X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Kumdan Kasaba Jericoacoara
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Kumdan Kasaba Jericoacoara

  • Giriş Tarihi: 17.7.2013 15:51 Güncelleme Tarihi: 23.7.2013 19:34

Brezilya, Jericoacoara

Fortelaza'dan bindiğim otobüs 5 saatlik yorucu bi yolculuk sonunda beni Jijoca isimli bir kasabaya bırakıyor. Otobüsten inen çoğumuzun hedefi aynı yere ulaşmak gibi görünüyor. Yüksek tekerlekli üstü açık safari araçlarını andıran bir kamyonet bizi bekliyor, içine doluşuyoruz. Akşam saatleri, hava kararmaya başlıyor. Bir süre sonra kapkaranlık bir boşlukta ilerliyoruz, kum ve engebeli arazilerden gidiyoruz, bazen denizin kenarından bazense kum tepelerinden geçtiğimizi zar zor görebiliyorum, sallanan araçta uymak imkansız, araçtaki diğer turistler olmasa bu yol biraz ürkütücü bile sayılır. Etrafta hiç bir şey görünmüyor. Tek ışık bile yok. Yaklaşık 1 saat sonunda vardığımız yer Jericoacoara….

Brezilya'nın kuzey doğusunda Fortelaza'nın 300km batısında Ceara eyaletine bağlı bi sahil kasabası. İsmi Amazon yerlilerinin dilinde Deniz Kaplumbağalarının Evi anlamına gelen ve kısa bir süre öncesine kadar gerçekten de deniz kaplumbağalarının dışında fazla insanın bilmediği hatta 15 yıl öncesine kadar elektriğin, telefonun olmadığı paradan çok değiş-tokuş ticaretinin yapıldığı bi balıkçı kasabasıyken 1984'te Nadir Bulunan Çevre Koruma Alanı, 2002'de de Milli Park ilan edildikten sonra turist akınına uğramaya başlıyor. Son 10 yıl içinde 250 kişilik nüfusu 10,000'e ulaşmış, yeni oteller, bolca pansiyonlar (pousadas), yarı lüks sayılabilecek restoranlar açılmış olsa da kendinizi bu kasabada bulduğunuz andan itibaren yerlilerin ve onların yavaş akan sade hayatlarına uyum sağlamanız uzun sürmüyor.

Kasabanın zamanında ana geçim kaynağı olan balıkçılık yerini turizme bırakmış. Kamyonetten iner inmez başınıza doluşan köylülerin birisinin peşine takılıp pansiyonunuzu bulabilirsiniz. Odada sizi muhtemelen benim yaşadığım gibi bir tarantula örümceği bekliyor olabilir. Ancak bunlar bu kumdan köyün ayrılmaz bir parçası. Onlarla karşılaşmanız ilk olmayacaktır. Zamanla alışıyorsunuz. Kumlar altında kalmış bu küçük kasabanın toplam 4 sokağı var. Hepsi de sahilde son buluyor. Zaman sanki bu kasabada daha yavaş akıyor, insanların hareketleri daha ağır.

Sabah kasabayı dolaşmaya çıkıyorum. Ayakkabılarım pek görevini yapamayacak burda. Hatta kasaba içinde kaldığım sürece ne terliğe ne de ayakkabıya pek ihtiyacım var. Her yer kum, ve ılık bir hava. kuşların sabah sesleri, Türkiye'de görmediğimiz meyveler ve onları ıslatan manav, çamaşırhanesini yeni açan Afrikalı kadın, önündeki sandalyede oturan bakkal, henüz açılmamış restoran, mağaza, tur ofisi, windsurf ve kiteboard okulları aslında hersey var burada, herseyden bi tane. Sahile inmeye çalışıyorum ve o muhteşem manzarayı görüyorum. Kum dağları, kum dağlarının önünde boylu boyunca uzanmış uzun ve geniş bi sahil ve sahilde karanın ortasında duran küçük balıkçı tekneleri… dün akşam gördüğüm deniz yerinde yok. Onun yerine kuma oturmuş onlarca balıkçı teknesi suyun olmadığı kuma demir atmış bekliyorlar. Deniz çook ilerilerde

Güçlü gelgit hergün iki kere uğruyor Jeri'ye. Sabah kalktığınızda karanın üzerinde duran tekneler gece suyun üzerinde yüzüyorlar. Ve saatlerini bilmezseniz gittiğiniz yerden dönmeniz yükselen deniz nedeniyle bir hayli zor olabilir. Ya sizi sal ile gelip alıyorlar, veya çok daha uzun bir yoldan geri dönmeniz gerekebiliyor. Diğer bir seçenek ise ertesi gün köye geri dönmeniz.

Çevreyi bi rehber eşliğinde kumda gidebilen buggy araçları ile gezmek kendi başınıza kaybolmaktan çok daha keyifli. Yılın farklı dönemlerinde rüzgarın etkisiyle yer değiştiren yağmur sularının oluşturduğu derin mavi göletlerini, denize ulaşmaya çalışan akarsularını, farklı şekillerdeki kum tepelerini, heryeri kum zannederken önünüze çıkan ormanlarını, Pedra Furada Kayasını ve çevre kasabalarını köyün deneyimli rehberleri kolaylıkla buluyor. Kum tepelerinin arasında boylu boyunca adeta vadiler oluşmuş, Lagoa Azul ve Lagoa do Paraiso köyleri ismini aldığı büyük göletinde suyun içinde bir hamakta sallanırken Brezilya'nın lokal içkisi Caipirinha veya hindistan cevizi suyu ile serinleyebilirsiniz.

Jerinin 33km batısındaki başka bir sahil kasabası Tatajuba ise yakın zaman önce yer değiştiren kum tepelerinin köyü istila etmesi nedeniyle kasaba sakinlerinin evlerini terk etmek zorunda kaldığı ancak tekrar geri gelip köylerini bu istilacı kum tepelerinin üzerine kurdukları ve ismine Yeni Tatajuba (Novo Tatajuba) verdikleri yine bir balıkçı kasabası.
Buraya ulaşabilmek için bi küçük akarsu geçmemiz gerekiyor. Yerliler, çektikleri salın üzerine buggy aracını ve bizi de koyup karşı kıyıya geçiriyorlar. Bu sallar bölgenin insanları tarafından özellikle sular yükseldiğinde ulaşım aracı olarak kullanılıyor.

Gündüzü çevrede gizlenmiş göletleri ve küçük kasabaları keşfederek geçirdikten sonra akşam üstü Jericoacoara'nın değişmez ritüeline sıra geliyor. Akşam üzeri köyün önündeki Por do Sol (Güneş İçin) ismini verdikleri 30metre yüksekliğindeki kum tepesinin üzerinden seyahat ettiğim Brezilya'nın tüm sahil şeridi boyunca gördüğüm en güzel gün batımına tanık oluyorum.

Toplanan köylüsü, turisti, yabancısı, yerlisi herkes güneşin köye vedasını, ayın selamını bi ruhsal ayin gibi seyrediyor. Bi kısım meditasyon yaparken bi kısım güneşle ayın dansını belki de zihinlerine kazıyor. Bir kite sörfçü o anın keyfini denizin ortasında güneşin son ışığının altında çıkarırken, sahilde atını çıplak ayaklarıyla koşturan bir yerli yeni doğan ayı selamlıyordu. Kum tepesinin hemen aşağısında yerli çocuklar müzikleri eşliğinde capoeira dansıyla her günkü ritüellerini tekrarlıyorlardı. Ben ise o kum tepesinin üstünde nerede ve hangi zaman diliminde olduğumu anlamaya çalışıyordum.

JERİCOACOARA'DAN ÖNERİLER

• En yakın havaalanı Fortaleza'da. Fortaleza'dan lüks seyahatseverler için helikopter turları ile de ulaşabilirsiniz. Kendi aracınızla veya kiralık araç ile Jericoacoara'ya ulaşmaya çalışmayın. Ancak tecrübeli yerliler bu yolda problem yaşamadan kasabaya ulaşabiliyor. Aracınızı Jijoca'da bırakabilirsiniz.

• Köyün içinde yol aydınlatmaları kullanılmadığı için özellikle ayın olmadığı akşamlarda yanınızda el feneri taşımanız tavsiye edilir.

• Henüz bir ATM Makinesi yok. Oteller pek avantajlı olmayan kurdan döviz kabul ediyor. Ayrıca birçok yerde kredi kartı geçmeye başlamış. Yanınıza nakit Real (Brezilya para birimi) almadan gitmeyin.

• Mevsimsel olarak hava sıcaklığı yıl boyunca fazla değişiklik göstermese de tropikal yağmurlara rastlamamak için Haziran-Şubat döneminde gitmeyi tercih edebilirsiniz.

• Köyün tek eczanesinde bulabilecekleriniz oldukça kısıtlı, düzenli kullandığınız ilaçlarınızı mutlaka yanınızda götürün.


• Brezilya'da çoğunlukla Afrika kökenlilerin kumsalda doğaçlama yaptıkları bir çok copeira şovu içinde Jericocoara'daki kadar gerçek ve doğalına rastlamadım. Yaklaşık 1 saat süren bir düello aslında. Erkeklerin kendilerini gösterdikleri centilmence bir savaş.

• 15 Haziran-30 Temmuz arasında seyahat ediyorsanız bu dönemde Pedra Furada Kayası'nın içine denk gelen güneşin batışını izleyebilirsiniz.

• Jeri Kasabası'nın akşamları sakin ama eğlenceli. Akşamları barlar sokağını andıran Ana Cadde üzerindeki restoranlarda güzel ve uygun fiyatlı deniz ürünleri yiyebilir, sokaktataki içecek standlarından (barracas) alkollü veya tropikal meyvalı alkolsüz kokteyller içebilir, çevredeki küçük bir kaç kafede lokal müzikleri (çoğunlukla reggae) dinleyebilirsiniz. Akşamları bu sokak kasabadaki herkesin birbiriyle kaynaştığı, tanıştığı bir açık hava mekanına dönüşüyor.

• Pasifik Okyanusu Adaları gibi romantik bir kumsalı yok. Kumu yumuşak değil, aksine oldukça sert bir kum. Palmiye ağaçları denizin kenarında diil oldukça gerilerde. Plajda istediğiniz gibi şezlong, güneş şemsiyeleri, içecek bulamıyorsunuz. Suyu berrak değil bulanık. Jericoacoara'yı farklı ve özel kılan rüzgarın yarattığı ve nadiren görebileceğiniz bir arazi yapısı ve bu arazı yapısının yarattığı yaşam şekli. Girdiğiniz bir göleti bir sonraki sene bulamayabilirsiniz. Ve her seferinde başka güzellikleri keşfedebilirsiniz.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.