X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Başbakan Davutoğlu: Niye Kadıköy'deki dili kullanmıyor?
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Başbakan : Niye Kadıköy'deki dili kullanmıyor?

  • Giriş Tarihi: 26.5.2015 18:00 Güncelleme Tarihi: 26.5.2015 20:10
Başbakan Davutoğlu: Niye Kadıköy'deki dili kullanmıyor?
Başbakan Davutoğlu: Niye Kadıköy'deki dili kullanmıyor?

Başbakan Ahmet mitinginde vatandaşlara seslendi

Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet , "AK Parti Hazreti Nuh'un gemisi gibidir. Bizim dava gemimiz, insanlık gemisidir. Biz kurtuluş için, insan onuru için bu gemiye gelene, 'Siz hangi bölgedensiniz, hangi ırktansınız, hangi aşirettensiniz?' diye sormayız" dedi.

Davutoğlu, partisinin Cumhuriyet Meydanı'ndaki mitinginde yaptığı konuşmaya, Cudi Dağı'nı, Hazreti Nuh'u, Şırnak'ın bütün eren ve evliyalarını selamlayarak başladı.

Hazreti Nuh'un ayrım yapmadan "ser sera ser çava" ifadeleriyle tüm canlıları gemisine aldığını belirterek Davutoğlu, şunları kaydetti:

"İşte AK Parti Hazreti Nuh'un gemisi gibidir. Dün Tekirdağ'daydım, Çanakkale'deydim. Oradan sizlere çok selam var. Özellikle Çanakkale'den şehitlerimizin diyarından Şırnak'a selam var. Bizim dava gemimiz, insanlık gemisidir. Biz kurtuluş için, insan onuru için bu gemiye gelene, 'Siz hangi bölgedensiniz, hangi ırktansınız, hangi aşirettensiniz?' diye sormayız. 'Hazreti Nuh'un takipçileri ehli iman mısınız?' diye sorarız o kadar. Ama birileri, 'biz buradayız Kürtler buraya gelsin', birileri diyor ki 'biz buradayız Türkler bu gemiye gelsin', birileri diyor ki 'biz Sünniyiz şu gemiye gelsinler', biriler 'biz Aleviyiz şu gemiye gelsinler" diyor. Biz diyor ki, Hazreti Nuh'un gemisi gibi herkese açığız, herkes bizimle."

Yaratılanı Yaradan'dan ötürü sevdiklerini, 78 milyonu tek bir fert kabul ettiklerini ifade eden Davutoğlu, Hazreti Mevlana'nın diyarından Mela Ahmet Cezire'nin diyarına selam getirdiğini anlattı.

Meydanda asılı bulunan "Gönül Şırnak ise aşk AK Parti'dir" afişini okuyan Başbakan Davutoğlu, "Ne güzel. Bizim davamızı anlatacak tek bir söz varsa, o da aşktır. İnsana, mekana, Cudi'ye, Gabar'a, Dicle'nin akışına aşktır, yaratılanın her şeyine aşktır" dedi.

"BİZ TÜRK İLE TÜRK, KÜRT İLE KÜRT İLE ARAP İLE ARAP'IZ"

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Doğu'ya ve Güneydoğu Anadolu'ya geldiğinde kendisine "Mela Ahmet" ve "Serok Vezir Ahmet" diye hitap edildiğini belirterek, şöyle devam etti:

"İkisi de başım üzere. Sayın Bahçeli, bizi eleştirmek için dedi ki, doğuya gidince Mela Ahmet, batıya gidince Yörük Ahmet. Eksik demiş, doğru doğuda bana 'Mela Ahmet' derler. Kim bana döner 'hoca' diye konuşursa, hangi dilde söylerse söylesin başımın üstünde yeri var. İster 'hoca' desin, ister 'mela' desin. Bundan güzel ifade olur mu? Kürtçe, Türkçe her dil azizdir. Yunus Emre'nin güzel Türkçesi de Feqiye Teyran'ın güzel Kütçesi de azizdir. İşte onun için (Bahçeli) eksik söylemiş. Bize Erzurum'da 'Dadaş Ahmet', Elazığ'da 'Gakgoş Ahmet', Sivas'ta 'Yigido Ahmet', Aydın'da 'Efe Ahmet', Çanakkale'de Evladı Fatihan dediler. İşte biz buyuz."

Şükri-i Bitlisi'nin "Türk ile Kürt'üm, evde koyun yabanda kurdum" dizelerini hatırlatan Davutoğlu, "Biz Türk ile Türk, Kürt ile Kürt ile Arap ile Arap'ız. Sevdası olan Şırnak'a duyduğu muhabbeti Edirne'ye duymaz mı, Konya'ya duyduğu muhabbeti Cizre'ye duymaz mı?" diye konuştu.

"Kudüs Yahudilerin kutsal mekanıdır' diyen biri Kudüs için canını ortaya koyan Selahaddin Eyyubi'nin çocuklarını temsil edebilir mi? O zaman buraya geldiklerinde bir sormak gerekmez mi? 'Önce Kudüs'ün kime ait olduğunu ikrar et sonra huzurumuza gel' demek gerekmez mi?" dedi.


Davutoğlu, partisinin Şırnak Cumhuriyet Meydanı'ndaki mitinginde yaptığı konuşmada, "Biz Hazreti Nuh'un gemisinde beraberdik, biz Sultan Alparslan'ın Malazgirt savaşında omuz omuzaydık, biz Selahaddin Eyyubi'nin Kudüs'e yürüyen ordusunda omuz omuzaydık, biz İdris-i Bitlisi'yle Sultan Selim'in yanındaydık. Biz eve düşman işgali geldiğinde Hamidiye alaylarında yanyanaydık, biz Çanakkale'de yan yanaydık, biz dünyanın her yerinde kimse Filistin'i savunmazken yan yanaydık, beraberdik" diye konuştu.

"KÜRTLERİ TEMSİL HAKKI KİMSENİN TEKELİNDE DEĞİLDİR"

Vatandaşlara "Duysunlar ve Cudi Dağı şahit olsun ebediyete kadar kardeş miyiz?" sorusunu soran ve olumlu yanıt alan Başbakan Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Şimdi sormak vakti, Batı'da, İç Anadolu'da MHP'ye CHP'ye dönüp sordum, burada da HDP'ye dönüp sorma vaktidir, diyorlar ki, 'Kürtleri biz temsil ederiz', Kürtleri temsil hakkı kimsenin tekelinde değildir. Kürtleri de Türkleri de Sünnileri de Alevileri de 78 milyonu temsil eden AK Parti temsil eder. Sormak lazım ona acaba 'Kudüs Yahudilerin kutsal mekanıdır' diyen biri, Kudüs için canın ortaya koyan Selahaddin Eyyubi'nin çocuklarını temsil edebilir mi? O zaman buraya geldiklerinde bir sormak gerekmez mi? 'Önce Kudüs'ün kime ait olduğunu ikrar et sonra huzurumuza gel' demek gerekmez mi?"

Türkiye'nin açık ve son derece ağır dönemlerden geçtiğini, red ve asimilasyon politikalarına giden derin devletin bulunduğunu anımsatan Davutoğlu, 2002 yılında AK Parti iktidara geldiğinde olağanüstü halin bulunduğunu yol kontrollerinin de devam ettiğini söyledi. Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Aziz Şırnaklılar, olganüstü hali kim kaldırdı? Meraları kim şenlendirdi? Köye Dönüş Yasası'nı kim çıkardı? Kürtçe'ye birçok yerde yayın yasağı vardı Kürtçe televizyonu TRT Şeş'i TRT Kürdi'yi kim kurdu? Anneler gittiğinde hapishanede oğullarıyla Kürtçe konuşamıyordu, bütün bu yasakları kim kaldırdı? İşte bizim özgürlükçülük anlayışımız, biz her dile her kültüre her örfe saygı duyarız ve bu sebeple de Allah'ın izniyle Türk, Kürt, Sünni, Alevi bütün kardeşlerimizin vatandaşlarımızın desteğiyle Türkiye'deki bütün tabuları yıktık. Türkiye'de daha önce hayal edilmesi mümkün olmayan hamlelere imza attık, siz bunlara şahit misiniz? Şimdi bu bölgede Kürtçe konuştuğu için herhangi bir insana baskı yapılıyor mu? Herhangi bir yerde size ayrımcı bir tavır takınılıyor mu? Allah şahit işte burada söylüyorum tek bir vatandaşımıza etnik ya da mezhebi kimliği sebebiyle ayrımcılık yapan olursa herhangi bir şekilde farklı bir tavır sergileyen bir memur, bir bürokrat olursa onun yakasına her şeyden önce biz yapışır, biz hesap sorarız."

Başbakan Davutoğlu, kendilerinin bütün bu hamleleri yaptıklarını ve bütün bu politikaları kökten değiştirdiklerini dile getirdi. Davutoğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

"Yeni bir Türkiye inşa ediyoruz, yeni Türkiye'ye giderken tespit ettiğimiz sözleşme bizzat kaleme aldığım sözleşmede ana unsur şu, bizim için her şeyin esası insan onurudur, insan onurunu korumaya kararlıyız. Bir taraftan bütün bu güzel gelişmeler yaşanırken ve Cumhurbaşkanımızın 2005 Diyarbakır konuşmasıyla başlayan Milli Birlik Projesi, Çözüm Süreci bütün hızıyla devam ederken herkes Çözüm Süreci'nin getirdiği nimetlerden istifade ederken bir de bakıyorsunuz hala silahla, tehditle, baskıyla, terörle bu güzel bölgemizi, dağlarımızı, ovalarımızı şiddet alanı haline dönüştürmek isteyenler var. Siz buna izin verir misiniz? Burada tekrar kardeşin kardeşle savaştığı şehit annesi ya da dağdaki gençlerin annelerinin ağladığı o karanlık günlere dönmek ister misiniz?"

"BÖYLE İKİYÜZLÜLÜK OLUR MU?"

Vatandaşlara "Şırnak'ta üniversite var mıydı, kim kurdu?" diye soran Başbakan Davutoğlu, şunları söyledi:

"Şırnak Üniversitesini, Hakkari Üniversitesini kurduk, niye biliyor musunuz, gençlerimiz 'El Ceziri'nin yolunu takip etsin bilim adamı olsun' diye, 'silah tutmak yerine kalem tutsun' diye, 'nefret dili konuşmak yerine Yunus Emre'nin Fakiye Teyran'ın güzel Kürtçe'sini güzel Türkçe'sini konuşsun' diye. Ama hala 'Hayır, biz bir taraftan demokrasiye, seçime gideriz ama diğer taratan silahları elimizde tutarız' diyorlar. Böyle ikiyüzlülük olur mu? İstanbul'da Kadıköy'de konuştuğunda HDP Eş Başkanı gayet barışçıl, özgürlükçü, elinde barış güvercini var ama 'Gel şu silahsızlanma çağrısını yap, artık silahları değil toprağa magmaya kadar gömelim' dediğimizde 'Hayır' diyor. Değerli Şırnaklılar bu silahları toprağa gömmek gerekmez mi? Bütün bu teröre son vermek gerekmez mi? Şimdi Türkiye'de herkes özgür bir ortamda, Kürt sorununu çıkaran anlayışı tümden tasfiye ediyoruz. CHP'nin tek parti anlayışı 'Kürtler yoktur bu coğrafyada' diyen anlayışı tek tek tasfiye ediyoruz. Rahmetli Şerafettin Elçi 79 yılında 'Bu topraklarda Kürtler de var, ben de Kürdüm' dediğinde 12 Eylül'de hesaba çekildi, hapishanede yattı. O günler o 12 Eylül'ün işkencelerini hapishanedeki acı hatıralarını tarihe gömen parti hangi parti? Biz ise diyoruz ki bugün Hakkari'de Hakkari kilimi üzerinden anlattım, Şırnak'ta dokunan kilimler üzerinden anlatabiliriz, Hazreti Nuh'un gemisi üzerinden bu topraklardaki her renk her desen her motif bizimdir, her renk her desen azizdir."

Şırnak'ta 2013 yılında açılan havaalanına 'Şerafettin Elçi' adını verdiklerini hatırlatan Davutoğlu, "Ta ki kimse bu topraklarda 'Sen Türk ya da Kürt değilsin, şu değilsin ya da bu değilsin' diye herhangi bir izamda bulunmasın" dedi.

Davutoğlu, Şerafettin Elçi'nin kızı Zerrin Elçi'nin de kendisinin basın danışmanı olarak Başbakanlık'ta görev yaptığını belirterek, "Biz Zerrin Hanımı hem çok iyi bir basın mensubu, çok iyi bir meslek erbabı ama aynı zamanda Şerafettin Elçi'nin o güzel insanın bize emaneti olarak görüyoruz. Şırnaklı olarak görüyoruz, Cizreli ve en önemlisi de bu toprağa bu ülkenin birliğine gönül vermiş insanlar olarak hep beraber, omuz omuza görüyoruz" diye konuştu.

"HERKES ELİNİ VİCDANINA KOYSUN"

"7 Haziran'a giderken öyle işbirlikleri var ki takip edin" ifadesini kullanan Davutoğlu, "Bütün kardeşlerime Doğu'dan, Güneydoğu'dan sesleniyorum. Bütün Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına özellikle bölge insanlarına, herkes elini vicdanına koysun şu anda 12 yıl içinde Türkiye'de bütün bu retçi politikalar terk edildi, özgürlükçü bir ortam var, hamdolsun çözüm süreciyle hiçbir annenin gözünden yaş inmiyor, hamdolsun büyük bir ekonomik hamleyi birlikte gerçekleştiriyoruz, bunu sürdürmek gerekmez mi?" dedi.

"Geçmişte retçi politikalar takip eden CHP ile bugün bir taraftan şiddeti, bir taraftan da demokrasiyi savunduğunu iddia eden HDP arasında açık bir işbirliği var. Neredeyse eş başkan gibi çalışıyorlar. Doğuda, güneydoğuda tek parti zihniyetinin baskısına karşı bütün bu özgürlükleri getiren AK Parti'ye karşı şimdi birleşiyorlar.

Bugün Demirtaş, Hakkari Havalimanı'nın açılması sonrasında, 'Keşke o kurdeleyi birlikte kesseydik' demiş. Keşke, biz de isterdik ama önce sormak gerekmez mi yıllardır orada çalışan işçilere neden saldırdılar? Niye o saldırılar karşısında, 'Yeter yapmayın, bu Hakkari Yüksekova Havalimanı'nı buradaki Kürt kardeşlerimiz, vatandaşlarımız kullanacak' demediniz? Niye şiddete karşı durmuyorsunuz? Niye yapılan her yatırımı, gelen her iş makinesini kırmaya kalkıyorsunuz? Niye Demirtaş, Kadıköy'deki, Şişli'deki dili kullanıp, buralara gelip PKK'ya ve şiddet yanlılarına, 'Artık şiddeti terk edin' demiyor? Mesela biz Hakkari Yüksekova Havalimanı'nın açılışını yaptıktan sonra şimdi Şırnak'a gelirken haber geldi. Yüksekova'dan Hakkari'ye giden Başbakanlık otobüsüne taşlarla saldırmışlar. Şimdi Demirtaş'ın sınav vaktidir. Eğer şiddete karşıysa Yüksekova Hakkari Havalimanı'nı olumlu görüyorsa desin ki 'Bu saldırıları yapanları şiddetle kınıyorum' desin. Etmiyorlar. HDP'nin herhangi bir binasına saldırı olduğu anda biz hemen şiddetle kınadık."

"DİYANETE SAVAŞ AÇTILAR"

Davutoğlu, HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın doğuda ve güneydoğuda AK Partililere yapılan saldırıları kınamadığını ifade ederek, "Şimdi buradan çağrıda bulunuyorum. Gelin bu ülkede şiddete, nefret diline son verelim ama bunu yaparken herkes ilkeli davransın" dedi.

Türkiye'nin büyük kazanımlar elde ettiğini söyleyen Davutoğlu, "Birileri bunu engellemeye çalışıyor. Baktığınızda CHP'nin tek parti zihniyetini HDP alana Kürtler nezdinde yansıtmaya çalışıyor. CHP tek parti döneminde de şimdi de 'Diyanet'i kaldıracağız' diyor. HDP de 'Biz de kaldıracağız' diyor. CHP ezanı Türkçe okuttu, HDP, o zaman soruyorlardı, aynı Türklere sorulan soru, 'Allah Türkçe bilmiyor mu?' diye soruyorlardı. Şimdi de HDP'liler soruyor, 'Allah, haşa, Kürtçe bilmiyor mu?' Allah her dili bilir de sen Allah'a yaklaşmaya çalış" diye konuştu.

Davutoğlu, "Diyanet'e neredeyse savaş açtılar. Diyanet Başkanımız, Mescid-i Aksa'da o mübarek diyarlarda hutbe verirken, sanki İsrail ağzıyla orada Demirtaş, Diyanet İşleri Başkanımıza saldırıyor" ifadesini kullandı.

HDP'nin milletin dinine, inancına, örfüne cephe aldığını söyleyen Davutoğlu, şunları ifade etti:

"Ona karşı CHP'nin tek parti sözcülüğünü yapıyor. Yurt dışına gitti, Ermeni diasporasıyla görüşmeler yaptı. Geldi burada bütün bu doğu ve güneydoğu için bir takım hak iddiasında bulunanların dilini kullanarak dedi ki 'Evet, Ermenilere soykırım yapılmıştır. Bundan Kürtler de sorumludur. Özür diliyoruz' dediler. Allah aşkına, bu diyarın Türkleri, Kürtleri, Ermenileri asırlarca barış içinde yaşadı. Şimdi buradan sesleniyorum. HDP, Ermeni diasporasının ağzını kullanarak, tek parti CHP zihniyetinin ağzını kullanarak, burada barışın sözcüsü olamaz."

Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Her şeye ve herkese rağmen 'Kudüs, Müslümanlarındır' diyecek miyiz? 'Kudüs, Yahudilerindir' diyenlere bir ders verecek miyiz? 'Kürtler, Türkler Ermeni soykırımı yaptı' diyenlere bir ders verecek miyiz? Bizim atalarımıza hakaret edenlere bir ders verecek miyiz? Bu barış ülkesini, bu özgürlükler ülkesi haline getirmeye çalıştığımız güzel Türkiye'mizi, bir şekilde lime lime ayırmaya çalışanlara, 'Biz hep beraberiz, birlikte olacağız' diyecek miyiz? Size söz veriyorum, inşallah AK Parti 81 ilden de milletvekili çıkaracak. Seçim sonrasındaki ilk ve en temel işimiz, çözüm sürecini ne olursa olsun başarıyla götürmektir ama çözüm süreci konusunda bizim muhatabımız vatandaşlarımız, milletimizdir."

Davutoğlu, 6-8 Ekim olaylarında Şırnak, Mardin, Bitlis, Diyarbakır'da açık şekilde vandallık yapıldığını belirterek, "Halbuki aynı günlerde biz, Kobani'den gelen 200 bin kardeşimizi 3 gün içinde kabul ettik" dedi.

kalan karakter 1000

süper türkiye süper türkiye

diğer partilerin gerçek yüzlerini artık bu millet görsün ve gösterin.türkiyede yeni yüzyıl projelerini kurun.anadolu yu dünyanın her yerine ulaşacak şekilde kurun ve dizayn edin.sanayi bölgeleri oluşturun.limanı,her türlü ulaşımı ile yeni türkiye

Aynı Görüşte misiniz?
evet0
hayır0
cevapla 26.05.2015 21:26

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.