları önerilir.

DÜZENLİ EGZERSİZ ÇOK ÖNEMLİ

Lenfödem tedavisinde hastanın egzersiz yapması önemlidir. Bu egzersizler lenf sıvısının koldan veya bacaktan boşaltılmasını kolaylaştırır. Bu hareketler aşırı yorucu olmamalıdır. Günlük aktiviteyi taklit eden egzersizler olmalıdır; hafif yürüyüş, alışveriş torbası taşımak gibi...

BANDAJLAMA VE MASAJ YAPILIR

Lenfödem tedavisinin en önemli bölümü ise kompresyon tedavisidir. Parmaklardan başlayarak tüm uzvu içine alacak bir bandajlama, lenfödem olan uzvun hacmini azaltacaktır. Tecrübeli bir fizyoterapistin yapacağı özellikli bir masaj ile bu hacim azaltılabilir. Bandajlama ve masaj ile normalde kapalı olan alternatif lenf kanallarının açılması sağlanır. Hacmin azaltılmasından sonra aralıklı hava basarak çalışan ve lenf sıvısını yukarılara sıvazlanmasını sağlayan özel cihazlar ve kompresyon giysileri tedavinin devamı için oldukça yararlıdır.

LENFÖDEM TEDAVİSİNDE SÜPERMİKROCERRAHİ ÇIĞIR AÇIYOR

Doç. Dr. Yener Demirtaş / Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı:

Lenf kanallarının görevi, cilt yüzeyine yakın kılcal kan damarlarının deri altına sızdırdıkları su ve protein içerikli lenf sıvısını toplayarak vücuttan atılmasını sağlamaktır. Bu kanalların tıkanması, tahribatı veya yetersizliği sonucu protein ve suyun dokular arasında birikmesiyle lenfödem oluşuyor. Geleneksel mikrocerrahi ile 1 mm'ye kadar olan damarlar onarılabiliyordu. Gelişen teknoloji ile birlikte lenfödem tedavisinde süpermikrocerrahiyi kullanıyoruz. Yani daha önce dikilemeyecek kadar ince olduğu düşünülen lenf damarları, artık süpermikrocerrahi ile onarılabiliyor.

40 KATA KADAR BÜYÜTÜLÜYOR

40 kata kadar büyütmeyi sağlayan mikroskoplar, neredeyse çıplak gözle görülmeyen mikrocerrahi dikiş ipleri ve çok daha hassas, mikro aletlerin geliştirilmesiyle yeniden onarım mikrocerrahisi için büyük bir adım atıldı. Lenfödem tedavisinde 0.3 mm inceliğindeki damarlar bile onarılabiliyor. Bu durum, cerraha sağladığı avantajların yanında hastalara da büyük kolaylıklar sağlıyor. Lenfödemin tedavisinde eskiden kullanılan cerrahi yöntemlerde iyileşme dönemleri çok uzundu. Süpermikrocerrahi ise çok kısa kesilerden yapıldığı için ciddi bir nekahat evresi yok. Hastalar birkaç gün icinde günlük yaşantılarına dönebiliyorlar ve özellikle erken evre lenfödem hastalarında sonuçlar umut vâdediyor.

KANSER HASTALARINDA ÇOK ETKİLİ

Lenfödem tedavisinde kullanılan damarlı lenf nodu nakli yöntemi, özellikle meme kanseri tedavisi sonrası kolunda lenfödem gelişen hastalarda çok etkili. Bu hasta grubunda lenfödemin ortaya çıkmasının nedeni, kanser tedavisi sırasında koltukaltındaki lenf nodlarının da alınması ve bu bölgeye ışın tedavisi uygulanması. Damarlı lenf nodu naklinde, hastanın bir başka bölgesinden sağlıklı lenf nodları besleyici damarlarıyla birlikte alınarak koltukaltına naklediliyor. Burada yine mikrocerrahi tekniklerle yeni alıcı damarlara dikilerek dokunun yeni yerinde yaşaması ve burada iyileşerek yeniden işlevini yerine getirmesi sağlanıyor. Memesi alınmış hastalar için bir diğer avantaj ise bu tekniğin karın dokusundan memenin yeniden yapıldığı yöntemle çok kolay ve etkili bir şekilde kombine edilebilmesidir.

LİPOSUCTİON İLE BİRİKEN ÖDEM AZALTILABİLİR

Op. Dr. Esra Bilgen

Lenfödem, fil hastalığı ya da elefantiazis olarak adlandırılır. Gelişmiş ülkelerde parazitten daha çok cerrahi, radyoterapi, tümör yayılımı gibi nedenlerle lenf düğümlerinin tahrip olması etkendir. Hiçbir tedavi şekli lenfödemi tek başına tedavi etmeye yetmez. Eğer parazit enfeksiyonuna bağlı ise buna yönelik tedaviye başlanmalıdır. Bunun yanında gelişebilecek cilt enfeksiyonları için cilt bakımı ve uygun mantar kremleri, antibiyotikler kullanılır. Fazla kiloların verilmesi ve etkilenen uzuvların yüksekte tutulması gerekir. Bası giysileri mutlaka önerilir. Liposuction, lenfödem tedavisinde kullanılabilir. Lenf sıvısının biriktiği cilt altı yağ dokusunu uzaklaştırmada etkili bir yöntemdir. Son yıllarda yapılan çalışmalar liposuction ile oldukça başarılı sonuçlar alınabildiğini göstermiştir. Ayrıca diğer cerrahi tekniklere göre daha az girişimseldir. Diğer cerrahi tedavi seçenekleri ise cilt altı dokunun ve cildin uzaklaştırılıp deri grefti (yama) uygulaması yapılması ve aşamalı olarak, kol ya da bacağın iç yüzünden deri altı dokusu çıkarılmasıdır ancak belli hazırlık aşamaları vardır. Lenf damarlarına yönelik mikro cerrahi yöntemler denenebilir.
ARKADAŞINA GÖNDER
Yüzük iz bırakıyorsa şişliklere dikkat edin
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz