X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Bel Fıtığının Tekrarlama Riski Yüksek
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Bel Fıtığının Tekrarlama Riski Yüksek

  • Giriş Tarihi: 9.3.2015 14:58 Güncelleme Tarihi: 12.3.2015 15:45
MEDİCAL PARK SAMSUN HASTANESİ BEYİN VE SİNİR CERRAHİSİ UZMANI OPR. DR. MUSTAFA ÇOLAK, BEL VE BOYUN FITIKLARI TEDAVİSİ VE ALINABİLECEK ÖNLEMLER HAKKINDA BİLGİ VERDİ.
Bel Fıtığının Tekrarlama Riski Yüksek

Medical Park Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Opr. Dr. Mustafa Çolak, bel ve boyun fıtıkları tedavisi ve alınabilecek önlemler hakkında bilgi verdi.
Toplumun büyük bir kesiminde bel fıtığı görüldüğünü söyleyen Dr. Çolak, “Boyun fıtığının görülme ihtimali bel fıtığına oranla daha azdır. Bel fıtığı terimi genel bir terimdir. Hastanın fıtığının bulunduğu bölgeye göre değişik klinik bulgular görülebilir. Bölgeye göre hastaların belinde, kasığında, diz kapağına doğru yayılan bir ağrı ya da genellikle de kalçadan başlayıp ayak topuklarına ya da parmaklarına kadar yayılan ağrı bize hastada bel fıtığı olabileceğini düşündürmektedir” dedi.
Opr. Dr. Çolak, “Hastanın, belden başlayıp kalçadan ayak topuğuna kadar giden bir ağrı, ayağında uyuşma ve karıncalanma, ayak bileğinde ya da parmaklarında kuvvetsizlik gibi şikayetleri varsa bel fıtığından şüpheleniyor. Hastaya kesin tanı ise MR sonuçları ile konuluyor ve fıtığın derecesi anlaşılıyor. Hastalara öncelikle ilaç tedavisi, korse kullanımı ve fizik tedavi öneriliyor. Ancak hastada idrar kaçırma problemi varsa, kalçada ve kasıklarda uyuşma görülüyorsa, ilerleyici bir kuvvet kaybı varsa ve bu durum iş ve özel hayatını büyük bir ölçüde etkiliyorsa, hastaya cerrahi müdahale gerekir. Bunun dışında ilaç tedavisinden ve fizik tedaviden yanıt alamayan hastalarda da cerrahi müdahale öneriliyor" diye konuştu.
Eskiden korkulan bir cerrahi yöntemi olan fıtık ameliyatının ‘mikrodiskektomi’ yöntemi ile ameliyat risklerini en aza indirdiğini belirten Opr. Dr. Mustafa Çolak, “Ameliyat esnasında hasta uyutulmuyor, belden aşağısı uyuşturuluyor. Ameliyat esnasında daha küçük cilt kesisi (1,5-2 santim) yapılıyor ve hastanın ameliyat sonrasındaki dönemi daha rahat ve ağrısız geçiyor. Ameliyat esnasında kullanılan mikroskop; kemik, sinir ve omurilik yapısının daha ayrıntılı olarak görünmesini sağlıyor. Böylelikle ameliyatta oluşabilecek komplikasyonlar en aza indirgenmiş oluyor. Ameliyat yaklaşık olarak 1-1,5 saat kadar sürüyor. Hastalar ertesi gün taburcu oluyor ve bir hafta sonunda normal hayatlarına devam edebiliyor. Hastalara ameliyattan sonra ilk bir hafta istirahat etmeleri öneriliyor. Hasta bu dönemde gezip dolaşabiliyor ancak muhakkak sık sık dinlenmesi gerekiyor” şeklinde konuştu.
Bel, fıtığın tekrarlama riskinin yüksek olduğunu söyleyen Dr. Çolak, “Operasyon sırasında bele arkadan yaklaşılıyor ve omurilik ve sinir kökü arasından fıtıklaşan kıkırdak dokusu boşaltılıyor. Tek taraftan yapılan işlem sonrası karşı tarafta kalan kıkırdak dokusunun temizlenemeyen kısmının kanlanması da bozulduğu için hastalar kendilerine dikkat etmek zorundalar. Dikkat etmezler ise eski hareketlerine devam ederlerse; ağır kaldırırlarsa, ters hareket yaparlarsa ve önerilere uymazlarsa karşı taraftaki fıtık yeniden mesafeye düşüp fıtığın tekrarlanmasına sebep olabilir. Bu bağlamda hastaların operasyon sonrasında da dikkat etmeleri, günlük hayatlarına döndüklerinde kendi kendilerinin doktoru olmalıdırlar” ifadelerini kullandı.
Medical Park Samsun Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Opr. Dr. Mustafa Çolak şu bilgileri verdi: “Boyun fıtıkları bel fıtıklarına göre nispeten daha az görülüyor ancak daha ağır seyrediyor. Genellikle boyun omurlarının arasındaki diskin sinir kökünün altına fırlamasıyla oluşur. Bel fıtığında olduğu gibi ağrı hissedilen yer fıtık olan bölgeye göre değişir. Enseden omuza, omuzdan dirseğe ya da parmaklara doğru yayılan bir ağrı hissedilebilir. Fıtık parmaklarda kuvvetsizlik uyandıracak kadar ilerlemişse, mikrodiskektomi yöntemi ile hasta ameliyat ediliyor. Ameliyat diskin konumuna uygun olan bölgeden yapılıyor. Fıtık, doğru mesafede ve doğru yerde ise diskin çökmemesi adına ameliyat esnasında protez ya da kafes benzeri bir materyal mesafeye yerleştiriliyor. Ameliyat diskin doğrudan ön tarafından yapıldığı için diskin tamamı alınmakta ve bu nedenden dolayı da boyun fıtığının tekrarlama riski çok azdır. Ameliyattan sonra hasta, birkaç gün boyunluk kullanıyor ve daha sonra normal hayatına geri dönebiliyor.”
Bel ve boyun fıtığını önlemek için neler yapılması gerektiğine değinen Dr. Çolak sözlerini şöyle tamamladı: “Bilgisayar başında otururken sırt geriye yaslanmalı ve bel boşluğu yastık ile desteklenmelidir. Bilgisayarla mesafe göz hizasında olacak şekilde iyi ayarlanmalıdır. Başka şeylerle ilgilenirken telefon boyuna sıkıştırılıp konuşulmaması gerekir. Ev işleri yaparken dikkat edilmeli, ağır kaldırılmamalıdır. Klimalar omuz ve sırt kısmına doğru konulmamalıdır. Tenis gibi sırtı zorlayıcı sporlardan kaçınılması gerekir. Ortopedik yatak kullanılmalı ve yastık çok yüksek ya da çok alçak olmayacak şekilde ayarlanmalıdır.”