Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Tablet almak yerine sinemaya götürün

Giriş Tarihi: 10.6.2017
Tablet almak yerine sinemaya götürün

Çocuğa karne hediyesi olarak abartılı hediyeler almak yerine ‘Aferin’ demek ve onu sevdiği bir filme veya etkinliğe götürmek onun için daha anlamlı olacaktır

Karnesi ister başarılı olsun, isterse zayıf; ebeveyn olarak her iki durumda da tepkilerinizde aşırıya kaçabiliyorsunuz. Ancak karnedeki zayıflar nedeniyle kriz ortamı yaratılması veya tam aksine çok başarılı notlar alındığında da abartılı sevinç gösterilmesi, çocukta istenmeyen sonuçların gelişmesine neden olabiliyor. Psikolog Sena Sivri, "Maddi ödüller yerine sözel ödüller tercih edilmeli" diyor. Acıbadem Fulya Hastanesi'nden Psikolog Sena Sivri, karne psikolojisiyle ilgili ebeveynlere tavsiyelerde bulundu…

Cezalandırmak, psikolojisinde derin izler bırakabiliyor
Karnesi başarılı olmayan çocukları cezalandırmak, özellikle de bedensel cezalar vermek; çocuğun psikolojisinde, özgüven ve benlik algısında derin izler bırakabiliyor. Örneğin çocukta otoriteden korkma, geri çekilme, altına kaçırma gibi erken dönem yaşlarına ait davranışların ortaya çıkması gibi problemler gelişebiliyor. Bunun sonucunda çocuğun özgüveni zarar görüyor ve sosyal iletişim becerileri, başarıya dair algısı ile karar verme yeteneği olumsuz etkileniyor.

EVDEN KAÇABİLİYORLAR
Ergenlerde ise bu durum daha da tehlikeli boyutlara ulaşabiliyor. Çocuk evden kaçabiliyor veya kendisine zarar vermek gibi hayatını riske atan davranışlarla tepki verebiliyor. Bu nedenle karnesi başarılı olmayan çocuğa ceza vermek yerine, onunla birlikte düşük notların sebebini belirlemek, iyileştirmeye yönelik planlama yapmak daha doğru bir yaklaşım olacaktır. Ayrıca karnede düşük notlar anne-baba ile çocuk arasında konuşulmalı; karnesindeki kötü notların nedeninin neler olabileceği araştırılmalı ve bunun çözüm yollarına gidilmeli.

Her koşulda yanında olacağınızı hissettirin
Dikkat edilmesi gereken bir başka nokta da, çocuğun her zaman yanında olunacağının ve karne notları ne olursa olsun değerli olduğunun ona hissettirilmesidir. Örneğin; eğitim hayatındaki başarısını artırmak için çocuğa 'Bizim yapabileceğimiz bir şey var mı?' diye sorulmalı.
Karne, çocuğun sadece ders başarısını göstermez. Ders çalışma alışkanlıkları, okuldaki sosyal ilişkileri, ilgi alanları, öğrenmeye yönelik tutumu ve ailenin çocuğun eğitim hayatıyla, ilgi ve yetenekleriyle ne kadar ilgili ve bilgili olduğunu da gösteriyor. Aslında karne; sırf çocuğun değil, ebeveynlerin de karnesidir.

Maddi ödüller yerine sözel ödülleri tercih edin
Çocuğun başarısı düştüğünde aşağılamadan, suçlamadan ve şiddetten kaçınma ne kadar önemli ise başarısındaki artışta da abartılı sevinç gösterisinde bulunmamak da o denli önem taşıyor. Ailelerin sevinçlerini abartmaları çocuğun başarı algısını yanlış etkiliyor. Sorumluluk bilincinin hatalı oluşmasına ve 'Karne notu düşük olan çocuk kötüdür, başarısızdır' algısına kapılıp kendini ve arkadaşlarını bu bakış açısıyla hatalı değerlendirmesine yol açıyor. Ayrıca çocuğun, gelecekte karnesindeki olası başarı düşmelerinden daha fazla kaygı duymasına neden olabiliyor.
Çocuğun karnesinin çok iyi notlardan oluşmasının da olağan karşılanması gerekiyor. Çocukları büyük ve pahalı hediyelere boğmak, her istediğini yapmak, olumsuz sonuçlara yol açabiliyor. Örneğin çocuğun notları çok iyi diye ona daha üst model bir cep telefonu veya tablet gibi pahalı hediyeler almak doğru bir yaklaşım değil. Bu yaklaşım çocuğun, 'İyi şeyleri ancak çok daha başarılı olunca hak ediyorum. Değerim başarı ile doğru orantılı' diye düşünmesine sebep oluyor. Dolayısıyla maddi ödüller yerine daha çok sözel ödüller tercih edilmeli. Örneğin çocuğa 'Aferin' demek, onu sevdiği bir filme götürmek veya mutlu olacağı, keyif alacağı etkinliklere katılmasını sağlamak onun için daha anlamlı olabiliyor.

BİR SONRAKİ SENEYE YORGUN BAŞLAMASIN!
Öncelikle ebeveynler, karnelerinde kırık notları bulunan çocuklarını desteklemeleri yönünde bir uyarı aldıklarının farkında olmalı. Ancak bu değerlendirme, çocuğun ya da ebeveynin başarısızlığı olarak algılanmamalı.
1. Hata: Kırıcı cümleler sarf etmek: Çocuklara 'Ne beceriksizsin', 'Böyle notları almak için geri zekalı olman lazım', 'Demek ki biz senin okuman için paralarımızı boşa harcıyoruz' şeklinde oldukça kırıcı olan sözleri asla sarf etmeyin. Bunun yerine 'Her zorlukta yanındayım, sorun varsa çözmene yardımcı olurum' şeklinde destekleyici tavır sergileyin. 'Sana tatil yok, görürsün sen' gibi tehdit içerikli ceza cümleleri çocuğun ebeveynleriyle ilişkisinin bozulmasına ve içine kapanıp uzaklaşmasına yol açabiliyor.
2. Hata: Umursamaz davranmak: Bir başka sağlıksız tepki biçimi ise, umursamaz davranmak. 'Nasılsa düzelir' ya da 'Olduğu kadar olsun' şeklindeki tavırlar da çocuğun hedef belirleyememesine neden oluyor. Motivasyon duygusunu, akademik başarıya olan hırsını azaltıyor.
3. Hata: Başkalarının karneleriyle karşılaştırmak: Çocuğunuzun karnesini, kardeşlerinin veya arkadaşlarının karneleriyle karşılaştırmayın. Onu, daha iyi notlar aldığı durumlarda bile, bir başkasının notları üzerinden 'Ondan başarılısın' şeklinde değerlendirmeyin. Bu davranış biçimi, çocuğun aşırı rekabet duygusu yaşamasına, hayatı boyunca sürekli kendini başkalarıyla kıyaslamasına yol açabiliyor.
4. Hata: Ceza vermek: Özellikle sevdiği bir etkinliği tatil sırasında sınırlamak, başka çocuklar tatil yaparken ders çalışması gerektiğini ifade etmek, çocuğun bir sonraki döneme yorgun, suçlanmış hissederek başlamasına neden oluyor.
ARKADAŞINA GÖNDER
Tablet almak yerine sinemaya götürün
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz