Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Ankara'da ifade krizi

Giriş Tarihi: 29.9.2009 13:06 Güncelleme Tarihi: 29.9.2009 17:14

Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi, başka illerde açılan davalar kapsamında talimatla ifadelerinin alınması için DTP Grup Başkanvekili ve Diyarbakır Milletvekili Selahattin Demirtaş ile DTP Genel Başkan Yardımcısı ve Mardin Milletvekili Emine Ayna'nın zorla mahkemeye getirilmesini kararlaştırdı.

Milletvekilleri ve avukatları, bugün de duruşmalara katılmadılar.

Cumhuriyet Savcısı Mustafa Bilgili, her iki duruşmada da Demirtaş ve Ayna hakkında ''PKK terör örgütünün propagandasını yapmak'' suçlamasıyla başka illerde dava açıldığını anımsattı. Bilgili, mahkemelerin, Demirtaş ve Ayna'nın sorgu ve savunmasının alınması için Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesine talimat yazdığına işaret etti.

Bilgili, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2007/9370 esas, 2008/617 karar ve 15 Ekim 2008 tarihli kararlarında, 3713 sayılı Terörle Mücadele Yasası'nın 7/2. maddesinde tanımlanan ''terör örgütünün propagandasını yapmak'' suçunun, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 14. maddesinde öngörülen ''devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmaya yönelik suçlardan olduğu'' belirtildiğinden, usulüne uygun tebligat yapıldığı halde duruşmaya gelmeyen sanık Demirtaş ve Ayna'nın, duruşmada zorla hazır edilmesini talep etti.

ZORLA GETİRME MÜZEKKERESİ YAZILACAK
Mahkeme heyeti, sanıklar hakkındaki iddianame içeriği ile Yargıtay 9. Ceza Dairesinin bu yöndeki içtihatları ve usulen yapılan tebliğe rağmen duruşmaya gelmemeleri karşısında, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 146. ve 199. maddeleri uyarınca Demirtaş ve Ayna'nın duruşma günü savunmalarının alınabilmesi amacıyla haklarında zorla getirme müzekkeresi düzenlenmesini kararlaştırdı.

Mahkeme, bu işlemlerin talimat mahkemesine bildirilmesine de karar vererek, duruşmaları 29 Aralık 2009'a bıraktı.

''Terör örgütünün propagandasını yaptıkları'' iddiasıyla Demirtaş hakkında Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesinde, Ayna hakkında ise Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesinde dava açılmıştı.

DTP GENEL BAŞKANI TÜRK'ÜN TALİMAT DURUŞMASI
Hakkında İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinde ''PKK terör örgütünün propagandasını yapmak'' suçundan dava açılan DTP Genel Başkanı Ahmet Türk'ün talimat duruşması da Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.

Cumhuriyet Savcısı Bilgili, İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, Türk'ün sorgu ve savunmasının alınması için Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesine talimat yazdığını belirterek, talimatta, sanığın davetiye tebliğine rağmen gelmediği takdirde zorla getirilip, sorgu ve savunmasının istendiğini ifade etti.

Bilgili, Türk'e, usulüne uygun tebligat yapılmasını, bu tebligata rağmen duruşmaya gelmediği takdirde duruşmaya zorla getirilmesini istedi.

Mahkeme heyeti, Türk'e daha önce çıkarılan tebligatın, bildirilen ikamet adresinden taşınmış olması sebebiyle iade edildiğini dikkate alarak, TBMM'deki adresi ile genel başkanlığını yaptığı DTP Genel Merkezine ayrı ayrı tebligat çıkarılmasına, tebligatta duruşma gün ve saatinin belirtilmesine ve iddianamenin de eklenmesine karar verdi. Heyet, duruşmayı 29 Aralık 2009'a bıraktı.

TÜRK: KARAR HUKUKSUZ

DTP Genel Başkanı Ahmet Türk, DTP'li Selahattin Demirtaş ile Emine Ayna'nın zorla mahkemeye getirilmesi kararının, ''tamamen hukuksuz olduğunu'' ileri sürdü.

Türk, gazetecilerin sorusu üzerine, Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin, başka illerde açılan davalar kapsamında talimatla ifadelerinin alınması için DTP Grup Başkanvekili ve Diyarbakır Milletvekili Selahattin Demirtaş ile DTP Genel Başkan Yardımcısı ve Mardin Milletvekili Emine Ayna'nın zorla mahkemeye getirilmesi kararını değerlendirdi.

Mahkemeden, iki arkadaşlarının zorla götürülmesi ile ilgili bir karar çıktığını hatırlatan Türk, şunları söyledi:

''Tamamen hukuksuz bir karar olduğuna inanıyoruz. Bu kararın, Anayasanın 14. maddesi ile hiçbir ilgisi yok. Biz bugüne kadar düşüncelerimizi özgürce ifade etmeye çalıştık. Bütün söylemlerimizde Türkiye'nin bütünlüğü içinde sorunların çözümünü gündeme getirdik. Bu nedenle 14. maddeye göre yorumlanması doğru değildir. 14. maddeye göre, Türkiye'nin bölünmez bütünlüğü aleyhine işlenen suçlarla ilgili fiili bir durum varsa, bu konu gündeme gelir. Ancak parlamento gerçekten düşüncelerini ifade eden siyasetçilere, milletvekillerine sahip çıkacak bir duruşu ortaya koymamıştır. Bunu, yargının değil parlamentonun özgür düşünceye karşı davranışının ve tutumunun bir sonucu olarak değerlendiriyoruz. Hukuktan, yargıdan kaçma gibi durumumuz yok. Bütün dokunulmazlıkların kaldırılmasını istiyoruz. Vermeyecek hesabımız yok. Ama farklı düşündüğümüz için, Türkiye'de demokrasiyi, özgürleşmeyi, tartışma ortamını yarattığımız için, Kürt sorununu Türkiye gündemine getirdiğimiz için bugün adeta parlamento tarafından sahiplenmeyen, ötekileştirilen bir tutum ve davranışla karşı karşıyayız. Sonuç olarak, demokrasi mücadelesi veriyoruz, inançlarımız doğrultusunda çalışmalarımızı, çabalarımızı ortaya koyacağız. Zorla götürürlerse diyeceğimiz bir şey yok. Bunun haksız bir uygulama olduğuna inandığımız için bugüne kadar gitmedik. Bundan sonra böyle bir yöntem ortaya çıkarsa Türkiye kaybeder, bizim kaybedecek bir şeyimiz yok.''

BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Ankara'da ifade krizi
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz