nedir, belirtileri, nedenleri ve tedavisi

Giriş Tarihi: 19.8.2016 13:33
Lösemi nedir, belirtileri, nedenleri ve tedavisi

, 4 farklı tip kan kanseri için kullanılan genel kavramdır. Bu 4 değişik lösemi tipinde ortak olan kemik iliğindeki bir hücreden başlamalarıdır. Hücre değişime uğrar ve bir çeşit lösemi hücresi haline gelir.

Birçok vakasının sebebini bilmemektedirler. İlik hücresi "lösemik" bir değişime girdiğinde, birçok hücreye bölünürek normal hücrelerden daha fazla büyür, daha çok yaşar ve içerisinde normal hücrelerden daha kalabalık hale gelir ve hastalık oluşturur. Löseminin bazı belirti ve bulguları yaygın görülen bir çok hastalığın belirtileri ile karıştırılabilinir. Tanı koymak için spesifik kan testleri ve kemik iliği testleri gereklidir. Yorgunluk ve halsizlik, fiziksel aktivite sırasında nefes darlığı, cilt solukluğu, hafif ateş veya gece terlemeleri, kesiklerin yavaş iyileşmesi ve aşırı kanama, sebebi açıklanamayan siyah ve mavi lekeler (çürükler), cilt altında iğne başı büyüklüğünde kırmızı noktalar, kemik ve eklemlerde (örneğin dizler, kalçalar veya omuzlar) ağrı gibi belirtileri löseminin sık görülen genel belirtileridir. Tedavi ve sonuçlar löseminin tipine ve alt tipine bağlıdır. Çoklu tedavi yöntemleri ile iyileşme oranları %75 çivarına ulaşsa da löseminin türlerine göre tedavi oranları %10 ve %90 arasında değiştiği için başarı oranları gölgelenmekte. Lösemi hastalarının tedavisi konusunda tecrübe kazanmış doktorların bulunduğu sağlık merkezlerinde tıbbi yardım almak önemlidir. Lösemi tedavisinin amacı "tam remisyonu" sağlamaktır. Bunun anlamı tedavi sonrasında hiçbir hastalık belirtisinin kalmaması ve hastanın sağlıklı hale gelmesidir. Günümüzde giderek daha fazla lösemi hastası tedavi sonrasında en az 5 yıl tam remisyona girmektedirler.

LÖSEMİ NEDİR?

"Lösemi" Akut lenfositik (lenfoblastik) lösemi (ALL), Akut miyelojenöz (miyeloid) lösemi (AML) Kronik lenfositik lösemi (KLL) Kronik miyelojenöz lösemi (KML) olarak adlandırılan 4 farklı tip kan kanseri için kullanılan genel kavramdır. Her lösemi tipinde hastanın nasıl etkilendiğini ve nasıl tedavi edileceğini bilmek gereklidir. Bu 4 değişik lösemi tipinde ortak olan kemik iliğindeki bir hücreden başlamalarıdır. Hücre değişime uğrar ve bir çeşit lösemi hücresi haline gelir.

Kemik iliği kemiklerde kan hücreleri ve lenfositlerin yapıldığı süngerimsi merkezdir. Kan hücreleri "kök" hücreler olarak başlar. Kemik iliğinde yapılan değişik tipteki hücreler, kırmızı küreler, plateletler, lenfositler ve diğer birçok küre tipidir. Bu hücreler oluştuktan sonra kemik iliğini terk eder ve kana karışırlar.

Kemik iliği tek bir organda iki organ olarak görev yapar. Birincisi kan yapan organdır. Burası miyelojenöz löseminin başladığı yerdir. İkincisi lenfosit yapan organdır ve immün sistemin bir parçasıdır. Burası da lenfositik löseminin başladığı yerdir.

"Lenfositleri" oluşturan kemik iliği hücresinde kanseröz değişim meydana gelirse, lösemi "lenfositik" veya "lenfoblastik" olarak isimlendirilir. Normalde kırmızı küreler, bazı tür beyaz küreler ve plateletleri oluşturan kemik iliği hücresinde hücre değişikliği olursa lösemi "miyelojenöz" veya "miyeloid" olarak adlandırılır. Hastaların hastalığa yakalanmaları ve tedavileri her lösemi tipinde farklılık göstermektedir.

"Akut lenfositik lösemi" ve "akut miyelojeniz lösemi", "lenfoblastlar" veya "miyeloblastlar" olarak bilinen genç hücrelerden meydana gelmektedir. Bu hücreler bazen "blast" olarak adlandırılır. Tedavi edilmeyen akut lösemiler hızlı ilerler. "Kronik" lösemilerde blast hücreleri ya çok azdır ya da hiç yoktur. "Kronik lenfositik lösemi" ve "kronik miyelojenöz lösemi" akut lösemilere göre genellikle daha yavaş ilerler.

LÖSEMİNİN BELİRTİLERİ

Löseminin bazı belirti ve bulguları daha yaygın görülen ve daha az şiddetli olan diğer hastalıklara benzemektedir. Tanı koymak için spesifik kan testleri ve kemik iliği testleri gereklidir. Belirti ve bulgular löseminin tipine göre değişiklik gösterir. Akut lösemi belirti ve bulguları şunlardır:

Yorgunluk veya halsizlik

Fiziksel aktivite sırasında nefes darlığı

Cilt solukluğu

Hafif ateş veya gece terlemeleri

Kesiklerin yavaş iyileşmesi ve aşırı kanama

Sebebi açıklanamayan siyah ve mavi lekeler (çürükler)

Cilt altında iğne başı büyüklüğünde kırmızı noktalar

Kemik ve eklemlerde (örneğin dizler, kalçalar veya omuzlar) ağrı

Beyaz küre özellikle monosit ve nötrofil sayısında düşüş

KLL ve KMLli kişiler hiçbir belirti göstermeyebilirler. Bazı hastalar KLL veya KML olduklarını düzenli kontrolleri sırasında yaptırdıkları kan testlerinden sonra öğrenirler. Bazen KLLli bir kişi boynunda, koltuk altında veya kasığında büyümüş lenf nodu fark ederek doktora gidebilir. Eğer KLL daha şiddetliyse kişi kendini yorgun hisedebilir, solunum sıkıntısı (anemiye bağlı) veya sık enfeksiyonları olabilir. Bu durumda kan testi lenfosit sayısında artış gösterebilir.

KML belirti ve bulguları yavaş gelişme eğilimindedir. KMLli kişiler günlük faaliyetlerini yaparken yorgun hissedebilirler ve solunum sıkıntısı çekebilirler; ayrıca dalak büyümesi (belin üst sol tarafında "çekme" hissine yol açar), gece terlemeleri ve kilo kaybı da olabilir. Her lösemi tipinin kişileri tıbbi kontrole sevk eden daha farklı belirti ve bulguları olabilir. Sürekli, düşük derecede ateş, açıklanamayan kilo kaybı, yorgunluk veya solunum sıkıntısı gibi bulguları olan kişilere verilecek en iyi tavsiye sağlık hizmeti sunan bir birime gitmeleridir.

LÖSEMİ NASIL GELİŞİR, NEDENLERİ NELERDİR?

Doktorlar birçok lösemi vakasının sebebini bilmemektedirler. İlik hücresinin "lösemik" bir değişime girdiğinde, birçok hücreye bölüneceğini bilirler. Bu lösemi hücreleri normal hücrelerden daha fazla büyür, daha çok yaşar ve zaman içerisinde normal hücrelerden daha kalabalık hale gelirler.

Kemik iliğindeki normal kök hücreleri 3 ana hücre tipini meydana getirir. Kırmızı küreler kalp, akciğer ve beyin gibi tüm vücut dokularına oksijen taşır; plateletler kanamayı engeller ve yaralanmaların ardından olan kanamaların durmasına yardım eden "tıkaçlar"ı meydana getirir ve beyaz küreler vücuttaki enfeksiyonlarla mücadele eder.

Beyaz kürelerin iki ana tipi vardır: mikrop yiyen hücreler (nötrofiller ve monositler) ve enfeksiyonlara karşı bağışıklık sağlayan lenfositler. Löseminin ilerleme hızı ve hücrelerin normal kan ile ve kemik iliği hücrelerinin yerini alması her lösemi tipinde farklıdır.

Akut miyelojenöz lösemi (AML) ve akut lenfositik lösemide (ALL) orijinal akut lösemi hücresi bir trilyon daha fazla lösemi hücresi oluşturma yoluna gider. Bu hücreler normal hücreler gibi çalışmadıklarından "nonfonksiyonel" olarak tanımlanırlar. Ayrıca kemik iliğinde normal hücrelere yer bırakmazlar; bu da kemik iliğinde yeni oluşan normal hücrelerin sayısında azalmaya yol açar. Bu durum kırmızı küre hücre sayısında azalmayla sonuçlanır (anemi).

Kronik miyelojenöz lösemide (KML),hastalığı başlatan lösemi hücresi neredeyse normal hücreye benzer fonksiyon gösteren kan hücreleri (kırmızı küreler, beyaz küreler ve plateletler) yapar. Kırmızı kürelerin sayısı genellikle normalin altındadır ve anemiye neden olur. Ama birçok beyaz küre ve bazen birçok platelet yapılmaya devam eder. Beyaz kürelerin çalışmaları normale yakın olsa da sayıları yüksektir ve artmaya devam etmektedir. Hasta tedavi edilmezse bu durum ciddi problemlere sebep olabilir. Eğer tedavi yapılmazsa, beyaz hücre sayısı kan akışını yavaşlatacak kadar yükselebilir ve şiddetli anemi gelişir.

Kırmızı küre sayısının çok az olması "anemi" olarak adlandırılır. Bireyin soluk görünmesine, yorgunluk ve nefes darlığı hissetmesine neden olur. Kronik lenfositik lösemide (KLL) de, hastalığı başlatan lösemi hücresi fonksiyon göstermeyen çok sayıda lenfosit oluşturur. Bu hücreler kemik iliği ve lenf nodlarındaki normal hücrelerin yerini alır. Lenfositlerin normal çalışmasına müdahale ederler ve bu nedenle hastanın immün cevabı zayıflar. Kemik iliğinde bulunan çok sayıda lösemi hücresi normal kan hücrelerini sıkıştırır ve kırmızı küre sayısının düşmesine neden olur (anemi). Ayrıca kemik iliğinde oluşan çok sayıda lösemi hücresi beyaz küre (nötrofil) ve platelet sayılarının düşmesine de neden olur.

Diğer 3 lösemi tipinin aksine, bazı KLL hastalarında hastalık uzun süre ilerleme göstermemektedir. Bazı KLL hastaları ufak değişikliklerle sağlıklı durumlarını korurlar ve uzun zaman tedaviye ihtiyaç duymazlar. Birçok hasta teşhis konulduğu anda veya hemen sonrasında tedavi edilmelidir.

AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİNDE HER SENE TANI KONAN TAHMİNİ HASTA SAYISI:

AML yaklaşık 12.000 KLL yaklaşık 10.000

KML yaklaşık 4.500 ALL yaklaşık 4.000

Amerika Birleşik Devletlerinde yaklaşık 208.000 kişi lösemi ile yaşamaktadır.

LÖSEMİ TANISI

Lösemi tanısında CBC (tam kan sayımı) kullanılır. CBC diğer birçok hastalığın tanı ve tedavisinde de kullanılan bir testtir. Bu kan testi yüksek veya düşük beyaz küre seviyesini ve kandaki lösemi hücrelerini gösterebilir. Bazen platelet sayısı ve kırmızı küre sayısı düşüktür. Kemik iliği testleri (aspirasyon ve biyopsi) genellikle tanıyı doğrulamak ve kromozom anomalilerini gözlemlemek için yapılır. Bu testler löseminin hücre tipini açıklar.

Kromozomlar genleri taşıyan her bir hücrenin parçalarıdır. Genler her hücreye ne yapması gerektiği talimatını verir. Lösemi tipini teşhis etmek için tam kan testi ve bir dizi diğer test kullanılır. Bu testler tedavi başladıktan sonra tedavinin ne kadar başarıyla ilerlediğini ölçmek için tekrarlanabilirler.

Her ana lösemi tipinin ayrıca değişik "alt tipleri" vardır. Diğer bir deyişle, aynı ana lösemi tipine sahip hastalarda hastalığın değişik formları olabilir. Hastanın yaşı, genel sağlık durumu ve alt tipi en iyi tedavi planı kararının verilmesinde rol oynayabilir. AML, ALL, KML veya KLL alt tiplerinin tespitinde kan ve kemik iliği testleri kullanılmaktadır.

LÖSEMİ TEDAVİSİ

Tedavi ve sonuçlar löseminin tipine ve alt tipine bağlıdır. Lösemi hastalarının tedavisi konusunda tecrübe kazanmış doktorların bulunduğu sağlık merkezlerinde tıbbi yardım almak önemlidir. Lösemi tedavisinin amacı "tam remisyonu" sağlamaktır. Bunun anlamı tedavi sonrasında hiçbir hastalık belirtisinin kalmaması ve hastanın sağlıklı hale gelmesidir. Günümüzde giderek daha fazla lösemi hastası tedavi sonrasında en az 5 yıl tam remisyona girmektedirler.

Akut lösemi hastalarında tedaviye hemen başlanmalıdır. Tedaviye genellikle hastanede kemoterapiyle başlarlar. Tedavinin birinci bölümü "indüksiyon tedavisi" olarak adlandırılır. Hasta remisyonda olsa dahi genellikle hastanede daha uzun süre kalarak tedavi alması gerekir. Bu tedavi "konsalidasyon" veya "post indüksiyon" tedavisi olarak adlandırılır. Tedavinin bu parçası kök hücre transplantasyonu ( bazen "kemik iliği transplantasyonu" olarak adlandırılır) ile birlikte veya transplantasyon olmadan yapılan kemoterapiyi kapsayabilir.

KML hastaları tanı konar konmaz tedaviye başlamalıdırlar. Tedaviye genellikle imatinib mesilat etken maddeli ilaçlar ile başlarlar. Bu ilaçlar alınır. imatinib mesilat etken maddeli ilaçlar KML'yi iyileştirmez. Fakat birçok hastada kullanıldığı sürece KMLyi kontrol altında tutar. Dasatinib etken maddeli ilaçlar gibi diğer ilaçlar bazı hastalarda imatinib mesilat etken maddeli ilaçlar yerine kullanılır.

Allojenik kök hücre transplantasyonu bu aralar KMLyi iyileştirebilen tek tedavidir. Bu tedavi genç hastalarda en büyük başarıyı gösterir. Eşleştirilmiş donörü olan 60 yaş üstü hastalarda bu tedavi düşünülebilir. Allojenik transplantasyon yüksek riskli bir süreçtir. KML hastalarının ilaç tedavisiyle mi yoksa transplantasyonla mı daha iyi uzun dönem sonuç elde edeceğini araştıran çalışmalar yapılmaktadır.

Bazı KLL hastaları teşhisten sonra uzun süreli tedaviye ihtiyaç duymazlar. Tedaviye gereksinim duyan hastalar tek başına veya kombine olarak kemoterapi ve monoklonal antikor tedavisi alırlar. Allojenik kök hücre transplantasyonu bazı hastalar için bir tedavi seçeneğidir. Remisyondaki AML, ALL, KML ve KLL hastalarının muayene ve kan testleri için düzenli olarak doktorlarını görmeleri gereklidir. Zaman zaman kemik iliği testleri yapılması gerekebilir. Eğer hastada hastalıksız süreç devam ediyorsa doktor takip ziyaretlerinin arasını uzatmayı önerebilir.

Hastalar ve bakıcıları, sağlık hizmeti sunanlarla kanser tedavisinin uzun dönem ve geç etkileri konusunda konuşmalıdırlar. Kanserle ilişkili yorgunluk sık rastlanan uzun dönem etkilerden biridir. Giderek artan sayıda hastanın remisyona veya küre ulaşmasına yardımcı olmak amacıyla yeni kanser tedavilerini ile alan klinik çalışmalar yapılmaktadır. Klinik kanser çalışmaları aşağıda sayılan hedeflere ulaşmak amacıyla yeni ve daha iyi yollar deneyen çalışmalardır:

Lösemi ve diğer kanserleri teşhis ve tedavi etmek

Tedavinin yan etkilerini önlemek ve dindirmek

Hastalığın geri dönüşünü önlemeye çalışmak

Yaşam kalitesini ve refahı geliştirmek

KİMLERDE LÖSEMİ RİSKİ DAHA YÜKSEKTİR?

İnsanlar lösemiye her hangi bir yaşta yakalanabilir. Genellikle 60 yaş üstü bireylerde yaygındır. Erişkinlerde en sık görülen tipler AML ve KLLdir. Her sene yaklaşık 3.500 çocukta lösemi gelişir. ALL löseminin çocuklarda en yaygın görülen şeklidir.

"Risk faktörü" kavramı, bir kişide lösemi gelişmesi ihtimalini arttırabilecek şeyleri tanımlamak için kullanılmaktadır. Birçok lösemi tipinde, risk faktörleri ve muhtemel sebepleri bilinmemektedir. AMLnin spesifik risk faktörleri bulunmuştur. Ancak birçok AML hastasında bu risk faktörleri yoktur. Bu risk faktörlerine sahip birçok birey lösemi olmamakta ve lösemili birçok bireyde bu risk faktörleri bulunmamaktadır.

AML İÇİN BAZI RİSK FAKTÖRLERİ:

Lenfoma ve diğer kanser tiplerinde kullanılan bazı kemoterapiler

Down sendromu ve diğer bazı genetik hastalıklar

Yasal olarak onaylanan güvenlik limitlerini aşan benzen miktarına kronik olarak maruz kalmak (işyerlerinde olduğu gibi)

Diğer kanser tiplerinin tedavisinde kullanılan radyasyon tedavisi

Tütün ürünleri kullanmak.

Yüksek dozda radyasyon tedavisine maruz kalmak, ALL ve KML için risk faktörüdür. Dört tip löseminin diğer olası risk faktörleri üzerinde sürekli olarak çalışılmaktadır. Lösemi bulaşıcı değildir.

LÖSEMİNİN ETKİLERİ

"Lösemilisin" sözü bireye sanki hayatının bir anda tamamiyle değiştiği hissini verebilir. Teşhisten sonra birçok lösemi hastasının hayatta kaldığını, kaliteli ve güzel yıllar yaşadığını bilmek yararlı olabilir. Lösemili birçok kişi ilk başta kabul edilmesi çok zor görünen bu durum ile başa çıkabilir. Bu genellikle zaman alır. Hastalık ve tedavisini bilmek başa çıkmayı kolaylaştırabilir. Hastalar öncelikle lösemi tipini ve tedavisini öğrenmeye yoğunlaşmak isteyebilir. Daha sonra hastalığın remisyon ve iyileşmeye yönelebilirler.

Hastalar sağlık ekiplerinden sadece tıbbi kaygıları için değil, hastalık ve tedavisine ilişkin duygusal konularda da yardım ve rehberliklerini talep etmelidir. Bu talep lösemili bir arkadaşın veya aile üyesinin veya çocuğun özel ihtiyaçlarını içerir. Tedavi seçimi, tıbbi bakım için zaman ve para bulmak stres yaratır.

LÖSEMİ İLE İLGİLİ BİLİNMESİ GEREKEN TIBBİ TERİMLER

Allojenik kök hücre transplantasyonu: Hastanın kemik iliğini ve kök hücrelerini yeniden oluşturmak amacıyla donörün kök hücrelerini kullanan tedavi. Lenfomayı tedavi etmek ve hastanın immün sistemini "kapatmak" için ilk olarak "koşullandırma tedavisi" (yüksek-doz kemoterapi veya yüksek doz kemoterapi ile tüm vücut radyasyon) verilir, böylece donörün kök hücreleri reddedilmez. "Nonmiyeloablatif" transplant (veya "mini" transplant) olarak adlandırılan transplant tipi üzerinde halen çalışılmaktadır. Bu tedavide daha düşük dozlarda koşullandırma tedavisi kullanılır ve bu tedavi özellikle yaşlı hastalarda daha güvenilir olabilir.

Antibiyotikler: Enfeksiyonları tedavi etmek için kullanılan ilaçlar. Penisilin bir tür antibiyotiktir.

Antikorlar: Vücutta enfeksiyonla savaşmaya yardımcı olan proteinler.

Dalak: Vücudun sol tarafında midenin yakınında bulunan organ. Lenfositleri içerir ve yıkılan hücreleri kandan temizler.

Donör immün hücreler: Hastanın kök hücre transplantından aldığı bağışlanmış kök hücreler. Bu hücreler hastanın yeni kan hücreleri ve yeni immün hücreler yapmasına yardım eder.

FISH testi: "Floresan in situ hibridizasyon" (FISH) kromozom anomalilerini kontrol etmek için kullanılan bir testtir.

İlaç rezistansı: İlaç işlev göstermediğinde veya işlev göstermeyi durdurduğunda ortaya çıkar.

Hematolog: Kan hücresi hastalıklarını tedavi eden doktor.

Hemoglobin: Kırmızı kürelerde oksijen taşıyan madde.

İmmün sistem: Vücudu enfeksiyona karşı savunan hücreler ve proteinler. Lenfositler, lenf nodları ve dalak immün sistemin parçalarıdır.

İmmünite: Enfeksiyona karşı koyabilme yeteneği.

İmmünglobulinler: Enfeksiyonla savaşan proteinler.

İmmünofenotipleme: Hastadaki lenfositik löseminin B hücreli mi yoksa T hücreli mi olduğunu araştıran laboratuar testi.

