Güneş kreminiz alerjiye neden olmamalı

Giriş Tarihi: 9.8.2016
Güneş kreminiz alerjiye neden olmamalı

Suya, tere dayanıklı, güneşte hassasiyet yaratmayan ve alerjiye neden olmayacak güneş koruyucuları tercih etmelisiniz

Bronz bir tenden vazgeçmem diyorsanız, güneşlenmeden önce doğru önlemler almayı ihmal etmeyin. Medical Park Bahçelievler Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Gökhan Okan, doğru güneş kremi seçmenin püf noktalarını anlattı:
Bronz görüntü isteyen kişiler için en iyi alternatif otobronz ürünleridir. Otobronz ürünler; krem, losyon, sprey ve jel şeklinde olup güvenilirdirler. Yan etkileri yok denecek kadar azdır. Çok nadir olmakla birlikte otobronz ürünlerin içindeki maddelere karşı alerjik reaksiyon gelişebilir.
Otobronzlar, kıyafetlerin rengini boyayabileceği için vücuda sürüldükten en az 30 dakika sonrasına kadar kıyafet giyilmemelidir. Kullanırken ürünler gözden uzak tutulmalı, göz teması engellenmelidir. Yıkandıkları akmazlar. Ultraviole ışın olmaksızın cilde bronz görünüm kazandırırlar.
Uygulama öncesi hafif bir peeling ile cildin incelmesi sağlanır. Bu şekilde ölü deri tabakası atılır ve homojen bir bronzluk sağlanmış olur. Aksi takdirde elde edilen bronzluk düzgün dağılımlı olmayacaktır. Derinin üst tabakasında ölü deri uzaklaştırıldığında renk maddesi eşit dağılacaktır.
Otobronz ürünler etkilerini iki gün ile bir hafta sürdürürler. Uygulamadan hemen sonra duş alınmaması, suya girilmemesi tavsiye edilir.
İçeriklerinde genelde dihidroksiaseton (DNA), eritruloz, bitki ekstreleri (ceviz kabuğu, kola bitkisi), vitamin C ve güneş koruyucusu bulunur.
İçeriklerinde güneş koruyucularının faktörleri düşük olduğundan otobronz ürünleri üzerine ayrıca güneş koruyucusu sürülmesi unutulmamalıdır.
Bilinen en iyi otobronz madde DHA'dır. Alt deri tabakasındaki melanin ile kimyasal reaksiyona girerek bronzlaşmayı sağlar. Eritruloz maddesi daha yavaş fakat daha uzun bronzluğa neden olmaktadır. Kozmetik sektöründe, bitki ve DHA içeren otobronz ürünler olduğu gibi eritroz ve DHA'yı birlikte içeren ürünler bulunur.

GÜNEŞE KARŞI ANTİOKSİDAN ALIN
SAATLERE DİKKAT: Güneş ışınlarının en yoğun olduğu saatler olan 10.00- 16.00 arasında dışarıda mümkün olduğunca bulunulmamalı
GÖLGEDE DURUN: Dışarıda zaman geçirileceği zaman mümkün olduğunca gölgede kalınmalı
GÜNEŞTE EN FAZLA 1 SAAT: İlk güneş banyoları en çok 15-20 dakika, en fazla güneşlenme süresi1-1.5 saat kadar olmalı.
KREMSİZ ASLA ÇIKMAYIN: Güneş koruma faktörü en az 15 olan kremler, günlük olarak kullanılmalı.
BULUTLARA GÜVENMEYİN: Bulutlu havalarda güneş radyasyonu, ancak yarısı kadar azalır. Bu nedenle bulutlu havalarda da koruma yapılmalı.
ÇOCUKLUKTAN BAŞLAYIN: Deri kanserleri ve güneşe bağlı deri yaşlanması gibi sonuçlar; güneş ışınlarının uzun vadede birikici etkileri olarak ortaya çıktığından, koruyucu uygulamalara çocukluktan başlanmalı.
GİYSİNİZ DE SPF'Lİ OLSUN: Koruyucu ve renkli giysiler giyilmeli, güneşten koruyucu gözlükler ve şapka takılmalı. Giysilerde UV koruma faktörü aranmalıdır. Giysilerde 15-50 arasında koruma faktörü vardır.
BEBEKLERDE ŞAPKA: Bebekler altı aylıktan küçükse; güneş koruyucu kullanımından çok şapka takma, gölgede şemsiye altında durma gibi koruyucu önlemler alınmalı.

İLAÇ ALANLAR DOKTORUNA SORSUN
YEŞİL ÇAY İÇİN: Güneşten kaynaklanan zararlı etkilerden korunmak amacıyla harici ya da sistematik antioksidan kullanımı faydalı olabilir. Vitamin C ve E, selenyum, çinko, yeşil çay, slimarin ve soya isoflovanlarıe etkili başlıca antioksidanlardır. Yeşil çay içerek, güneşin zararlı etkilerinden korunabilirsiniz.
PARFÜM SIKARKEN DÜŞÜNÜN: Bazı ilaçlar ve parfümlü kozmetik malzemeler, güneşe hassasiyeti artırdıklarından; ilaç alanların güneş banyosu yapmadan önce hekimlerine danışmaları gerekir.
İHMAL ETMEYİN: Güneş koruyucu kullanımına önem verilmelidir. Güneşin cildimize vermiş olduğu zararın yüzde 80'inin ilk 18 yaş grubu olduğu düşünülürse; güneş koruyucu kullanımının erken yaşlarda başlaması gerektiğinin önemi bir kat daha artar.

SON KULLANMA TARİHİNE DİKKAT!
BARİYER OLUŞTURUR: Güneş koruyucular fiziksel ve kimyasal olmak üzere iki çeşittir. Fiziksel koruyucular, UV radyasyonu iki deri arasında bariyer oluşturarak ışığı yansıtırlar. Hassas ciltlerde çocuklarda dahi güvenle kullanılırlar. Görünür tabaka oluştururlar ve giysilerin rengini değiştirirler.
IŞINLARIN TEMASINI KESER: Kimyasal koruyucular absorbsiyon yoluyla güneş ışınlarının cilde temasını engeller. UVB tutucular ve UVA tutucular olarak ele alınırlar ve bunların karışımları ile yeni ürünler elde edilmektedir. Renksizdirler, sistematik emilimleri yok denecek kadar azdır.
SPF VE UVB'Y DİKKAT: Güneş koruyucuların SPF faktörü ile etkinlikleri hesaplanır. SPF; güneşin zararlı UV ışını tarafından oluşturulan kızarıklığı durdurma kabiliyetine göre hesaplanır. Güneş koruyucularındaki UBV ise ışınları koruma derecesini yansıtır. SPF 4-12 arası minimal koruma, SPF 12-30 arası orta derecede koruma, 30 ve üstü yüksek derecede koruma olarak hesaplanır.
SUYA VE TERE DAYANMALI: Güneş koruyucularda beklenen özellikler şöyle sıralanabilir: Tolere edilebilmesi, toksik olamaması, güneşte hassasiyet yaratmaması, deride yanma, batma yapmaması, suya ve tere dayanıklı olması.
KULLANIM SÜRESİNE BAKIN: Güneş koruyucuların son kullanma tarihlerine edilmelidir. Sıcakta bu süre kısalır.
BACAĞA BİR, YÜZE YARIM TATLI KAŞIĞI: Yeterli bir koruma sağlayabilmesi için güneş koruyucusunun yüz, boyun ve tek kol için her bir alan yarım tatlı kaşığı; gövde ön yüz, arka yüz, tek bacaklara birer tatlı kaşığı sürülmesi gerekiyor.

D VİTAMİNİ ALAMAM DİYE KORKANLARA TAVSİYELER
Özellikle anneler güneş koruyucular konusunda en çok 50 faktör ve üzeri ürünlerin, çocukların kemik gelişimini engellemesinden çekiniyor. Oysa gün içinde açık bir bölgeden alınan kısa süreli bir güneş ışını, D vitamini salgılanması için yeterli olmaktadır.
Vücudun D vitaminini sentezleyebilmesi için ihtiyaç duyduğu güneş ışını çok azdır. Uzun süreli güneş koruyucu kullanan kişilerde; haftada üç gün eller, kollar ve bacaklardan alınan güneş, D vitamini salgısı için yeterlidir.
Uzun süreli koruyucu kullanan ve risk grubunda bulunan kişilerde, D vitamininden zengin beslenme ve D vitamini takviyesi özellikle kış mevsiminde tavsiye edilir.

GÜNEŞE ÇIKMADAN ÖNCE CİLDİNİZİ TEMİZLEYİN
ALKOLSÜZ TEMİZLEYİCİ: Güneşe çıkmadan önce ve diğer zamanlarda da düzgün bir cilt temizliği gereklidir. Normal zamanlarda daha kapsamlı bir cilt temizliği her zaman gerekli olmasa da alkolsüz ve parfümsüz temizleyiciler kullanmak daha uygundur.
PARFÜMÜ KIYAFETE SIKIN: Güneşli havalarda en çok dikkat edilmesi gereken; deri üzerine parfüm, deodorant gibi ürünlerin sürülmemesi ve bu tarz ürünlerin daha çok kıyafetler üzerine sıkılmasıdır. Eğer aksi yapılırsa, deride bazı lekelenmelere, bazı kızarıklık ve kaşıntı gibi belirtileri olan egzama grubu hastalıklara neden olabilir.
ARKADAŞINA GÖNDER
Güneş kreminiz alerjiye neden olmamalı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz