X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Kalp krizi tehlikesi en çok hangi yaşlarda görülür?
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

tehlikesi en çok hangi yaşlarda görülür?

  • Giriş Tarihi: 20.1.2016 09:51

nde risk faktörleri nelerdir? krizi çağımızın en popüler hastalıklarından biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Kalp krizine karşı önceden tedbir almak da çok mümkün olmamaktadır. Ancak kalp krizinde risk faktörleri nelerdir bilinirse bu hastalığa karşı bazı tedbirler alınabilmektedir.

Kalp Krizinde Risk Faktörleri Nelerdir?

çağımızın en popüler hastalıklarından biri olarak karşımıza çıkmaktadır. krizine karşı önceden tedbir almak da çok mümkün olmamaktadır. Ancak kalp krizinde risk faktörleri nelerdir bilinirse bu hastalığa karşı bazı tedbirler alınabilmektedir.

Kalp krizinde risk faktörleri nelerdir?

Kalp krizinin risk faktörleri

Öncelikle bilinmelidir ki kalp krizi daima yüksek tempoda bir yaşam süren, aşırı kilolu ve bu hastalığı genlerinde taşıyan kişilerde oldukça yüksek oranlarda görülmektedir. Kalp krizlerinin çoğu koroner arterlerde yani kalp kasına kan taşıyan damarlarda pıhtı oluşması nedeniyle damarın tıkanması sonucu ortaya çıkmaktadır.
Kalp krizinin risk faktörleri iki grupta incelenmektedir. Bunlardan birincisi değiştirilemeyen risk faktörleri, diğeri ise değiştirilebilir risk faktörleri olarak tanımlanmaktadır. Değiştirilemeyen risk faktörlerinden olan genetik yatkınlık, kişinin genlerinde bu hastalığı tetikleyebilecek genlerinin olup olmadığını incelemektedir. Eğer kontrolü yapılan kişinin aile bireylerinde kalp krizi örnekleri varsa, bu kişiler özellikle dikkatli davranmaları gerekmektedir. Kroner arter hastalıkları cinsiyete bağlı olarak değişmekte ve erkeklerde genellikle daha sık görülmektedir. Kalp krizine bir etkenin de ileri yaşın getirdiği kalp ve damarlarda meydana gelen tahribat olduğu belirtilmektedir. Şeker hastalığı ve stresli bir kişilik yapısına sahip olunması da kişinin kalp krizi riskini artıran diğer faktörlerdir.
Yukarıda belirtilen faktörlerin dışında sigara, hipertansiyon, obezite ve hareketsiz yaşam tarzı kalp krizine neden olabilecek değiştirilebilir faktörler arasında yer almaktadır. Özellikle sigara ve hipertansiyon direkt olarak kan damarlarında tahribata neden olan etkenler arasında yer almaktadır. Obezite ve hareketsiz yaşam tarzı da birbirine bağlı faktörlerdendir. Spor yapan kişilerin fazla kilolarından kurtulması stabil bir yaşam tarzına sahip olanlara göre daha kolay olmaktadır.

Koroner arter hastalığı ile mücadelede en önemli adım, hastalıktan korunmaktır. Hastalık bir takım risk faktörleri varlığında çabuk ortaya çıkmakta ve hızlı ilerlemektedir. İyi kolesterol düzeyinin yüksek olması (60 mg/dl'den fazla) hastalık riskini azaltmaktadır.

Risk faktörleri nelerdir?

Yaş: Erkeklerde 45 yaşın üstü, kadınlarda 55 yaşın üstü veya erken menopoz
Cins: Erkeklerde daha sık
Aile öyküsü: Birinci derecede (anne, baba, kardeş) erkek akrabalarda 55 yaşından, birinci derecede kadın akrabalarda 65 yaşından önce kalp damar hastalığı, kalp krizi (infarktüs) veya ani ölüm bulunması
Sigara içiyor olmak
Hipertansiyon (140/90 mmHg veya daha fazla veya hipertansiyon için tedavi alıyor olmak)
İyi kolesterolün (HDL kolesterol) 40 mg/dl'den düşük olması
Total kolesterolün 200 mg/dl'den fazla olması (kötü kolesterol olan LDL-kolesterolün 130 mg/dl'den fazla olması).
Hareketsizlik: Haftada en az 3 gün ve günde en az 30 dakika egzersize zaman ayırmalısınız (tempolu yürüyüş, yüzme, bisiklet, dans, bahçe işleri vs.).
Şeker hastalığı (diabetes mellitus)
Kilo: Bu konuda en değerli kriter, vücut kitle indeksi ve bel çevresidir. Vücut kitle indeksi, kg olarak ağırlığın, metre olarak boyun karesine bölünmesiyle elde edilir (VKİ: kg/m2). Vücut kitle indeksinin 25'in üzerinde olması veya bel çevresinin erkeklerde 102 cm, kadınlarda ise 88 cm'nin üzerinde olması, yalnızca kalp damar hastalığı riskini artırmakla kalmayıp şeker hastalığı, yağ yüksekliği ve tansiyon yüksekliği riskini de artırmaktadır.
Stres: uzun bir zaman sürekli strese maruz kalma, hastalığın gelişmesini kolaylaştırmaktadır.
Depresyon: özellikle son yıllarda depresyon da kalp damar hastalıkları yönünden risk faktörü olarak kabul edilmeye başlandı.


Ne yapalım?

Bu risk faktörlerinin bazıları değiştirilebilir iken bazıları değiştirilemez (yaş, cins, aile öyküsü gibi).

Kalp damar hastalıkları, soğuk algınlığı, grip gibi geçici ve iyileştiği zaman arkasında iz bırakmayan hastalıklar değildir. Hastalık geliştiği zaman devamlı ilerlemeye ve problem çıkarmaya eğilimlidir. Ondan dolayı bu risk faktörleriyle mücadele, hastalığın ortaya çıkışını önlemesi, hastalık gelişenlerde ise hastalığın ilerleme hızının yavaşlatılması hatta durdurulmasını sağladığından dolayı son derece önemlidir. Dolayısıyla kalp damar hastalıkları ile mücadele, değiştirilebilir risk faktörleriyle mücadele demektir.