Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Baykal'dan Erdoğan'a eleştiri

Giriş Tarihi: 21.9.2009 16:15 Güncelleme Tarihi: 21.9.2009 16:27
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, ''Bu iktidara yönelik bir bölücülük suçlaması milli vicdanda giderek daha yaygın yer tutuyor. Başbakan da bunun altında eziliyor. 'Bölücü biz değiliz muhalefettir' demeye başlıyor. Böyle boş laflarla kimin bölücü olduğu belirlenemez'' dedi.

Baykal, genel merkezde partililerle bayramlaşma öncesinde gündemdeki konulara ilişkin açıklamalarda bulundu ve gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Türkiye'nin ekonomik sıkıntılar, sosyal sorunlar ve hukuk ihlalleri nedeniyle buruk bir bayram yaşadığını savunan Baykal, özellikle işsizlikle karşı karşıya kalmış vatandaşların acılarını paylaştığını vurguladı. Türkiye'de hukuk ihlalleri yaşandığını da iddia eden Baykal, ''Ekonomik sıkıntıların yanı sıra Silivri cezaevinde acılar çekmekte olan bu memleketin dürüst ve namuslu aydınlarını selamlıyorum'' dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bayramı ''Kürt açılımı tartışmaları zeminine taşıdığın'' ileri süren Baykal, ''Başbakan'ın bir telaş, sıra dışı gayret içinde olduğunu gördüğünü ve sürekli olarak bu konuya ilişkin kararlıklarını aktardığını'' ifade etti.

Başbakan Erdoğan'ın bu konuyla ilgili olarak ''iktidara yönelik bir bölücük suçlamasının toplum tarafından benimsenmekte olduğu gerçeğini'' gördüğünü ileri süren Baykal, şöyle konuştu:
''Bu iktidara yönelik bir bölücülük suçlaması milli vicdanda giderek daha yaygın yer tutuyor. Başbakan da bunun altında eziliyor. 'Bölücü biz değiliz muhalefettir' demeye başlıyor. Böyle boş laflarla kimin bölücü olduğu belirlenemez. Bu iş suçlamayla, karşılıkla hakaretle ortaya çıkmaz ama Türkiye'nin böyle bir tartışmanın içine girdiği Başbakan'ın kendini savunma zorunluluğu içine girdiği açıktır. Başbakan, bu ithamın altında ezilmiştir, kendini savunma ihtiyacı içine girmiştir. Savunurken de inandırıcı makul, akla yakın bir söz söyleyememiştir, 'bölücü sizsiniz' diyerek muhalefeti suçlamakla yetinmiştir.''

Başbakan Erdoğan'ın Türkiye'yi bir bütün olarak görmektense onu oluşturan etnik kültürleri ayrıştırmayı marifet saydığını ileri süren Baykal, tavrının altında da bu gerçeğin yattığını iddia etti.

Farklı etnik kimliklerin Türkiye'nin zenginliği olduğunu dile getiren Baykal, Türk kimliğinin ise tüm etnik kimlikleri kucaklayan milli bir kimlik olduğunu vurguladı. Baykal, ''Hem etnik kimliğe özgürlük olacak hem de Türk milletine saygı olacak'' dedi.

Baykal, Türkiye'nin tek devlet çatısı altında olduğunu hatırlatarak, ''Türkiye'yi ayırmak, bölmek isteyen içerdeki dışarıdaki çevrelerin değirmenine su taşımak Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'nın görevi değildir'' diye konuştu.

''HALKI ALDATMA GAYRETİ''

Başbakan Erdoğan'ın ''açılım'' diyerek büyük hedeflerle yola çıktığını, ancak içeriğine ilişkin tatmin edici bilgi vermediğini, hiçbir somut çözüm önerisi ortaya koymadığını örne süren Baykal, CHP'nin rotası belli olmayan bir yolculuğa çıkmayacağını kaydetti. Baykal, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Başbakan'ın içine girdiği bu propaganda telaşının altında halkı aldatma, halkı yanıltma, yanlışa sevk etme gayreti vardır. Farklı ve güzel şeyler söyleyip 'anaların gözyaşı dinsin' edebiyatıyla Türkiye'yi bambaşka sıkıntıların içine doğru sürükleyecek bir yolculuğa Başbakan çıkmıştır. Şimdi o yolculuğun Washington durağına doğru gitmektedir.''

TBMM'de konuya ilişkin bir kapalı oturuma karşı oldukları görüşünü de yineleyen Baykal, bunun dürüst bir yaklaşım olmadığını savundu.

Baykal, açılım çalışmalarına ilişkin Başbakan Erdoğan ile İçişleri Bakanı Beşir Atalay'ın açıklamalarının birbiriyle çeliştiğini iddia etti. Baykal, Başbakan Erdoğan'ın sık sık ''her ne pahasına olursa olsun biz bu işin arkasındayız'' dediğini ifade ederek, ''Burada neyi kastediyor onu da tam anlayamadık. Kendisinin ve partisinin göreceği zararı kastediyorsa mesele yok. Ama Türkiye'nin göreceği zararı kast ediyorsa orada dur bir dakika... Bunu söylemeye senin hakkın yoktur. Türkiye'ye zarar vermene hiçbirimiz müsaade etmeyiz'' diye konuştu.

''SORUN CHP'Yİ YANLIŞ YOLCULUĞUN PARÇASI HALİNE GETİRME''

Başbakan Erdoğan'ın ve yakın çevresinin ''CHP'siz bu iş olmaz'' dediğini kaydeden Baykal, bu tavrın iyi niyetle CHP'nin birikimlerinden yararlanmak amacından değil, kendi yanlışlarına ortak etme gayretinden kaynaklandığını savundu. Baykal, AK Parti iktidarının bugüne kadar her konuda CHP'yi yok saydığını, önerilerini zamanında uygulamaya koymadığını ve uyarılarını dikkate almadığını belirterek, şöyle konuştu:

''CHP'den yararlanmak isteyenler her konuşmamızda söylediğimiz gerçeklere bakabilirler, bu konudaki yayınlarımıza, raporlarımıza bakabilirler. Her vesile ile düşüncelerimizi ortaya koyduk. Hepsi iktidar tarafından kullanılabilir, kullanılmalıdır. Bizim düşüncelerimizle katkı yapmamız söz konusu ise o düşüncelerimiz zaten ortadadır. Biz saklamıyoruz, kapalı kapılar arkasında değildir. Alsınlar, kullansınlar.
Sorun CHP'nin düşüncelerinden, birikimlerinden, politikalarından yararlanma sorunu değil, bu konuda bir engel yok. Sorun, CHP'yi bu yanlış yolculuğun parçası halinde gösterme mecburiyetinden kaynaklanıyor. İktidar kendisini buna mecbur hissediyor, yanına CHP'yi almak istiyor.''

''GELMEMİŞ MEKTUBA CEVAP VERİLMEZ''

Baykal, bir soru üzerine, Başbakan Erdoğan'dan henüz kendisine gelmiş bir mektup olmadığını söyledi. Baykal, bir başka soru üzerine de ''Gelmemiş mektuba cevap verilmez'' dedi. Baykal, mektubun gelmesi halinde yanıtının yazılı mı sözlü mü olacağı sorusuna ise ''Mektup sözlü gelirse sözlü olacak'' karşılığını
verdi.
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, açıklamalarının ardından genel merkezde toplanan partililerle bayramlaştı.
BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Baykal'dan Erdoğan'a eleştiri
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz