X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Kanser tedavisinde 'ajan ilaç' devrimi
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Kanser tedavisinde 'ajan ilaç' devrimi

  • Giriş Tarihi: 4.2.2016
Kanser tedavisinde 'ajan ilaç' devrimi
Kanser tedavisinde 'ajan ilaç' devrimi

Prof. Dr. İsmail Çelik, akciğer kanserinde bağışıklık sistemini güçlendiren yeni ilaçların umut verdiğini söyledi: "Artık ajan ilaçlarla tümörü durdurabiliyoruz"

Akciğer kanseri tüm dünyada en sık görülen ve kansere bağlı ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer alıyor. Her yıl yaklaşık 30 bin yeni vaka teşhis ediliyor. İmmüno-Onkoloji Derneği, Türk Akciğer Kanseri Derneği, Türk Tıbbi Onkoloji Derneği ve Türk Toraks Derneği'nin katılımı ile Akciğer Kanseri İşbirliği Platformu kuruldu. Platform, akciğer kanserinden korunma, erken tanı ve etkili tedavileri anlatabilmek için dün bir araya geldi.

'ARTIK GOL ATIYORUZ'

Toplantıda konuşan İmmüno- Onkoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. İsmail Çelik, "Kanser tedavilerinde orta sahayı geçemiyorduk. Ama bugün inanılmaz bir değişiklik var. Artık dijital bir alana giriyoruz. Ceza sahasını geçip gol atıyoruz" dedi. Prof. Dr. İsmail Çelik, yeni gelişmeleri şöyle anlattı: "Bağışıklık sistemini güçlendiren T hücreleri var. T hücreleri kanser hücresine karşı savaşır. Ama kanser hücresi o kadar akıllı ki savunma hücresini uyutup kendi bildiğini okuyabiliyordu. Tümör, örneğin x-ray cihazından geçerken savunma hücrelerinin kontrolüne rağmen kendini belli etmiyordu. İmmünoterapi ile vücudun savunma sistemini güçlendiren ilaçlarla artık kanser hücreleri x-ray'den elini kolunu sallayıp geçemiyor. Çünkü 1-2 yıldır gündemde olan savunma sistemini güçlendiren ajan ilaçların birinci nesli kanserli hücrenin geçişine engel oluyor. İkinci nesil ajan ilaçlar da bu hücreye karşı savaşıyor ve yok ediyor. Yani savunma hücrelerini bu ajan ilaçlarla eğittik. Tümör hücresine gönderdik. Artık, tümörü küçültebiliyor ve durdurabiliyoruz. Böyle giderse immünoterapide kullanılan ilaçlarla ileriki yıllarda da kanser, kronik hastalık haline gelecek." Yeni ilaçların yan etkilerinin de kemoterapiye göre çok az olduğunu belirten Çelik, "Bu ilaçlara ülkemizde henüz ruhsatlandırılma yapılmadı. SGK kapsamında geri ödemeli değil. Ama Sağlık Bakanlığı'nın erken erişim programı ile ulaşılıyor" dedi.

5 ÖĞÜN SEBZE VE MEYVE ÖNERİSİ
Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Ahmet Özet, günde düzenli olarak en az 30 dakika egzersiz yapmak, 5 porsiyon meyve sebze ile 2 buçuk litre su tüketmek ve kırmızı et yerine balık ve beyaz et tercih etmenin kanser riskini önemli ölçüde azalttığını söyledi. Prof. Dr. Özet, kansere karşı yapılacakları şöyle sıraladı: "Kısa zamanda yüksek ateşte ve ateşe yakın pişirme gibi yöntemlerden kaçınmak gerek. Fast-food tarzı beslenme, hazır ve işlenmiş gıdalar yerine, sebze ve meyveden zengin Akdeniz usulü beslenmeye yönelmeliyiz. Fazla miktarda sucuk, salam, sosis gibi işlenmiş et ürünlerinden uzak durulmalı. Günde 2-3 gramdan fazla tuz tüketilmemeli."

YÜZDE 80 OLUMLU SONUÇ ALINIYOR
Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Başak Oyan Uluç da kişiye özgü tedavileri anlattı: "Biyopsi materyalinden hücrenin DNA değişikliğine bakıyoruz. Ona göre ajan ilaçlarla direkt tümörü hedef alıyoruz. Kemoterapide yüzde 30 etki alırken, kişiye özel tedavilerle yüzde 80 olumlu yanıt alıyoruz."

YOL HARİTASI BAKANLIĞA SUNULACAK
Tütün kullanımının yasaklarla ülkemizde yüzde 13 azalmasının umut verici olduğunu vurgulayan Türk Toraks Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Sedat Altın ise "Yol haritamızı Sağlık Bakanlığı'na da sunacağız. Erken tanı programına akciğer kanserinin de ilave edilmesini isteyeceğiz. ABD ve Kanada'daki gibi 50 yaş üzeri sigara içen erkeklerin taramaya alınmasını isteyeceğiz" diye konuştu.