X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Böcek ustası
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Böcek ustası

  • Giriş Tarihi: 29.5.2013 12:22

Burası gerçekten, yeme – içme adına Türkiye sınırlarındaki en şahsına münhasır, en özel noktalardan biri bana göre… Hem sahibi Tuğrul Erol, hem de mutfağı nedeniyle!

Fecir Alptekin

Mayıs ortasında Çeşme'ye yaptığım küçük haftasonu kaçamağının detaylarını geçen hafta sizlere anlatmış, hatta "Alaçatı esnafı şampiyon!" deyip Kemal Paşa Caddesi üzerindeki güzelim mekanlardan söz etmiştim…

Aynı haftasonu tatilinde, artık havasından mı suyundan mıdır bilmem, nasıl böcek istedi canım anlatamam… Her zaman değil ya 40 yılın başı sonuçta! Ve böylece öğle yemeği için kırdım dümeni Çiftlikköy'e, yılların böcek ustası Langusta'ya!

***
Burası gerçekten, yeme – içme adına Türkiye sınırlarındaki en şahsına münhasır, en özel noktalardan biri bana göre… Hem sahibi Tuğrul Erol, hem de mutfağı nedeniyle!

Denize bakan tahta masa ve sandalyeler, rahat, sıcak, samimi bir ortam… Tuğrul Bey beni tek başıma masaya kurulmuş görünce biraz şüpheyle bakıyor önce: "İçecek bir şey vereyim"? … Hayır, ben böcek yemeye geldim deyince de, "Yürü bakalım o zaman dolaba"!

Kendisi aslen Kavalalı… Yedi ay önce felç geçirmiş ama hala dimdik ayakta, arı gibi çalışıyor. Mekanın arka bahçesindeki buzdolabının başına birlikte geçiyoruz... "Balık da var ama boş ver" diyor, "Böcek mi yapayım ıstakoz mu"? Malum, kıskaçsız ıstakoza böcek diyoruz. Sonunda ben kararımı ıstakozdan yana kullanıyorum ve yanına ne vereceğini sorunca alıyorum ağzımın payını: "Eeee tek başına daha ne yiyeceksin! Tamam sen git otur, ben biri iki tadımlık gönderirim".

O tadımlıklardan ilki nefis bir kayakoruğu turşusu, biri hayatımda yemediğim lezzette "viski" soslu midye ve en harikası da "zencefilli" ahtapot. Primadonnamız gelene kadar hepsini silip süpürüyorum… Zira ıstakoz usulen kaynar suda bir dakika haşlandıktan sonra ateşte ağır ağır pişiriliyor.

***
Ve sonunda kocaman bir tabakta ikiye bölünmüş, yeşil yapraklarla, portakal dilimleriyle, çiçeklerle süslenmiş olarak getiriliyor önüme. Kabuklarla cebelleşmek biraz zor ama bu lezzete değiyor doğrusu. Istakozun eti ve ayrı bir kabın içinde servis edilen sosun kıvamı mükemmel.

"Maşallah Vedat Milor kadar yiyorsun" diyor Tuğrul Bey… Yalan değil, tek başıma dünyayı yediriyor bu mekan bana.

Üstüne de bir tek sakız likörü! Değmeyin keyfime…

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.