X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Hayatımızı zorlaştıran eksiklik: B 12
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Hayatımızı zorlaştıran eksiklik: B 12

  • Giriş Tarihi: 8.2.2016 11:40 Güncelleme Tarihi: 8.2.2016 11:41
Hayatımızı zorlaştıran eksiklik: B 12
Hayatımızı zorlaştıran eksiklik: B 12

Uzman Diyetisyen Pınar Kural Enç, çok üşüyorsanız, yorgunluktan ya da halsizlikten yakınıyorsanız, duygusal olarak çok bunaldıysanız, konsantrasyon güçlüğü yaşıyorsanız, baş dönmesi, dengesizlik gibi sorunlar yaşıyorsanız ve hatta depresyon tedavisi görecek kadar hayatla bağlarınız koptuysa bu tür can sıkıcı sorunların B 12 eksikliğinden kaynaklanabileceğini belirtti.

B 12 vitamin eksikliğinda bu sorunlar gülüyor

Uzman Diyetisyen Pınar Kural Enç, " eksikliğinde sinir hasarı, kansızlık, unutkanlık, depresyon ve yorgunluk gibi sorunlar görülür. Bu hasarların düşük B12 düzeyi erken teşhis edilip ve takviye alımına herhangi bir kalıcı hasar oluşmadan başlandığında engellenmesi mümkündür." dedi.

El ve ayaklarınız uyuşuyorsa...

B12 nin hafızanın zayıflamasına neden olduğunu kaydeden Enç, "El ve ayaklarda görülen uyuşmanın nedeni B12 eksikliği olabilir. Çocukların zeka düzeylerinde düşüklüğe neden olabildiği gibi B12 eksikliği aynı zamanda konuşma ve yürüme gibi davranışların daha geç ortaya çıkmasına neden olabilir. Pernisiyoz anemi bir anemi türüdür. (Anemi, kanınızda normalden daha az sayıda alyuvar olması demektir). Pernisiyoz anemide vücut yeteri kadar ne sahip olmadığı için yeterli miktarda lı alyuvar yapamaz. Vücudunuza oksijen taşıyacak yeterince alyuvar yoksa kendinizi yorgun ve bitkin hissedebilirsiniz. Şiddetli ve uzun süren pernisiyoz anemi kalbe, beyne ve vücuttaki diğer organlara hasar verebilir. Pernisiyoz anemi aynı zamanda sinir hasarı, nörolojik sorunlar (depresyon) ve sindirim sistemi problemleri gibi başka komplikasyonlara da yol açabilir. Ayrıca, pernisiyoz anemili kişilerde mide kanserine yakalanma riski artabilir" diye konuştu.

Vejeteryan beslenenler risk altında

Pınar Kural Enç, "Risk altındaki kişiler; vejetaryen beslenenler, sürekli yanlış (tek tip) diyet yapanlar, dengeli bir beslenme programı uygulamayanlar, yaşlılar, emilim bozukluğu hastalıklarında, doğum kontrol hapı ve bazı ilaçların kullanımında, pankreas yetersizliğinde, bağırsak parazitleri ve bakterilerin varlığında B12 yetersizliği görülebilir. Belirtiler; direnç azalması, ağırlıkta azalma ya da artma, bazı hastalıkların gelişimi, sosyal aktivitede azalma, depresyon, demans (bunama) gibi durumlar görülebilir" diye konuştu.

Uzman Diyetisyen Pınar Kural Enç, B12 vitaminin suda eriyen bir vitamin olduğunu ifade ederek şöyle konuştu:


"Besinlerin saklanması ve pişirilmesi sırasında da vitamin eksikliği görülebilir. Örneğin; ızgara ette yüksek ısı ve et suyunun damlaması ile; sütte pastörize ve kaynama işlemlerinde; balığın pişirildikten sonra suyunun dökülmesiyle B12 vitamininin etkinliği oldukça azalır. Asit, alkali ve ısıya karşı dayanıksızdır. Kaynatma süresinin uzaması ve derecesinin yükselmesi, B12 vitamininin kaybını artırır. Karaciğerin suda haşlandıktan sonra suyunun dökülmesi, balık haşlandıktan sonra suyunun dökülmesi, yine B12 vitamini kaybını artıran sebepler arasındadır. Etler ızgara yapılırken, sıcaklık ve damlayan suyla B12 vitamininin yüzde 30'u, nemli sıcaklıktaysa yüzde 10-20'sinin kaybolduğu bilinmektedir. UHT sütlerdeki kayıp yüzde 7- 10 civarında iken, yüzde 30 kadarı da kaynamayla kaybolmaktadır. Peki, tüm bu olumsuz etkilerden uzak durmak için nasıl bir beslenme planı oluşturmalıyız? B12 vitamininden zengin olan başlıca besinleri yani; et, süt, peynir, yumurta ve balığı hayatımıza sokmamız gerekiyor. Yani hayvansal besinleri… Vejetaryenler içinse süt ürünleri ve yumurtaya ağırlık vermek önerilebilir. Sonuç olarak unutkanlık, dikkat dağınıklığı, halsizlik ve ileride karşılaşılabilecek daha ciddi problemlerin engellenmesi için B12'den zengin besinlerin ihmal edilmemesi ve 6 ayda 1 mutlaka B12 düzeyinin ölçülmesi yararlı olacaktır.14 yaşından büyük olanlar için günde 2.4 mcg B12 alınmalıdır. Hamilelik döneminde 2.6 mcg ve emzirme döneminde bu miktar 2.8 mcg olmalıdır."