İmmünoterapi: Monoklonal antikor tedavisi gibi vücudun immün sistemini destekleyen tedaviler için kullanılan terim. Vaksinler gibi lösemi tedavisi konusunda üzerinde çalışma yapılan diğer immünoterapiler lösemiyi önlemez fakat immün sistemin lösemi hücrelerine karşı saldırısına katkıda bulunur.

İndüksiyon tedavisi: Akut lösemide kemoterapi tedavisinin ilk parçası.

Kemik iliği aspirasyonu: Hücre yüzeyindeki proteinleri araştırarak hücre tipini ve belli anomalileri gösteren test. Kemik iliğinden özel bir iğneyle sıvı ve hücre örneği (aspirat) alınarak yapılır. Örnek genellikle hastanın kalça kemiğinden alınır. Kemik iliği aspiratı genellikle kemik iliği biyopsisiyle birlikte yapılır. Testler doktorun ofisinde veya hastanede yapılabilir.

Kemik iliği biyopsisi: Kromozom ve gen anomalilerini ve kemik iliği içinde ne kadar hastalık olduğunu gösteren test. Kemik iliği hücreleriyle dolu küçük bir miktar kemik parçasının çıkarılmasıyla yapılır. Örnek genellikle hastanın kalça kemiğinden alınır.

Kemoterapi: Lösemi hücrelerini öldüren veya harap eden ilaçlarla yapılan tedavi.

Kromozomlar: Her hücrenin genleri taşıyan parçaları. Genler hücrelere ne yapacakları talimatını verir.

Klinik çalışmalar: Yeni ilaçlar, tedaviler için veya onaylanmış ilaçlar veya tedavilerin yeni kullanımları için gönüllülerin kullanıldığı çalışmalar.

Konsolidasyon tedavisi (Post indüksiyon tedavisi): Akut lösemi sonrasında remisyonda olsa dahi hastaya verilen ilave tedavi.

Lenf nodları: Tüm vücutta bulunan ve immün sistemin bir parçası olan küçük, fasulye şeklinde organlar.

Lenfosit: Bir tip beyaz kan hücresi. Enfeksiyonla savaşmaya yardım ederler.

Lomber ponksiyon (Spinal tap): Beyin ve omuriliği çevreleyen sıvıdan küçük bir miktarın alındığı ve incelendiği tıbbi işlem. Spinal tap olarak da adlandırılır.

Lökaferez: Ekstra beyaz kürelerin makine aracılığıyla alındığı süreç.

Monoklonal antikor: Kanser hücrelerini hedef alan bir çeşit ilaç.

Otolog kök hücre infüzyonu: Remisyondaki hastadan kan veya kemik iliği kök hücreleri alınır. Hücreler depolanır ve kemoterapi ve/veya radyoterapi ile koşullandırma tamamlandıktan sonra yeniden infüze edilir.

Patolog: Dokuları mikroskop altında inceleyerek hastalıkları tanımlayan doktor. Radyasyon tedavisi: X-ray veya diğer yüksek enerjili ışınlarla tedavi.

Refrakter hastalık: Tedaviye cevap vermeyen hastalık.

Relaps veya rekürrens: Hastalığın başarıyla tedavi edildikten sonra yeniden ortaya çıkması.

Remisyon: Hastalık belirtisinin bulunmaması ve/veya hastada uzun bir süre herhangi bir sağlık sorununun olmaması.

Santral yol: Kemoterapi ilaçları ve kan hücreleri vermek ve kan örneği almak için göğsün üst kısmında geniş bir ven içine yerleştirilen özel boru sistemi. "Kalıcı kateter" olarak da adlandırılır.

Sitogenetik analiz: Doktorlara hastayı nasıl tedavi edecekleri konusunda bilgi vermesi için lösemi hücrelerinin kromozomlarının incelenmesi. Hücre örnekleri kan veya kemik iliğinden alınabilir.

Sitokinler: Hücreler tarafından yapılan aynı zamanda laboratuarda da üretilebilin doğal maddeler. Tedavi sırasında normal kan hücrelerini yeniden oluşturmak amacıyla "büyüme faktörü sitokinleri" kullanılır. Gelecekte lösemiyi tedavi etmek için "immün hücre sitokinleri" kullanılabilecektir.

ARKADAŞINA GÖNDER
Lösemi nedir, belirtileri, nedenleri ve tedavisi
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz